ÖHD Kadın Komisyonu: 6284 etkin uygulanmalı
- 17:20 2 Mart 2026
- Güncel
İSTANBUL - ÖHD Kadın Komisyonu, kadın katliamlarının münferit olmadığının altını çizerek, cezasızlık politikasının sona ermesi için 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmasını istedi.
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Kadın Komisyonu, kadın katliamlarına karşı şube binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda “Jin, Jiyan, Azadî" pankart asıldı. Toplantıda kadınlar adına açıklamayı ÖHD İstanbul Şube üyesi Şeyma Aladağ yaptı.
6 kadın katledildi
İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde Filiz Şağbangül’ün boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledilmesini hatırlatan Şeyma Aladağ, “Kadınların bir kısmının boşanma sürecinde ya da sonrasında öldürülmesi, erkek şiddetinin kadınların kendi yaşamları üzerinde karar verme hakkına yöneldiğini açıkça ortaya koymaktadır” dedi.
Gebze, Wan, Osmaniye ve Aksaray’da yaşanan katliamları da hatırlatan Şeyma Aladağ, “Fail hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen cinayetlerin işlenebilmiş olması, devletin koruma yükümlülüğünün fiilen yerine getirilmediğini göstermektedir” diye belirtti.
‘6284 uygulanmıyor’
Kadın katliamlarıyla mücadelede temel yasal dayanaklardan biri olan 6284 sayılı Kanun’a değinen Şeyma Aladağ, “İstanbul Sözleşmesi’nden tek gecede çekilmenin ardından 6284 sayılı Kanun’un adeta uygulanmaz hale getirilmesi, kadınların güvenli alan ihtiyacının yok edilmek istendiğini göstermektedir. Sözleşme’den tek gecede çekinilmesinin ardından 6284 Sayılı Kanun'un ilk dönemlerine nazaran adeta uygulanmıyor oluşu, kanunu etkisiz kılmaya yönelik bir tercih olup; kadınların güvenli alan ihtiyaçları yok edilmek istenmiştir" diye aktardı.
‘Şiddet ‘aile içi mesele’ olarak görülmekte’
Kolluk ve yargı mekanizmaların yetersizliğinin altını çizen Şeyma Aladağ, “Kadınların kolluk birimlerine yaptığı başvurular çoğu zaman ciddiyetle ele alınmamakta, şiddet ‘aile içi mesele’ olarak görülmekte ve kadınlar uzlaştırılmaya zorlanmaktadır. Şiddetin niteliği ve tehlike düzeyi öznel değerlendirmelere bırakılmakta, koruyucu ve önleyici tedbirler ya hiç alınmamakta ya da yetersiz uygulanmaktadır” diye konuştu.
'Koruma mekanizmaları yetersiz'
Sığınma evlerinin yetersizliğine dikkat çeken Şeyma Aladağ, "Ekonomik desteklerin sınırlılığı ve psikososyal hizmetlerin erişilebilir olmaması, şiddet mağduru kadınları fiilen korunmasız bırakmaktadır” sözlerini kullandı. Uzaklaştırma kararlarının denetlenmediğine değinen Şeyma Aladağ, “Karar ihlallerinin yaptırımsız kalması, faillerin ateşli silahlara erişiminin engellenmemesi ve elektronik izleme gibi araçların yeterince kullanılmaması, hukuki tedbirleri kağıt üzerinde bırakmaktadır” ifadelerini kullandı.
‘Mücadeleye devam edeceğiz’
Kadın hukukçular olarak kadın katliamlarına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Şeyma Aladağ, “Kadınları öldüren bu düzene ve bu düzeni hukuk eliyle kurumsallaştırmaya çalışan anlayışa karşı, kadınların yaşam hakkını ve kendi yaşamları üzerinde karar verme hakkını savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.







