Amed’de Kürt Gazeteciler Günü buluşması

  • 11:39 22 Nisan 2026
  • Güncel
AMED -  Kürt Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen buluşmada açıklama yapan MKG ve DFG, “Kadınların sözünü, halkların hakikatini ve özgür basın geleneğini savunmaya devam edeceğiz. Gerçeğin izini sürmeye devam edeceğiz” dedi.
 
22 Nisan Kürt Gazeteciler Günü dolayısıyla, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), çok sayıda gazetecinin katılımıyla bir Amed Sûr’da bulunan Taç Mahal buluşma etkinliği düzenledi. Etkinlikte, MKG ve DFG adına, “128 yıllık miras: Kürt gazeteciliği susmadı, susmayacak” başlıklı açıklama metni ise hem Kürtçe hem de Türkçe okundu.
 
Ortak açıklama metninde şu ifadeler yer aldı:
 
“22 Nisan Kürt Gazeteciler Günü vesilesiyle, 128 yıllık Kürt gazetecilik geleneğini, hakikat uğruna bedel ödeyen tüm basın emekçilerini ve özgür basın mücadelesini bir kez daha saygıyla selamlıyoruz.
 
Kürt gazeteciliği, 22 Nisan 1898’de Miktad Midhat Bedirhan tarafından yayımlanan Kürdistan gazetesiyle birlikte tarih sahnesine çıktı. Bu tarih, yalnızca bir gazetenin yayına başlamasının değil, aynı zamanda inkâra, sansüre ve baskıya karşı halkın kendi sesiyle konuşma iradesinin de tarihidir. Kürt gazeteciliği daha ilk adımında sürgünle sınandı; ancak aradan geçen 128 yıla rağmen hakikati yazma ısrarından vazgeçmedi.
 
Kürt gazeteciliği bugün de saldırılarla karşı karşıya
 
Bugün de Kürt gazeteciliği; gözaltı, tutuklama, yargı baskısı, sansür, erişim engelleri, ekonomik kuşatma ve dijital saldırılarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Gazetecilerin haber takibi sırasında hedef alınması, basın kurumlarının görünmez kılınmak istenmesi, dijital mecralarda hesapların kapatılması ve haber içeriklerine dönük engellemeler; halkın gerçek bilgiye ulaşma hakkına dönük açık bir saldırıdır. Son dönemde gazetecilere ve haber mecralarına yönelik dijital sansürün derinleştiği, basın davalarında adil yargılanma hakkını zedeleyen uygulamaların sürdüğü ve iktidar çizgisi dışındaki medyanın sistematik biçimde baskılandığı uluslararası ve yerel basın özgürlüğü kuruluşlarının raporlarına da yansımaktadır.
 
Bu tablo tesadüf değildir
 
Bu tablo tesadüfi değildir. Kürt gazeteciliğine dönük baskılar, hakikati susturma ve toplumu karanlıkta bırakma politikasının parçasıdır. Çünkü gerçekleri yazmak, savaş politikalarını, kadın düşmanı uygulamaları, yoksullaştırmayı, ekolojik yıkımı ve halklara dönük ayrımcılığı görünür kılar. Baskıcı sistemlerin en fazla rahatsız olduğu şey de budur.
 
Erkek egemen dile karşı özgürlükçü haber çizgisi
 
Kadın gazeteciler ise bu baskı ortamında çok daha ağır ve çok katmanlı bir kuşatma altında çalışmaktadır. Kadın gazeteciler bir yandan gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hedef alınırken, diğer yandan erkek egemen zihniyetin cinsiyetçi dili, ayrımcı politikaları ve şiddet biçimleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Buna rağmen kadın gazeteciler, aynı zamanda erkek egemen medya diline karşı alternatif, eşitlikçi ve özgürlükçü bir habercilik çizgisi inşa ediyor.
 
Herkesin sesi
 
Kadın odaklı habercilik; kadınların, çocukların, emekçilerin, göçmenlerin, doğanın ve yok sayılan tüm kesimlerin sesini görünür kılma mücadelesidir. Bu nedenle kadın gazetecilerin kalemi, yalnızca bilgi aktaran bir araç değil; aynı zamanda erkek egemen sisteme, savaş politikalarına ve hakikat üzerindeki kuşatmaya karşı güçlü bir söz ve mücadele hattıdır.
 
Hakikat mücadelesinin taşıyıcılarıyız
 
Biz, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği olarak; 128 yıllık Kürt gazeteciliği mirasının, özgür basın geleneğinin ve kadınların hakikat mücadelesinin taşıyıcıları olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Yaşamını basın özgürlüğü uğruna yitiren tüm gazetecileri saygıyla anıyor, cezaevlerinde tutulan, yargılanan, tehdit edilen, sürgüne zorlanan ve çalışmaları engellenen tüm meslektaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz.
 
Gerçekleri yazmak suç değil
 
Buradan uluslararası basın örgütlerine, insan hakları kuruluşlarına ve demokratik kamuoyuna da çağrımızdır: Kürt gazeteciliğine ve özgür basın emekçilerine yönelik baskılara sessiz kalmayın. Gazeteciliği suç gibi göstermeye çalışan politikalara karşı açık tutum alın. Gerçekleri yazmak suç değildir. Halkın haber alma hakkını savunmak, demokratik toplumun en temel koşullarından biridir.
 
22 Nisan Kürt Gazeteciler Günü’nde bir kez daha söylüyoruz: Baskılar karşısında geri adım atmayacağız. Kadınların sözünü, halkların hakikatini ve özgür basın geleneğini savunmaya devam edeceğiz. Gerçeğin izini sürmeye devam edeceğiz.”
 
‘Kürt gazetecilik unutulmadı’
 
Metnin okunmasından sonra Halkların Eşitlik Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, buluşmada bulunan gazetecilerin gününü kutladı. Kürt Gazeteciler Günü’nün “Kürdistan” gazetesini akıllara getirdiğini belirten Ayşegül Doğan, “Tarih bir gün bu hakikati ortaya çıkarıyor. 128 yıl geçti yine de ne Kürdistan gazetesi unutuldu ne de Kürt gazetecilik, yayıncılık unutuldu. Buradaki bu kalabalık beni bu yüzden heyecanlandırıyor” dedi.
 
Baskıya rağmen Kürt basını
 
Ayşegül Doğan, Kürt halkının nerede olursa olsun bir Kürt basınına ihtiyaç duyduğunu belirterek, Kürtler arasındaki ittifakın Kürt basını içinde farz olduğunu söyledi. Kürt gazeteciliğinin zulüm, haksızlıklar nedeniyle kendi topraklarından sürgünden çıkarıldığını belirten Ayşegül Doğan, “128 yıl önce de sürgün bugün de baskı, kuşatma var. Tüm basına baskı var ama özellikle Kürt basını üzerinde bu baskı daha fazla” şeklinde konuştu.
 
‘Nedim Oruç serbest bırakılsın’
 
Şırnak Cezaevi’nde kalan Ajansa Welat Gazetesi muhabiri Nedim Oruç’u gördüğünü söyleyen Ayşegül Doğan, “Nedim de hukuki değil siyasi nedenlerle tutuklandı. Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd saldırılarının olduğu dönemde gazetecilik yapıyordu ve tutuklandı. Haksız yere tutuklandı, yakında duruşması var. Buradan çağrı yapıyorum ki gazetecilik nedeniyle tutuklanan tüm gazetecilerin bırakılmasını istiyorum. Nedim selamını söyledi. O da mesleğini yapmayı, arkadaşlarını, kızını özlediğini söyledi. Bu dayanışmayı büyütmeliyiz. Bir kez daha Kürt Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Bunun Kürt basını, Kürt halkı ve Kürtlerle yaşayanların ittifakına, barışına, özgürlüğüne vesile olsun” şeklinde konuştu.