TJA’dan Fatma Nur ve kızının şüpheli ölümüyle ilgili açıklama

  • 22:52 3 Mart 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - TJA, Zeytinburnu'da Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın şüpheli ölümüne dair yaptığı açıklamada, olayın tesadüfi bir ölüm ya da bireysel trajedi olmadığını, erkek-devlet-tarikat üçgeninde sistemli bir kadın kırımının parçası olduğunu vurguladı.
 
Tevgera Jinên Azad, İstanbul Zeytinburnu’da Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra'nın şüpheli ölümüne dair yazılı açıklama yaptı. TJA, olayın erkek-devlet-tarikat üçgeninde sistemli bir kadın kırımının parçası olduğunu vurguladı.
 
TJA’nın açıklaması şöyle:
 
"Zeytinburnu sahilinde Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra’nın cansız bedenlerine ulaşılması, tesadüfi bir ölüm ya da bireysel bir trajedi değil; erkek-devlet-tarikat üçgeninde ilmik ilmik örülen sistemli bir kadın kırımının son halkasıdır. Fatma Nur’un yıllardır süren adalet mücadelesi ve "Başıma bir şey gelirse intihar süsü verilmesine izin vermeyin" vasiyeti, aslında bu sistemin infaz listesinin birer itirafı ve kadını nefessiz bırakan kuşatmanın en çıplak teşhiridir.
 
Fatma Nur’un "Fakir ve kimsesiz olduğumuz için bizi kurban etmek daha mı kolay?" haykırışı, kapitalist modernitenin sınıfsal ve cinsiyetçi saldırısının, kadın özgürlükçü paradigma tarafından nasıl bir direnişle karşılanması gerektiğinin en somut kanıtıdır.
 
Bizler, Fatma Nur’un ve Hifa İkra’nın ölümünü bir "intihar" olarak kabul etmiyoruz. Bu ölüm, fail Ayhan Şengüler’i tutuklamayan, dosyada somut deliller varken karar duruşmasını zamana yayan ve bir anneyi evladının velayetiyle tehdit eden erkek yargının bizzat dahil olduğu bir katliamdır. Dolayısıyla bu ölümlerin hesabı, sadece mahkeme salonlarında değil, bu tecavüzcü zihniyetin her bir kalesine karşı yürütülecek ideolojik ve politik mücadeleyle sorulacaktır.
 
'Bu çürümüş düzenle hesaplaşacağız'
 
Fatma Nur’un yarım kalan adalet nöbetini devralmak, kadın kırımına karşı örgütlü öz savunmayı her alanda inşa etmek bizim varlık gerekçemizdir. Hiçbir kadını bu karanlık vakıfların, yozlaşmış aile ilişkilerinin ve erkek devletin insafına terk etmeyecek; 'kadın cinayetleri politiktir' hakikatinden taviz vermeden bu çürümüş düzenle hesaplaşacağız. Her sokakta ve her meydanda Fatma Nur’un ve Hifa İkra’nın çığlığı olmaya devam edecek, bu kadın kırımını örgütlü mücadelemizle durduracağız.
 
8 Mart haftasına girdiğimiz bu günlerde gerçekleştirilen bu katliam, kadın mücadelesine yönelik açık bir tehdit ve sistemli bir mesajdır. Fatma Nur’un yarım kalan isyanını kuşanarak; bu erkek-devlet karanlığına, tarikat kuşatmasına ve kadın kırımını örgütleyen zihniyete karşı alanlarda olacağız. 8 Mart ruhuyla, her bir kadının hesabını sormak ve bu çürümüş düzeni yıkmak için meydanlardayız. Sokakları da, meydanları da, yaşamı da terk etmiyoruz!
 
Jin, Jiyan, Azadî!
 
Kadın Kırımına Karşı Örgütlü Öz Savunma!"