Gemlik’ten seslendiler: Çözüm için fiziki özgürlük ve statü
- 13:05 19 Nisan 2026
- Güncel
BURSA - Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve siyasi statüsünün tanınması talebiyle Gemlik’te bir araya gelen kadınlar, buluşmada barış ve demokratik çözüm için müzakere koşullarının oluşturulması çağrısı yaptı.
Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle Türkiye ve Kürdistan’ın farklı illerinden binlerce kadın Gemlik’te bir araya geldi. Sarı, kırmızı, yeşil renkleri ve ulusal kıyafetleri ile alana giren kadınlar, sık sık “Bîjî Serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe”, “Jin Jiyan Azadî”, “Selam İmralı’ya bin selam” sloganları atarken, “Şimdi özgür Önderlikle buluşma zamanı”, “Barışın elçisi İmralı’dadır” yazılı pankart taşıdı. Basın açıklamasını TJA adına Ayla Akat Ata okudu.
Barışın inşası için Gemlik vurgusu
Barışın toplumsallaşması için bir araya geldiklerini dile getiren Ayla Akat Ata, sürecin tarihsel ve politik arka planına işaret etti. Ayla Akat Ata, “Bugün 1 Ekim 2024’te başlayan ve 27 Şubat 2025’te demokratik toplum ve barış manifestosuyla etkisini büyüten bir sürecin kalıcılaşması için buradayız. Barışı tesis edebilmek için, onu düşüncede, fikriyatta, anlayışta ve zihinlerde var edebilmek için bir aradayız. Bu yolda çok mesafe kat ettik. Burası Gemlik; Sayın Abdullah Öcalan’ın 1999’da Türkiye’ye getirilişinin ardından İmralı’ya gitmek üzere hareket edilen yer. Hem Türkiye siyasi tarihinde hem de Kürt halkının hafızasında çok önemli bir mekân. 1999’a dönecek olursak, bugün burada taşıdığımız emanetin ağırlığını hissetmek zor değil” dedi.
‘Başarılamayanı başarmak için buradayız’
Yasaklara rağmen bulundukları noktadan seslerini duyuracaklarını dile getiren Ayla Akat Ata, “1999’da bedenini ateşe vererek karanlığı aydınlatmak isteyenlerin, Gemlik yoluna çıkanların bize bıraktığı bir barış gerçeği var. Bir arada yaşama iddiası var. Bugün burada bir aradayız. 2009’da ve 2013-2015’te başarılamayanı başarmak için buradayız. Sözümüzü kurmak, sesimizi duyurmak için Diyarbakır’dan Van’a, İstanbul’dan İzmir’e kadar birçok kentten geldik. Talebimiz dün olduğu gibi bugün de İmralı kapılarının barış için sorumluluk almak isteyen herkese açılmasıdır. Dün akşam Gemlik’e girişimiz yasaklandı. Bugün en yakın noktadayız ve sesimizi buradan duyurmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘Demokratik çözüm iradesini büyütüyoruz’
Ekim 2025’te “Umutla Özgürlüğe Yürüyoruz” diyerek Amed’den Ankara’ya başlattıkları yürüyüşte taşıdıkları demokratik çözüm ve barış iradesinin bu yürüyüşle de büyüdüğünü dile getiren Ayla Akat Ata, “Bugün burada; Amed’in direnişinden, Botan’ın özgürlük çizgisinden, Serhad’ın mücadele ruhundan, Ege’nin birlikte yaşam kültüründen, Marmara’nın çok kimlikli yapısından, İç Anadolu’nun emeğinden, Çukurova’nın dayanışmasından ve Karadeniz’den gelen kadınlar olarak buluşuyoruz” dedi.
‘Kadınların Rönesans’ı olacak’
Sürecin kadınlar açısından tarihsel rolüne işaret eden Ayla Akat Ata, “Bu tarihsel süreçte Gemlik’te bir kez daha sözümüzü söylüyor, demokratik çözüm irademizi ortaya koyuyor, barış umudunu büyütüyoruz. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın nihai evresi kadınların rönesansı olacaktır. Kadın özgürlük mücadelesini toplumsal barışla taçlandıracağız. Savaş politikalarının sonuçlarını en derinden yaşayan kadınlar, bu süreci kendi özgürlükleriyle birlikte ele almaktadır” şeklinde ifade etti.
Çözümün adresi: Abdullah Öcalan
Ayla Akat Ata, çözüm sürecinin temel eksenine dair şu vurgularda bulundu: “Bu mücadele çizgisi, Barış ve Demokratik Toplum iddiası ile Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması hedefinde birleşen çözüm yolunu göstermektedir. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü kaçınılmaz, acil ve ertelenemez bir zorunluluktur. 27 Şubat 2025’te İmralı’da yapılan çağrı ve sonrasında atılan adımlar muazzam bir fırsat sunmaktadır.”
‘Müzakere koşulları sağlanmalı’
Ayla Akat Ata, sürecin ilerleyişine dair eleştiriler ve talepleri şöyle sıraladı: “Barışa dair toplumsal destek büyümüştür. Ancak barış hukukunun oluşturulmaması ve demokratikleşme adımlarının geciktirilmesi güvensizlik yaratmıştır. İkinci aşamaya geçilmesi gerekmektedir. Bunun için eşit, özgür ve güvenli müzakere koşulları sağlanmalıdır. Baş müzakereci olan Sayın Abdullah Öcalan, özgür yaşam ve iletişim koşulları sağlanmadan süreci yürütmektedir. Bu koşullarda sürecin başarıya ulaşması mümkün değildir.”
‘Talebimiz net ve ertelenemez’
Abdullah Öcalan’ın siyasi statüsünün tanınması gerektiğini kaydeden Ayla Akat Ata, “Fiziki özgürlüğü sağlanmalı, müzakere koşulları derhal oluşturulmalı ve barışın hukuki güvencesi inşa edilmelidir. Demokratik entegrasyon sağlanmalı, eşit yurttaşlık temelinde barış yasası çıkarılmalı ve başta kadınlar olmak üzere tüm kesimler için güçlü hukuki güvenceler oluşturulmalıdır” dedi.
‘Geri adım atmayacağız’
“Kadınların öncülüğünde yükselen bu mücadele, özgür ve eşit bir yaşamı kurma iradesidir. Bu iradeden geri adım atmayacağız” diyen Ayla Akat Ata, özgürlük sağlanana kadar mücadeleyi büyüterek sürdüreceklerini dile getirdi. Ayla Akat Ata, “‘Jin Jiyan Azadî’ felsefesiyle ‘Şimdi kadın zamanı, şimdi özgür önderlikle buluşma zamanı’ diyerek selamlarımızı İmralı’ya iletiyoruz” dedi.
Açıklama, halayların ardından sona erdi.







