KCK’den 8 Mart mesajı: Kadınlar barış mücadelesinde öncü olmalı
- 12:24 7 Mart 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 8 Mart mesajında kadın özgürlük mücadelesinin barış ve demokratik toplum inşasında belirleyici rol oynadığını belirterek, kadınları Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için mücadelede öncü olmaya çağırdı.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Mesajda şu ifadelere yer verildi:
“Bugün 8 Mart, tüm kadınların dayanışma ve özgürlük mücadelesini zirveleştirdiği gün haline gelmiştir. Tüm dünya kadınlarının dayanışma ve mücadeleyi yükseltme günü olan 8 Martlarını kutluyoruz. 8 Mart’ı büyük bir özgürlük günü haline getiren tüm kadınları saygı ve minnetle anıyoruz.
Tüm sömürü ve baskı düzenleri, kadınların ‘kastik katil’ tarafından köle ve sömürge haline getirilmesiyle başlamıştır. Erkeklerin kadınlar üzerinde egemen olması tüm kötülüklerin başlangıcı olmuştur. Kadınlar üzerindeki baskının katmerli hale gelmesi tüm toplum üzerindeki sömürü ve baskıyı artırmıştır. Kapitalist modernitenin kadınları metaların kraliçesi haline getirmesi toplumu ve insanlığı bitirme noktasına getirmiştir. Derin köleliğin ve katmerli baskının farkına varmalarıyla birlikte kadınlar, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde hamle yapan bir toplumsal güç haline geldiler. Derin köleliğin ve katmerli baskının bilincine varmak kadınlarda güçlü devrimci bir enerji ortaya çıkarmıştır. Her 8 Mart’ta özgürlük ve demokrasi istemi daha da gelişen kadınlar, günümüzde her gün mücadele eden küresel bir devrimci güç haline geldiler. Artık cins çelişkisi en kapsamlı ve en derin toplumsal çelişki haline gelmiştir.
Kadınlar öncü rolü oynayacak
Rêber Apo’nun 1998 yılında kadın kurtuluş ideolojisini ortaya koymasıyla birlikte kadın özgürlük mücadelesinde bir sıçrama yaşanmıştır. Kürt kadınlarında başlayan özgürlük mücadelesindeki yükseliş kısa sürede tüm dünyada kadın özgürlük mücadelesinin gelişmesine ivme kazandırmıştır. İdeolojik-teorik temele kavuşan kadın özgürlük mücadelesi yenilmez bir güç haline gelmiştir. Kadın özgürlük mücadelesi bu ideolojik ve teorik düzey ile her gün daha da gelişecek, mutlaka tüm insanlığı özgür ve demokratik yaşama kavuşturacaktır. Bugün kadın özgürlük güçleri tüm dünyada birleşik mücadeleyi yükseltmektedir. Dünya Kadın Demokratik Konfederalizmiyle komünalist enternasyonal mücadelenin en güçlü bileşeni haline gelmişlerdir. Kadınlar bu devrimci enerjileriyle demokratik toplumcu sosyalizmin gerçekleşmesinde de öncülük rolü oynayacaklardır.
Özgürlük mücadelesi devrimci bir güçtür
Kadınlar, kapitalist modernitenin insanlıkta karamsarlık yarattığı günümüzde tüm insanlığın umudu haline gelmiştir. Kadın özgürlük mücadelesi karamsarlığı ve her türlü karanlığı yakacak bir devrimci güçtür. İnsanlığın aydınlık yüzüdür. Erkek egemen kapitalist modernist sistemin ‘muhalif güçleri susturdum, etkisiz kıldım’ dediği bir süreçte kadın özgürlük mücadelesi erkek egemen sisteme karşı mücadelenin öncüsü haline gelmiştir. Kadın özgürlük mücadelesinin ne kadar etkili olduğunu ‘Jin, jiyan, azadî’ serhildanlarında ve kadınların saç örgüleriyle gösterdikleri isyanda görülmüştür. Bunlar kısa sürede tüm dünya kadınlarının sahiplendiği mücadeleler olmuştur. Şili’de 2019 yılında kadınların danslı protestosu da kısa sürede dünyanın her yerinde sahiplenilen bir tutum olmuştur. Dünyanın her yerinde kadın üzerindeki şiddet artmıştır. Bunun nedeni erkek egemen sistemin kadın özgürlük mücadelesi karşısında yaşadığı korkunun dışavurumu olmaktadır. Bireylerin kadınlara yönelik saldırısı kesinlikle erkek egemenlikli sistemin kadın özgürlük mücadelesine yönelik tutumunun bireyler şahsında dışavurumudur. Dolayısıyla kadınlar üzerindeki baskıları ortadan kaldırmak erkek egemenlikli sisteme karşı mücadeleyle olur.
3'ncü dünya savaşı
Ortadoğu merkezli 3. Dünya Savaşı yaşanıyor. Öyle ki savaşlar şu bu gerekçeyle meşrulaştırılıyor, normalleştiriliyor. Kapitalist modernist sistem toplum gibi doğayı da bitiriyor. Her türlü şiddetin kaynağı kadın üzerindeki egemenlik ve kadına yönelik yürütülen şiddettir. Savaşların kökü, kaynağı kadınlar üzerindeki erkek egemenliktir. Her türlü zoru ve şiddeti erkek egemenlikli zihniyet yaratmaktadır. Kadınlar üzerindeki egemenlik ve baskı ortadan kaldırılmadan savaşlar sonlandırılamaz. Dolayısıyla savaşların sonlandırılmasında da kadın özgürlük mücadelesinin geliştirilmesi belirleyici olacaktır. Savaş istemeyenler kadın özgürlük mücadelesinde yerlerini almalıdırlar. Savaşların kaynağı erkek egemenlikçi sistem olduğundan kadınlar her zaman savaş karşıtı ve barış savunucusu olmuşlardır. Kadın özgürlük mücadelesi programının önemli bir boyutu da budur.
Özgürlük mücadelesinin geliştirilmesi çok önemli
Erkekler de erkek egemenlikli sistemin kölesidirler. Erkekleri kirleten, ahlak ve vicdan konusunda sorunlu hale getiren erkek egemenlikli sistemdir. Bu açıdan tüm erkekler de kendi kirlerinden arınmak ve kölelikten kurtulmak için kendilerinde zihniyet değişimi yaratarak kadınların özgürlük mücadelesi içinde yer almalıdırlar. Kadın özgürlük mücadelesinin içinde yer almadan ne sosyalist ne demokrat olunabilir. Kürt halkının özgürlük mücadelesini başarıya götürmek için de kadın özgürlük mücadelesinin geliştirilmesi çok önemlidir. Çünkü özgürlük tutkusu, demokrasi bilinci kadın özgürlük çizgisiyle derinleşir. Bu da özgürlük ve demokrasi mücadelesini her yönüyle güçlendirir, başarılı olmasını sağlar.
Kadınlar gününü kutluyoruz
Kadın özgürlük mücadelesine eşsiz emek veren, erkek egemenlikli sistemin yenilgiye uğratılması için büyük çaba gösteren Rêber Apo, kadınların özgürlük mücadelesine büyük güç katacak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni başlatmıştır. Barış ve demokratik toplumla Kürdistan’da, Türkiye’de ve Ortadoğu’da özgür ve demokratik yaşamın yaratılması amaçlanmaktadır. Barış ve Demokratik Toplum mücadelesi kadınları da yakından ilgilendirmektedir. Bu süreç öngörülen amaç doğrultusunda ilerlediğinde halkımız, halklar ve en fazla da kadınlar kazanacaktır. Bu açıdan kadın özgürlük mücadelesinin en büyük emekçisinin başlattığı Barış ve Demokratik Toplum mücadelesine kadınlar öncülük etmelidir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin gelişmesi açısından Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır hale gelmesi önemlidir. Bu açıdan kadınlar Rêber Apo’nun özgürlüğü için mücadelede öncü olmalıdırlar. Bu 8 Mart’ın önemli bir amacı da Rêber Apo’yu özgürleştirme olmalıdır. Rêber Apo’nun özgürlüğü kadın özgürlük mücadelesinin sadece Ortadoğu’da değil, tüm dünyada hamle yapacağı bir dönemi başlatacaktır. Bu 8 Mart’ın Rêber Apo’nun özgürlüğünü daha da yakınlaştıracağına inanıyor, dünyanın her yerindeki kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, kadınların tüm insanlığı özgürleştirecek mücadelesini coşkuyla selamlıyoruz…”








