Wan’da tutsakların tahliyelerinin ertelenmesine tepki
- 13:26 24 Ekim 2026
- Güncel
WAN - Wan TUHAYDER tarafından siyasi tutsakların tahliyelerinin ertelenmesine dair yapılan açıklamada, devlet yetkililerine çağrıda bulunularak, “Cezaevlerinde bulunan tüm tutsakların özgürlüklerine kavuşması sağlanmalı, barışın yolunu açacak somut adımlar bir an önce atılmalıdır” denildi.
Wan Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Wan TUHAYDER), cezaevinde yaşanan hak ihlalleri ve siyasi tutsakların tahliyelerinin ertelenmesine karşı Van Adliyesi önünde basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirdi. Açıklamada, “Cezaevlerindeki hak ihlallerine ve infaz ertelenmelerine ses olalım” yazılı pankart açılırken sık sık “Bijî berxwedana zindanan” sloganı atıldı. Açıklamaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Wan milletvekili Gülderen Varlı’nın yanı sıra çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaş katıldı. Basın metnini dernek adına Wan TUHAYDER Eşbaşkanı Rengin Karabulut okudu.
'Tablo iç açıcı değil'
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yaklaşık iki yıldır devam ettiğini ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla birlikte çatışmasızlığa yönelik yeni bir dönem başladığını ifade eden Rengin Karabulut, barışa dair umutların her geçen gün büyüdüğünü belirtti. Ailelerin bu süreçte umutla ve inançla cezaevlerinin kapılarının açılmasını beklediğini söyleyen Rengin Karabulut, “Cezaevlerinde bulunan siyasi tutsaklar açısından da bu süreç büyük bir heyecan ve umut yaratmıştır. Siyasi tutsakların beklentisi, özgürlüklerine kavuşarak demokratik toplumsal yaşama bir an önce katılmak ve bu sürece özgür koşullarda katkı sunmaktır. Ancak aileler ve siyasi tutsaklar açısından durum böyleyken, cezaevlerinde yaşananlar ve ısrarla devam eden hak ihlalleri karşısında ortaya çıkan tablo hiç iç açıcı değildir. Özellikle cezası sona erdiği hâlde tahliyeleri ertelenen, infazları yakılarak özgürlüklerine kavuşmaları engellenen siyasi tutsakların yaşadığı mağduriyetler devam etmektedir” dedi.
‘Demokratik yaşama katılımı zayıflatan uygulamalar çelişki yaratır’
Demokratik siyasetin güçlenmesi ve toplumsal barışın kalıcı hâle gelmesi için çabaların sürdüğü bir dönemde, toplumun özgür iradesini ve demokratik yaşama katılımını zayıflatan uygulamaların devam etmesinin ciddi bir çelişki yarattığını vurgulayan Rengin Karabulut, “Özel savaş politikalarının yalnızca askeri yöntemlerle sınırlı olmadığını; toplumun düşünce dünyasını, ahlaki değerlerini ve politik iradesini etkileyerek kendi öz değerlerinden uzaklaştırmayı hedeflemektedir. Cezaevlerinde ısrarla sürdürülen hak ihlallerini ve cezası sona erdiği hâlde tahliye edilmeyen tutsakların yaşadığı mağduriyetleri de bu açıdan değerlendirmek gerekiyor. Böylelikle yaşananlar cezaevlerinde her geçen gün baskıların daha da ağırlaştırıldığını göstermektedir. Oysa ki içinde bulunduğumuz bu sürecin normalleşmesi ve daha adil ve vicdani yapılmasını zorunlu kılmaktadır” şeklinde konuştu.
Yetkililere çağrı
Rengin Karabulut, şöyle devam etti: “Dolayısıyla başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere Adalet Bakanlığına, ilgili devlet kurumlarına ve yetkililerine buradan açık çağrıda bulunuyoruz; içinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci, tüm halklarda ve toplumun her kesiminde umudu, inancı ve kararlılığı büyütmeye devam etmektedir. Bu beklentilerin gerçeğe dönüşmesi için ülkenin kangrenleşen sorunlarının başında gelen hukuksuzluğa son verilmeli, cezaevlerinde bulunan tüm tutsakların özgürlüklerine kavuşması sağlanmalı ve sürece gölge düşüren uygulamalar kaldırılarak, barışın yolunu açacak somut adımlar bir an önce atılmalıdır.”
Açıklamanın ardından beş dakikalık oturma eylemi yapıldı.
Eylem, “Bijî berxwedana zindanan” sloganıyla sona erdi.







