Meclis taciz davasında çocukların duruşmaya zorla getirilmesi kararı

  • 14:56 16 Ocak 2026
  • Hukuk
ANKARA - Ankara Adliyesi’nde görülen Meclis taciz davasında mahkeme heyeti, çocukların bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesi kararı verdi. 
 
Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında Meclis lokantasında stajyer olarak çalıştırılan çocukların, Meclis personeli tarafından sistematik tacize uğradıkları yönündeki şikâyetleri üzerine açılan davada, Ankara Sıhhiye Adliyesi 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
 
Verilen aranın ardından tanık dinlemelerine geçildi. İlk olarak dinlenen ve Meclis’in B Blok bölümünde mutfak ustası olarak çalışan Musa Kaplan, tacize uğrayan çocuğun kendisine tacizi anlattığını ve kendisinin “Ben farkındayım” cümlesini kurmadığını öne sürdü. Musa Kaplan, çocuklardan birinin yanına gelerek bir şeyden rahatsız olduğunu söylediğini ve çocuğu aşçıbaşı olan taciz faili Recep Seven’e yönlendirdiğini belirtti.
 
Çocuğun tacizi kendisine söylemediği yönündeki iddiasında ısrar eden Musa Kaplan, fail Durmuş Uğurlu’nun taciz ettiği çocuğu kendisine stajyer olarak Musa Kaplan’ın yazdırdığını kabul ettiğine dair beyanlarını reddetti. Musa Kaplan’ın beyanlarının ardından mahkeme başkanının yönelttiği “Çocuk neyden rahatsızmış?” sorusuna Musa Kaplan yanıt vermedi.
 
3 faille aynı mutfakta bir şey görmediğini iddia etti
 
“Stajyer çocuk neden farklı bir servise verildi?” sorusuna Musa Kaplan, “Hatırlamıyorum” yanıtını verdi. Faillerden Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu ve Recep Seven ile aynı mutfakta çalışan Musa Kaplan, ısrarla tacizi görmediğini iddia etti. Musa Kaplan bunu, “Mutfak büyük” sözleriyle gerekçelendirdi. Çocukların telefon numaralarının kendisinde olmadığını belirten Musa Kaplan’a mahkeme tarafından yöneltilen “Stajyerlerle nasıl iletişim kuruyordunuz?” sorusuna ise iletişiminin olmadığını öne sürdü. 
 
Aileden tepki
 
Çocuklardan birinin yakını, “Musa Usta her şeyi biliyordu, Durmuş’u uzaklaştırdı. Şimdi niye yalan söylüyorsun?” diyerek tepki gösterdi.
 
Çocukların sorgulanmasına bir kez daha itiraz edildi
 
Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi adına söz alan avukatlar, “Baştan başa usul hatalarıyla örülü bir celse yaşadık. Çocuğun üstün yararı ilkesi mahkeme heyeti tarafından ihlal edilmiştir. Dava hâkimi olarak ‘ilk sosyal medyaya kim ekledi?’ sorusu vahim bir sorudur. Yönlendirici bir sorudur. Sanki ilk ekleyen çocuk ise ‘taciz meşrudur’ izlenimi yaratılmıştır. Şikâyetçi çocuğu avukatı olmadan sorgulamaya kalktınız. Üst üste çocuğun üstün yararı ilkesini sürekli ihlal ettiniz” diyerek çocukların sorgulanmasına itiraz etti. İzleyicilerin davayı takip edebilmesi açısından geniş bir duruşma salonu talep edilirken, gelecek celsede yalnızca Çocuk İzlem Merkezi’ndeki ifade kayıtlarının izlenmesi istendi.
 
İddia makamı: Tutukluluğa devam kararı
 
Beyanların ardından söz alan iddia makamı, faillerin işlediği suçun niteliği göz önünde bulundurulduğunda kaçma şüphesi ve delil karartma ihtimali bulunduğunu belirterek, faillerin tutuklu hallerinin devamını talep etti.
 
Çocuklar duruşmaya getirilmesi kararı 
 
Ardından kararını veren mahkeme heyeti,  duruşmaya katılım talebinde bulunan kurumların katılma taleplerinin reddine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın müdahillik talebini kabul etti.  Mahkeme,  4 fail hakkında tutuklama kararını devamına, tutuksuz yargılanan fail Ramazan Çetin’in adli kontrol şartlarının kaldırılmasını, Meclis’in duruşmaya katılma talebinin ise ara kararda değerlendirmesine, çocukların pedagog eşliğinde mahkeme getirilerek, dinlenmesine karar verdi. 
 
Duruşma 9 Şubat saat 9.45’e ertelendi.