Üç kuşaktır soruyorlar: İbrahim ve Edip Çelik nerede?

  • 13:15 26 Eylül 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri bu hafta, 32 yıl önce kaybedilen İbrahim ve Edip Çelik’in akıbetini öğrenmek için bir araya geldi. İbrahim Çelik’in torunu Berfin Çelik, “Daha kaç kuşak bu yükü taşıyacak? Dedem ve dayıma ne oldu? Bunu öğrenene kadar sormaya devam edeceğiz” dedi.
 
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanmasını istemek için İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Galatasaray Meydanı’nda eylemlerinin 1122’ncisini gerçekleştirdi. Bu hafta, 32 yıldır kendilerinden haber alınamayan İbrahim Çelik ve Edip Çelik’in bulunması ve faillerinin yargılanması için bir araya gelindi.
 
‘Aileler yıllarca belirsizliğe mahkûm ediliyor’
 
Zorla kaybetmenin yalnızca bir insanın yaşamdan koparılması olmadığını belirten Jiyan Kaya, geride kalanların da yıllarca süren bir belirsizliğe mahkûm edildiğini söyledi. Jiyan Kaya, “Zorla kaybetme, sadece bir insanın yaşamdan koparılması değildir. Geride kalanların da hayatını yıllarca sürecek bir belirsizliğe mahkûm etmektir. Cevapsız kalan sorular, sevdiklerinin nerede olduğunu, başına ne geldiğini bilmeden geçen her gün, aileler için ağır bir işkenceye dönüşür. Kayıpların akıbeti açıklanmadıkça, failler etkili biçimde soruşturulmadıkça bu işkence de sürer. Devlet, kaybedilenlerin akıbetini açıklama ve faillerden adalet önünde hesap sorma yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, ailelerin maruz bırakıldığı belirsizlik yıllara, hatta kuşaklara yayılır” diye belirtti.
 
‘Kayıpların hatırasını sessizliğe karşı söze dönüştürdüler’
 
Kayıp yakınlarının yıllar boyunca susmadığını ve adalet arayışını sürdürdüğünü ifade eden Jiyan Kaya, ailelerin mücadelelerinin kuşaklar arasında aktarıldığını dile getirdi. Jiyan Kaya, “Ama kayıp yakınları bu işkencenin içinde susup kalmadı. Gözaltında kaybedilenlerin hatırasını sessizliğe karşı yükselen bir söze dönüştürdüler. Yarım bırakılan hayatların izini sürmeyi, hakikati aramayı ve adalet talebini çocuklarına, torunlarına aktardılar. Bugün kamuoyuyla paylaşacağımız İbrahim ve Edip Çelik’in hikâyesi de 32 yıldır yerine getirilmeyen bir devlet yükümlülüğünün ve bir ailenin kuşaktan kuşağa taşıdığı adalet arayışının hikâyesidir” dedi.
 
Baba ve oğul ‘yer göstereceğiz’ denilerek götürüldü
 
Batman’ın Soğuksu Mezrası’nda yaşayan ve tarımla uğraşan 50 yaşındaki İbrahim Çelik’in 10 Temmuz 1994 gecesi evinden götürüldüğünü belirten Jiyan Kaya, maskeli ve silahlı dört kişinin “yer göstereceğiz” bahanesiyle İbrahim Çelik’i yanlarına aldığını, 19 yaşındaki oğlu Edip Çelik’in de babasını yalnız bırakmamak için peşlerinden gittiğini söyledi. Jiyan Kaya, “1990’lı yıllarda Batman’da Hizbullah tarafından çok sayıda kişi evlerinden veya sokaklardan kaçırılarak zorla tutuldu, işkence gördü, öldürüldü ve kaybedildi. Bu dönemde yaşanan ağır suçlara ilişkin çok sayıda bulgu ve tanıklık bulunmasına rağmen etkili müdahale gerçekleşmedi” ifadelerine yer verdi.
 
Ailenin başvuruları sonuçsuz bırakıldı
 
İbrahim Çelik ve Edip Çelik’in eve dönmemesi üzerine ailenin Jandarma ve Emniyet’e başvurduğunu, ardından savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu dile getiren Jiyan Kaya, “Aile, olayla ilgili olarak Hizbullah üyeleri Talat Rüzgar, Aziz Önlük, İlhan Önlük, Resul Güneş ve Çetin Dursun’un isimlerini verdi. Ancak yapılan başvurular sonuçsuz bırakıldı. Baba ve oğuldan bir daha haber alınamadı. Merese Çelik, eşi İbrahim ile oğlu Edip’in bulunması için yıllarca başvurular yaptı. Ancak bu başvurular üzerine etkili bir araştırma ve soruşturma yürütülmedi. Tanıkların dinlenmesi, şüphelilerin sorgulanması ve olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması için gereken adımlar atılmadı. Merese Çelik’in arayışı, çocukları ve torunları tarafından sürdürülmeye devam ediyor” şeklinde ifade etti.
 
‘Adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz’
 
Jiyan Kaya, aradan geçen 32 yıla rağmen İbrahim ve Edip Çelik’in akıbetinin açıklanması ve sorumluların ortaya çıkarılması talebinin sürdüğünü vurgulayarak, “Kaç yıl geçerse geçsin, İbrahim ve Edip Çelik için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten ve devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti.
 
‘Akıbetlerini öğrenene kadar mücadeleye devam edeceğiz’
 
Ardından İbrahim Çelik’in torunu Berfin Çelik söz aldı. Kendisinin bir “Cumartesi Torunu” olduğunu dile getiren Berfin Çelik, “Biz üç kuşaktır Galatasaray’dayız. Dedemi ve dayımı arama mücadelemiz anneannem ile başladı. Sonra çocukları, şimdi de torunları ile devam ediyor. Dedemi ve dayımı kaybedenler ailemizi de büyük bir acı içinde bıraktılar. Onların nerede olduğunu, başlarına ne geldiğini bilmemek ailemiz için ağır bir işkenceye dönüştü. Bu işkencenin sona ermesi, kayıplarımıza ve adalete ulaşmamız ile mümkün. Daha kaç kuşak bu yükü taşıyacak? Daha kaç kuşak adaletin peşinde koşacak? Biz üç kuşaktır bunu öğrenmek istiyoruz: Dedem ve dayıma ne oldu? Bunu öğrenene kadar sormaya devam edeceğiz” dedi.
 
Eylem, Galatasaray Meydanı’na karanfiller atılmasının ardından sona erdi.