Nagihan Akarsel mezarı başında anıldı: Kalemi yerde kalmayacak

  • 14:19 4 Ekim 2026
  • Güncel
KONYA- Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve gazeteci Nagihan Akarsel, katledilmesinin dördüncü yılında mezarı başında anıldı.
 
Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, Jineoloji Dergisi editörü, gazeteci ve yazar Nagihan Akarsel, katledilişinin dördüncü yılında Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Gölyazı köyündeki mezarı başında anıldı. Nagihan Akarsel, 4 Ekim 2022’de Güney Kürdistan’ın Silêmanî (Süleymaniye) kentinde evinin önünde uğradığı saldırı sonucu katledilmişti.
 
Anmaya Nagihan Akarsel’in ailesi, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Jineoloji Araştırmaları Merkezi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Özgül Saki, DEM Parti Konya İl ve İlçe örgütlerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Nagihan Akarsel’in doğduğu evde bir araya gelenler, buradan kitlesel bir şekilde mezarlığa geçti.
 
Anmada Nagihan Akarsel’in mezarına çiçekler bırakılırken, onun şahsında özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından “Şehid namirin” sloganları atıldı.
 
‘Jin Jiyan Azadî felsefesine bir saldırıydı’
 
Burada konuşan Özgül Saki şu ifadeleri kullandı: "Nagihan Akarsel’i 11 kurşunla bizim elimizden aldılar. Tek bir kadının bedeninde bir yaşam felsefesine saldırıydı. Jin Jiyan Azadî, felsefesine bir saldırıydı. Nagihan’ın hakikati; bilimin ışığında duygu ve düşünceyle harmanlayarak bize ulaştırmasının önünü kesmek istediler. O mücadele kuşkusuz devam ediyordu. Yazılarında şöyle yazıyordu: ‘Ben direnişin yaşamla özdeş olduğu bir coğrafyadan size sesleniyorum. Kadınların, direniş yöntemleri onların aynı zamanda yaşamda kalma yöntemleri.’”
 
‘Hakikatlerini açığa çıkarmak bizim sorumluluğumuz’
 
“Onların bize bıraktığı mücadele perspektifi ve yaşam felsefesi bizim yolumuzu aydınlatacak” diye belirten Özgül Saki, “Bir süreç yaşanıyor. Hakikatle yüzleşmekten bahsediyoruz. Nagihan’a saldıran kurşunu atan belki tutuklandı. Ama o mekanizma daha açığa çıkmadı o sorumluluk hala bizde. Nagihan’ı, Nazım Daştan’ı ve Cihan Bilgin’i, basın emekçilerini, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren mücadele arkadaşlarımızın hakikatini açığa çıkarmak bizim sorumluluğumuz. Bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
 
‘Şehid Namirin’
 
Ardından konuşan gazeteci Diren Yurtsever ise Nagihan Akarsel’in uzun soluklu bir hakikat mücadelesi yürüttüğüne dikkat çekerek, “Bizler de Nagihan'ın ve yitirdiğimiz diğer basın şehitlerimizin bize açtığı yolda onlara layık olmanın çabası ile yürüyeceğimizin söylüyoruz. Ne Nagihan'ın ne diğer basın şehitlerimizin kalemi yerde kalmayacak. Şehitler en soylu gerçeklerdir, yaşamı temsil eden değerlerdir. Bize düşen de onlara layık olmak ve onlarla aramızdaki bu mesafeyi açmamak. Onların yolu başarının ve zaferin yoludur. Şehid Namirin" dedi.
 
‘Hakikatin sırrına ermiş bir gazeteciydi’
 
Nagihan Akarsel’in manevi ailesi Reyhan Yıldırımcı ise “Gölyazı’nın kadim toprakları sıradan bir ölümü göğsünde saklamıyor” diyerek devamında şöyle konuştu: “Nagihan başı dik, korkusuzca hakikatin sırrına ermiş bir gazeteciydi, yazardı. Benim yüreğimde bir evladımdı, yoldaşımdı. Yaşamı birlikte paylaştık. Süleymaniye’de Nagihan’ın her bir fikri toprağa düştüğü anda birçok kadının fikrinde bir tohuma dönüştü. O tohum bize tekrar kadının kendiyle buluşmasını açığa çıkarttı.”
 
Anma, “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla son buldu.