‘Barışta anayasal güvence sağlanmalıdır’
- 09:03 4 Ekim 2026
- Güncel
İZMİR - Kadınların ve farklı inançların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde özne olması gerektiğini belirten Alevi aktivist Elif Bakır, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğünün anayasal güvenceye alınmasını istedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde kadınların ve farklı inançların sözünün ne kadar belirleyici olacağı tartışılırken, Alevi kadınlar da sürecin dışında bırakılmamaları gerektiğini vurguluyor. Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinin yanı sıra kadınların karar mekanizmalarında yer almasının kalıcı barışın temel koşullarından biri olduğunu belirten Alevi aktivist Elif Bakır, Alevilerin barış sürecinde söz ve karar sahibi olması gerektiğini ifade etti.
Alevi halkının barışı gönülden istediğini dile getiren Elif Bakır, Türkiye ve Kürdistan’da devam eden çatışmalı sürecin toplumun farklı kesimlerinde ağır sonuçlar yarattığını söyledi. Elif Bakır, “Bu kurumun içinde Aleviler de var. Bu özgürlük ve Kürt Hareketi’nin kuruluş sürecinde de Alevilerin emeği var. Aleviler var. Şimdi Alevilerin içinde Kürtler de var, Kürtlerin içinde de Aleviler var. Sadece bizim endişelerimiz, korkularımız, güvensizliğimiz var. Biz aslında bu sisteme güvenmiyoruz. Neden güvenmiyoruz? Bir sürü örneği var. Şimdi bakın, barış dediğimizde iki taraflı bir adım olur. Toplumsal bir barış gerekiyor. Bu ülkenin de aynı şekilde barış sorunu var. Bu sorun bütün azınlıkların, bütün acı çekenlerin sorunudur. Bunun çözülmesi için acil ve güvenli bir adım atılması gerekiyor” dedi.
‘Barış topyekûn olmalıdır’
1990’lı yıllarda yüzlerce köyün boşaltıldığını ve halkların zorunlu göçe mecbur bırakıldığını hatırlatan Elif Bakır, “Zorunlu göçler var ve evlatlarını yitiren anneler var. Yani içte bir kaos vardı zaten. Bu kaosun durmasını kim istemez ki? Bizim talebimiz eşit yurttaşlıktır ve inanç özgürlüğüdür. Bakın, her insanın temel hak ve özgürlüklerini barındıracaksa barış, barıştır. Barış topyekûn olmalıdır” sözlerini kullandı.
‘Hapishaneler mahpuslarla dolu’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni desteklediklerini ve ne gerekiyorsa yapacaklarını vurgulayan Elif Bakır, halkların barışa olan ihtiyacına değindi. Elif Bakır, Altan Tan’ın Alevi halkına yönelik söylemlerini eleştirerek ,“Çünkü yeter diyoruz artık. Edî bes e. Bunun için Alevilerin kesinlikle geri adım atmayacağına, bu barışa katkı sunacağına inanıyorum. Hapishaneler mahpuslarla dolu. Bakın, demokrasiden bile bahsedemeyiz. Yani şu an demokratik bir adım bile yok ortada. Bizim aslında açmak istediğimiz şey budur” ifadelerini kullandı.
‘Barışta anayasal güvence sağlanmalı’
Barışın kadınların öncülüğünde geleceğine, kadınların sesinin ve taleplerinin dile getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Elif Bakır, “Kadınlar öncü aslında. Bakın, Alevilikte şudur: ‘Hakikat kadındır’ deriz. Kadınların olmadığı bir yerde zaten her şey eksiktir. Bu kadınların barışta olması gerekir. Kadınların isteklerinin dile getirilmesi gerekir. İnanç özgürlüklerinin yasallaşması gerekir. Hiçbir yasa yok. Meclisten geçiyor sadece. Meclisten neler geçti bugüne kadar, çok iyi biliyoruz biz. Biz diyoruz ki bu barışta anayasal güvence sağlanmalı. Anayasal güvenceye kavuşturulması gerekir. Her şeye bir yasa çıkartılıyor. Kadınıyla, erkeğiyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Türk’üyle, Kürt’üyle herkesin barışa imza atması gerekiyor. Ve böyle bir barış kalıcı bir barış olur. Yoksa barıştan çok söz edildi. Gerçek bir barışın ayakları sağlam basmalı. Alevilerin sesini, özünü, geleneğini, hakikatini dile getirenlerin barışta söz sahibi olmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
‘Tutsaklar özgür olmalı’
Halkların süreçte dışlanmaması gerektiğini kaydeden Elif Bakır, bir yandan barış konuşulurken tutuklamaların devam ettiğine dikkat çekti. Toplumsal barıştan söz ediliyorsa siyasi tutsakların özgür bırakılması gerektiğini ifade eden Elif Bakır, “Yeter ki binlerce gencimiz toprak altında kalmasın. Alevi kadını, bir anne ve demokrasiyi savunan bir kadın olarak yeter diyorum” diye belirtti.







