‘Kadınlar barış mücadelesi ekseninde örgütlenmeli’
- 09:01 25 Ağustos 2026
- Güncel
ANKARA - Kadınların barış mücadelesi ekseninde örgütlenmesi gerektiğine vurgu yapan kadınlar, “Barış bu topraklara gelecekse kadınların öncülüğünde gelecek bu yüzden mücadeleyi de en çok bizim sahiplenmemiz gerekiyor” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrı’sı ardından başlatılan süreç kapsamında hukuki zeminin oluşturulmasına dair çerçeve yasa Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde siyasi ve örgütsel adımların ardından hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesini kapsayan yeni bir aşamaya geçildi. Ankara Kadın Platformu üyesi Eylül Soyluoğlu ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çankaya İlçe yöneticisi Nesil Çiftçi, yasanın uygulanma aşamasında farklı kesimlerden kadınların bir araya gelerek süreçte yer almasının önemine dair konuştu.
Egemen ideolojilerin taahhüdü altında olan kadınlara ulaşmanın önemine değinen Eylül Soyluoğlu, “Mevcut siyasi düzende Kürt kadın hareketi, sosyalist kadın hareketleri ve feminist kadın hareketleriyle yer yer bir araya gelip belli noktalarda ortaklaşabiliyoruz. Ancak bunun dışında kalan, egemen ideolojilerin taahhüdü altında olan kadınlar var. Yeri geldiğinde sadece ana akım medyayı izleyen, bilgilerini onlardan alan, bizim savunduklarımızdan haberi olmayan veya düşmanlaştırılan, bir biçimde haberi olan kadınlar var. Biz kendi içimizdeki arkadaşlarımızla mücadeleyi zaten büyütmemiz gerekiyor. Ancak onun dışında, dışarıda kalan kadınlara, onları dinleyip onlara kendimizi anlatarak bir araya gelmemiz, ortak mücadeleyi kurmamız için çok önemli” diye belirtti.
‘Kadın sorunuyla savaş politikalarının iç içe geçtiğini anlatmalıyız’
Yasal adımla birlikte “büyük bir” mücadele sürecine girileceğine dikkat çeken Eylül Soyluoğlu, “Uzun bir yol var ve hepimizin elini taşın altına koyması gerekiyor. Kadınların sorunlarının nasıl bu devletin savaş politikalarıyla iç içe geçtiğini tekrar etmemiz gerekiyor, anlatmamız gerekiyor. O kesişimsel mücadeleyi daha çok dillendirmek ve daha çok toplumsallaştırmamız gerekiyor” dedi.
‘Barışla gelecek demokrasiyi anlatmak gerekiyor’
Savaşla birlikte kadın emeğinin ve kadın yoksulluğunun görülmediğine vurgu yapan Eylül Soyluoğlu, “Türkiye ve Kürdistan başta olmak üzere Ortadoğu'nun diğer yerlerinde de savaşlardan en çok zararı kadınlar görüyor. Ulaşamadığımız kadınlara ulaşıp barışla gelecek demokrasiyi anlatmak gerekiyor. Kadın özgürlüğünü, emek ve ekoloji mücadelesinin ekseriyetini anlatmak gerekiyor. Yasa çıktı ve herkesin dediği gibi bir ilk adım. Bu süreçte bize çok fazla görev düşüyor. Çünkü mücadeleyi arttırmak ve taleplerimiz için mücadele etmek, direnmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘Barış bu topraklara kadın öncülüğünde gelecek’
Eylül Soyluoğlu, “Her kesimin barış mücadelesi ekseninde örgütlenmesini gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu konuda daha çok alanlara inmemiz, görüşemediğimiz, yeri gelince birlikte oturmadığımız insanlarla oturmak ve onlara derdimizi, mücadelemizi anlatmamız gerekiyor. Kadınlara ve kadın örgütlerine bu süreçte çok fazla, tabii ki, mücadele yükü düşüyor. Bir araya gelebilmeli ve sorunlarımızı bir arada konuşabilmeliyiz. Çünkü biliyoruz ki barış, kadın öncülüğü olmadan olmuyor. Barış bu topraklara gelecekse kadınların öncülüğünde gelecek ve bu mücadeleyi de en çok bizim sahiplenmemiz gerekiyor” diye belirtti.
‘Bir başlangıç yasası’
DEM Parti Çankaya İlçe yöneticisi Nesil Çiftçi ise şöyle konuştu: “Bir buçuk seneyi aşkın sürenin sonunda Meclisten çerçeve yasa geçti. Bununla ilgili çok fazla tartışmalar oldu. Bizim taraftan ve farklı kesimlerden de yoğunlaşmalar oldu ama çerçeve yasa, dediğimiz gibi, bir başlangıç yasası. Uzun bir yolun ilk adımı olarak bakıyoruz. Çünkü çok uzun yıllara yayılan bir çatışmalı sürecin, yüz yıllık bir inkârın sonucunda çıkarılmış ve artık varlığın tanınmasıyla ilgili bir yasa. Belki bu şekilde bakmak lazım.”
‘Kadın komisyonu olması gerekiyor’
Yasanın içeriğinde eksikliklerin olduğunu ifade eden Nesil Çiftçi, “Kadın bakış açısıyla baktığımızda kadının yasada olmadığını görüyoruz. Bununla ilgili alt komisyonların oluşturulacağı bilgisi var. Yasanın alt komisyonları oluşturulunca biz de tabii ki kadın meclisi olarak bunun altında bir alt birim olarak bir kadın komisyonunun olması için çabalayacağız. Çerçeve yasada bir kadın komisyonu olması gerekiyor” dedi.
‘Bütün kadınları kapsayacak şekilde toplumsallaşmasını istiyoruz’
Kadınların sürecin öznesi olması gerektiğini belirten Nesil Çiftçi, “Bunu devlet birimlerine ve bütün Türkiye halklarına aslında anlatmakla mükellefiz. Aynı zamanda bunun sorumluluğunu taşıyoruz. Süreci sokağa, kadına, sol, sosyalist, feminist, farklı inanç gruplarına aktararak bütün kadınları kapsayacak bir yerden bakarak toplumsallaştırmak istiyoruz. Bu süreci anlatmak, örgütlemek ve birebir bütün kadınları burada özne olarak görmek istiyoruz. Bunun için de çalışmalarımız sürüyor” diye belirtti.
‘Kadınsız barış müzakeresinden kimse bahsedemez’
Türkiye’de “kadının kırımının” yaşandığına ve kadın yoksulluğunun arttığına dikkat çeken Nesil Çiftçi, bu durumun çatışmalı süreçten bağımsız olmadığını belirtti. Nesil Çiftçi, “Barış süreciyle kadınların sorunlarıyla birlikte mücadele edecek bir noktadan hareket etmek istiyoruz. Daha demokratik bir Türkiye için, kadın hakları için, örgütlenmeyi büyütmek için öncelikle savaş dilinin ortadan kalkması lazım. Bunun için bir adım atıldı. Bu adımın bir ayağı da kadınlardır. Kadınsız bir barış müzakeresinden kimse bahsedemez” diye belirtti.









