
Viyan Adar: 4 Nisan kadınların yeniden doğduğu gündür
- 11:17 5 Nisan 2025
- Güncel
Derya Ren
RIHA - YPJ Komutanı Viyan Adar, 4 Nisan’ın yalnızca bir kuruluş yıldönümü değil, kadın özgürlük mücadelesinin yeniden doğuşu olduğunu vurgulayarak, “Kadınlar sadece savaşın değil, yeni bir yaşamın da öncüsüdür” dedi.
Yekîneyên Parastina Jin (YPJ – Kadın Savunma Birlikleri), kadınlara özel bir savunma gücü oluşturmak amacıyla 4 Nisan 2013 yılında Rojava’da kuruldu. YPJ’nin amacı sadece askeri mücadele değil; aynı zamanda kadın özgürlüğü, eşitliği ilkeleri çerçevesinde kurulan bir kadın ordusudur. YPJ, DAİŞ’e karşı vermiş olduğu direnişle dünyaya adını duyururken, kadın özgürlükçü paradigmasıyla kadın mücadelesinin yolunu aydınlatmaya devam ediyor.
YPJ komutanlarından Viyan Adar, YPJ’nin kuruluş yıldönümüne dair sorularımızı yanıtladı.
“Berivan ve Silava’nın bıraktığı mücadelenin ardından yürüme kararlılığının sözünü vererek, her yerde YPJ’nin taburlarını kurmaya başladık.”
*YPJ’nin kuruluşu, Kürt kadın özgürlük mücadelesi tarihinde nasıl bir dönüm noktası oldu?
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum günü, kadınların doğum günüdür. Önder Apo başta olmak üzere, direnen tüm kadınların doğum gününü kutluyorum. Çünkü bugün YPJ savaşçıları cephede savaşıyorlar; öte yandan diğer alanlarda direnen kadınlar var. Onların da 4 Nisan’ını kutluyorum. 8 Mart büyük bir coşku ile karşılandı ve bu 8 Mart’ta kadınlara Reber Apo’dan gelen mesaj çok önemliydi. Bizler de YPJ olarak bunu kendimize esas alıyoruz. Çünkü kadınlara büyük bir rol veriyor.
Biz kadınların, Suriye’de “Rojava Kadın Devrimi”nden önce hakları yoktu. Kürtlerin herhangi bir yerde yer almasına izin verilmiyordu. İnkar ve imha ile karşı karşıya kalıyorlardı. Kürtlere kimlik verilmiyordu. Bu ve buna benzer birçok yok etme politikası uygulanıyordu. Yaşanan bu zulmün altında kadınlar daha çok eziliyordu. 12 Mart 2004 yılında Suriye’de Kürtlerin yapmış olduğu Serhildan’ın önemli bir yeri vardı ve daha sonra Kürtlerin yaşadığı bütün kentlere yayılması önemliydi. Artık Kürt halkı başkaldırmıştı ve kadınlar bu başkaldırının öncüsü oldular. Yaşanan bu serhildanla birlikte devrime giden yol da açılmış oldu.
İlk etapta 2011 yılında Yekîneyên Xwe Parastina Gel (YXG) olarak örgütlenme yapıldı. Küçük birlikler halinde silahlı bir savunma oluşturuldu ve oluşturulan bu kadın birliklerinin toplumda ve savunmadaki etkisini gördük. İlk etapta H. Berivan ve Silava bu örgütlenmenin içine dahil oldular. Berivan heval anneydi. Çok büyük eğitimlerden de geçmediler ama savaşın en ön cephesinde savaştılar. İkisi şehit düştüğünde, Kürt kadınları için örnek ve kararlılık göstergesi oldular. Her iki arkadaşın şehadetinden sonra kadınların katılımı daha çok kararlılıkla oldu. Kadınların müthiş derecede olan katılımları sonucunda YPJ’yi kurduk. İlk taburu Şehîd Rûken isminde Efrîn’de kurduk. Berivan ve Silava’nın bıraktığı mücadelenin ardından yürüme kararlılığının sözünü vererek daha çok büyüyerek, her yerde YPJ’nin taburlarını kurmaya başladık. Taburların kurulmasının hemen ardından 4 Nisan 2013’te YPJ’nin kuruluşunu ilan ettik.
*YPJ’nin kadınların kendini savunma gücü konusunda bölge ve dünya genelindeki etkisi ne oldu?
YPJ’nin kuruluşundan sonra birçok hamle başlatıldı. Ve kadınların rolü bir kez daha ortaya çıktı. Kadınların eğer ısrar olmasaydı, toplumda bir değişim olmazdı. Kadınların savaşa katılması birçok şeyi değiştirdi. Evet, tarihte kadınlar savaşın içerisinde yer almışlar ama örgütlü ve ordu halinde katılımları olmamış. YPJ’nin kuruluşu bir örnektir. YPJ ile birlikte büyük bir değişim oldu. Dinci, cinsiyetçi, ırkçı, milliyetçi anlayışın değişmesine de vesile oldu. Zihniyet değişimleri de oldu ve bu YPJ’nin ordulaşmasının yarattığı etkiydi. Kadınların ordulaşması bir dualitenin kurulması da demektir. Ve bu dualite farklılıkları ortaya çıkarıp, yeni bir yaşamın olmasını mümkün kılıyor. Bugün YPJ’nin yaratmış olduğu etki sayesinde kadınlar Tişrin’deki direnişe öncülük ediyor.
“Kadınların savaşa katılması birçok şeyi değiştirdi; YPJ’nin kuruluşu, örgütlü kadın ordusu anlamında dünyada bir ilktir.”
*YPJ’nin kadınların kendini savunma gücü konusunda bölge ve dünya genelindeki etkisi ne oldu?
YPJ’nin kuruluşundan sonra birçok hamle başlatıldı ve kadınların rolü bir kez daha ortaya çıktı. Kadınların eğer ısrarı olmasaydı, toplumda bir değişim olmazdı. Kadınların savaşa katılması birçok şeyi değiştirdi. Evet, tarihte kadınlar savaşın içerisinde yer almışlar ama örgütlü ve ordu halinde katılımları olmamıştı. YPJ’nin kuruluşu bir örnektir ve YPJ ile birlikte büyük bir değişim oldu. Dinci, cinsiyetçi, ırkçı, milliyetçi anlayışın değişmesine de vesile oldu. Zihniyet değişimleri de oldu ve bu, YPJ’nin ordulaşmasının yarattığı etkiydi. Kadınların ordulaşması bir dualitenin kurulması da demektir ve bu dualite farklılıkları ortaya çıkarıp, yeni bir yaşamın olmasını mümkün kılıyor. Bugün YPJ’nin yaratmış olduğu etki sayesinde kadınlar, Tişrîn’deki direnişe öncülük ediyor.
“Savaşçı olmak ideolojisiz ve fikirsiz olamaz; savunma ideolojiktir.”
*YPJ’nin askeri mücadelesi ile ideolojik hattı arasındaki ilişki nasıl ilerliyor?
Savaşçı olmak, ideolojisiz ve fikirsiz olamaz. Bilgin olmazsa, savunamazsın. Savunma ideolojiktir. Reber Apo’nun tüm kadınlara sunmuş olduğu özgür yaşam ve özgür eş yaşam ideolojisini esas alıyoruz. Bizler YPJ olarak sadece askeri alanda değil, ideolojik alanda da kendimizi yetkin hâle getiriyoruz. Biz bir ideoloji ve felsefe için savaşıyoruz. Örneğin savaşlarda esirler alınıyor ama bu esirler işkencelerle katlediliyorlar. YPJ’nin ordulaşmasıyla birlikte savaşta yaşanan insanlık suçlarının önüne geçmede de büyük bir gelişme yaşandı. Savaş ideolojiden kopunca vahşet, katliam olur. İdeolojinin de ahlakı olması gerekiyor. Eğer ideolojide ahlak yoksa, ideoloji de yoktur. Bizler YPJ olarak bunu tamamen reddediyoruz ve YPJ olarak bunun üzerinden askeri, ideolojik eğitimlerimiz var. İkisi birbirinden kopmaz nitelikte.
HAMAS’ı gördük. Kendi halkı için ideolojik bir savaş yürütmedi. İsrail’in saldırılarını biliyoruz. Ancak Gazze’yi bu hale getiren, dogmatik zihniyet tarafından yapıldı. Bunu görmek gerekiyor. Kendi halkının savunma gücünü oluşturmak zorundaydı.
“Kadınları yok sayan DAİŞ zihniyetini kabul etmedik ve enternasyonal kadın dayanışmasıyla buna karşı durduk.”
*YPJ’nin DAİŞ’e karşı yürüttüğü savaş ve bu savaşın uluslararası feminist dayanışma üzerindeki etkisi nasıl oldu?
YPJ, DAİŞ’e karşı büyük bir savaş yürüttü. Bu, tüm dünyanın gözü önünde yaşandı. Kadınları yok sayan bir zihniyeti kabul etmedik. Kadınlar başta olmak üzere tüm topluma yönelik insanlık suçu işleyen DAİŞ zihniyetini kabul etmedik. Bunun için büyük bir kararlılıkla en ön cephede savaştık. Tüm dünya için tehdit haline gelen DAİŞ’e karşı, YPJ olarak büyük bir savaş verdik. Verilen bu savaş sonucunda tüm dünyada sesi yankılandı. Bizler, dünyada duyulsun diye bir mücadele vermedik. Bizim mücadele etme amacımız, kendi özgürlüğümüz içindir.
Bizim özgürlüğümüzü kısıtlayan tüm zihniyetlere karşı da savaşıyoruz. Tüm dünyaya tehdit olan DAİŞ’i bizler, YPJ olarak kontrol altına aldık. YPJ’nin vermiş olduğu bu mücadele, feminist harekete büyük bir etki yaptı. YPJ nasıl dünya kadınlarını etkiledi? Elbette ki verdiği mücadele ile bunu yaptı. Farklı bir yerde güçlü kadın örgütlülüğü olsa, bizler de bundan etkileniriz, ilham alırız. YPJ, dünya kadınlarına ilham oldu. Birçok çalışma ve tartışma süreci de yaşandı. Çünkü bizler, dünya çapında kadınların örgütlü ve birlikte enternasyonal bir güç yaratmaya çalışıyoruz. Kadınları yok sayan zihniyeti, enternasyonal dayanışmayla yıkıyoruz. YPJ bir yaşam sistemi oluşturdu, disipline etti. Bizler YPJ olarak kendi tecrübelerimizi paylaşmaya hazırız. Çünkü bizler bir felsefeye sahibiz; askeri ve teknik tecrübemiz de var.
“Kadın özgür olmadan toplum özgür olmaz; bu yüzden mücadelemiz özgür kadının ve özgür toplumun inşası içindir.”
*YPJ’nin varlığı, “özgür yaşam” inşasında nasıl bir rol oynuyor?
YPJ’nin kuruluşu, özgür kadını yaratma noktasında verilen bir mücadeledir. YPJ’nin kendisini inşa ettiği felsefe, kadın özgürlüğü felsefesiydi. Kadın özgür olmadan toplum özgür olmaz. Araştırma, tartışma, ideolojiyi geliştirme; bunların tümü yeni bir kişilik yaratmaya da götürüyor. Kadınların varlığını sadece askeri alanda savunmuyoruz; özgür kadının yaratımını savunuyoruz. Evet, herkes yaşıyor, ancak gerçek yaşam, anlamlı yaşam nedir? Bu sorulara YPJ olarak cevap olmaya çalışıyoruz. Önder Apo’nun felsefesini geliştirerek, daha da geliştirmeye çalışıyoruz.
Kadınlar, bulundukları her yerde kendilerini tüm alanlarda geliştirmelidir. Örneğin: ekolojik, ideolojik, askeri, diplomatik, siyasi, kültürel vs. Çünkü özgürlük çok kapsamlıdır. Bizler inanıyoruz ki, özgür kadının inşasıyla özgür toplum inşa edilecektir. Çünkü ilk köleleştirilen kadındır. Bundan kaynaklı da, kadının özgürleşmesiyle toplum özgürleşecektir. Verdiğimiz mücadele ile tüm halkların özgürlüğünü sağlayacağız.