Pervin Buldan: Sayın Öcalan’ın rolü anlaşmada belirleyici oldu

  • 10:54 2 Şubat 2026
  • Güncel
ANKARA - Pervin Buldan, 17 Ocak’ta yapılan görüşmede çatışmalara dair kaygı ve öfke duyan Abdullah Öcalan’ın diyalog çağrısı yaptığını, HTŞ ile QSD arasındaki uzlaşının da bu çağrı doğrultusunda hayata geçtiğini söyledi.
 
Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile HTŞ arasında imzalanan anlaşma, teknik bir mutabakatın ötesinde, Kürt halkının uzun yıllara yayılan çok boyutlu direnişinin sahada ve siyasette yarattığı yeni güç dengesinin sonucu olarak değerlendiriliyor. Sahada oluşan askeri, toplumsal ve siyasal gerçeklik, Kürt halkını yok sayan politikaların sürdürülemez olduğunu ortaya koyarken, anlaşma metninde kimlik, kültürel ve eğitim haklarına yer verilmesi, yaklaşık yüz yıldır sürdürülen inkar ve imha siyasetinin önemli ölçüde boşa düştüğünü gösteriyor.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, anlaşmaya dair Mezopotamya Ajansı’na konuştu.  Anlaşmanın önemine dikkat çeken Pervin Buldan, sürecin uzun süredir devam ettiğini ve bu aşamaya gelmesinin önemli olduğunu kaydetti. Pervin Buldan, “Bir müzakere ve diyalog çerçevesiyle bu anlaşmanın olduğunu ifade etmekten fayda var. Ama tabii ki Kürt halkının büyük bir sahiplenmesi, direnişi; günlerdir alanlarda, yerellerde, sahada olması, bu sürecin bu aşamaya gelmesine büyük bir katkı sağlamıştır” dedi.
 
'Uçurumun kenarında dönülmüş bir süreç'
 
Pervin Buldan, anlaşma için her ne kadar yeterli-yetersiz tartışmaları yapılsa da, sonuçta belki binlerce insanın yaşamına mal olacak bir uçurumun kenarından dönülen bir süreçten söz ettiklerini söyledi. Pervin Buldan, "Çünkü Şêxmêqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde yaşananlar bize şunu gösterdi; büyük bir komplo vardı. Bu komplo, Kürt halkının katledilmesine sebep olacak bir komploydu. Dolayısıyla böyle bir anlaşma olmasını elbette ki önemsiyoruz. Ama Sayın Öcalan’ın çok büyük bir rolü olduğunu da önemle belirtmek istiyorum" diye belirtti. 
 
'Çatışmalar sayın Öcalan'da büyük öfkeye sebep oldu'
 
Pervin Buldan, 17 Ocak’ta İmralı’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yaptıkları son görüşmede sürecinde Şêxmêqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde çatışmaların devam ettiğini belirterek, bu durumun Abdullah Öcalan’da büyük bir kaygıya ve aynı zamanda büyük bir öfkeye yol açtığını ifade etti. Pervin Buldan, "17 Ocak’ta yaptığımız son görüşmede iki mahallede çatışmalar devam ediyordu. Bu çatışmalar, Sayın Öcalan’da büyük bir kaygıya ve aynı zamanda büyük bir öfkeye sebep olmuştu. Dolayısıyla müzakere ve diyaloğun yolunu açan önemli tespitler yaptı. Yine bizim aracılığımızla mesajlarını ilgili yerlere ilettikten sonra böyle bir aşamaya gelindiğini söylemek yanlış olmaz. Bu nedenle Sayın Öcalan’ın bu konudaki misyonu, rolü ve yaptığı çağrılar; Kürt halkının bir kez daha katliamdan geçirilmemesi perspektifinden yola çıkarak, anlaşmanın bu aşamaya gelmesinde belirleyici olmuştur" şeklinde ifadeler kullandı. 
 
Abdullah Öcalan’dan komplo vurgusu
 
Pervin Buldan, "Kürt halkının güvenliği, her zaman için Sayın Öcalan tarafından ifade edilen bir meseledir. Kürtlerin büyük bir komplo ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Sayın Öcalan ‘Aslında yeni bir 15 Şubat Komplosu olduğunu söylemekten bir sakınca görmüyorum' dedi. Kürtler bir kez daha katliamdan geçirilmek üzere yeni bir komplonun eşiğindeler. O yüzden onların güvenliği, onların geleceği, yaşamları ve şu anda bulundukları her parçada elde ettikleri kazanımların korunmasına dair önemli tespitleri oldu. 
 
Halkımızın bu katliamdan, uçurumun kenarına gelmiş olan bir süreçte yeniden masa başına dönülmesinin; müzakere edilmesinin ve diyaloğa açık bir zeminin ortaya çıkmasının ne kadar önemli olduğunu da son görüşmemizde ifade etti. Bunun için büyük bir çaba sarf etti ve bu çabasının sonuçları doğrultusunda bugün Şam Hükümeti ile SDG arasında yapılan anlaşma ya da uzlaşı, bu çağrı ile birlikte hayata geçti.
 
'Kürt halkının mücadelesi devam edecek'
 
Mücadelenin sona ermediğine dikkat çeken Pervin Buldan, "Elbette mücadele bitmedi; mücadele devam ediyor ve bundan sonra da devam edecek. Bu, sadece bununla sınırlı kalacak bir şey değil. Şam Hükümeti geçici bir hükümettir; ancak Kürt halkı tarihin köklerinde var olan bir halktır. Dolayısıyla bulundukları yerlerde, hem Rojava’da hem Rojhilat’ta, Başûr’da, Bakur’da, nerede olurlarsa olsunlar Kürt halkının tarihsel varlığı vardır ve bu mücadelesi elbette devam edecektir.Yapılan anlaşmaya baktığımızda birçok tartışma var: yeterli mi, yetersiz mi? Meseleye sadece böyle bakmamak lazım. Kürt halkının mücadelesi devam edecek; bunun sonucunda da Kürt halkı mücadelesini sürdürmeye devam edecektir" dedi.