Gazeteci Pınar Gayıp tahliye edildi
- 12:39 14 Eylül 2026
- Hukuk
İSTANBUL - ETHA editörü Pınar Gayıp, hakkında “örgüt üyeliği” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında tahliye edildi. 7 ayı aşkın süredir tutuklu bulunan Pınar Gayıp, gerçekleri yazması nedeniyle hedef alındığını belirtti.
Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp hakkında “örgüt üyeliği” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması, Çağlayan Adliyesi 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya çok sayıda gazeteci katıldı.
Açıklamada, “Tutsak gazetecilere özgürlük, Pınar’a, Nadiye’ye, Elif’e özgürlük” pankartı açıldı.
Açıklamada konuşan Emek Partisi (EMEP) Milletvekili Sevda Karaca, iktidarın baskılarına karşı halkın haber alma hakkını ve hakikat gazeteciliğini savunmak üzere bir araya geldiklerini belirtti. Yoksulluk ile kadınların yaşadığı şiddet ve mobbingin üstünün kapatılmak istendiğine dikkat çeken Sevda Karaca, “Biz buraya saray karanlığı karşısında halka gerçeklerin ışığını ortaya koyma sorumluluğunu duyan arkadaşlarımızın sorumluluğunu duyarak geldik. Önümüzdeki günlerde gazeteciliğin haksız bir iddianameyle yargılanacağına şahitlik edeceğiz. Bu duruma ses çıkarmak sadece gazetecilerin değil, emek örgütlerinin, siyasi partilerin ve tüm demokratik kitle örgütlerinin ortak sorumluluğudur” dedi.
‘Sosyalist gazeteciler hedef alınıyor’
Ardından basın açıklamasını okuyan gazeteci Müberra Derin, 3 Şubat’ta gözaltına alınarak tutuklanan ETHA emekçilerinin gazeteci olduklarını vurgulayarak, Nadiye Gürbüz’ün 15 Eylül, Elif Bayburt’un ise 17 Eylül’de hakim karşısına çıkacağını hatırlattı. Müberra Derin, “Gazetecilik suç değildir. Halkın gerçeklerini yazmak, ezilenlerin sesini duyurmak ve hakikatin peşinden gitmek suç değildir. Onlar sosyalist gazetecilerdir. Gazeteciliği, egemenlerin görmek istemediğini görünür kılmak; işçinin, kadının, Kürt halkının, LGBTİ+'ların, gençlerin ve doğanın sesini duyurmak; sömürüye, baskıya ve adaletsizliğe karşı yükselen mücadeleleri topluma taşımak olarak yapıyorlar” diye belirtti.
‘Hakikat dört duvar arasına sığmaz’
Gazetecilere yönelik saldırıların yeni olmadığını dile getiren Müberra Derin, Ape Musa, Gurbetelli Ersöz, Metin Göktepe ve Hrant Dink’i anarak, “Bu topraklarda halktan, ezilenden ve emekçiden yana gazetecilik yapanlar dün de hedef alındı. Bugün Pınar, Nadiye ve Elif'in tutsaklığı da bu saldırı tarihinin devamıdır. İşçinin uğradığı sömürünün duyulmasını, kadının maruz kaldığı şiddetin görülmesini, Kürt halkının yaşadığı baskının anlatılmasını, LGBTİ+'ların uğradığı saldırıların teşhir edilmesini, doğanın talanına karşı yükselen seslerin çoğalmasını engellemeye çalışmaktır. Göreceğiz, yazacağız, duyuracağız. Sosyalist basın susmayacak. Çünkü hakikat dört duvar arasına sığmaz” ifadelerini kullandı.
Açıklama, “Özgür basın susturulamaz” ve “ETHA susmadı, susmayacak” sloganlarıyla son buldu.
Açıklamanın ardından duruşmanın görüldüğü salona geçildi. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada gazeteci Pınar Gayıp savunma yaptı.
Hakikati anlattı
Pınar Gayıp, savunmasında gazetecilerin ciddi baskılara maruz kaldığını belirterek, Metin Göktepe, Musa Anter, Hrant Dink ve Cihan Bilgin gibi isimlerin hakikatleri ortaya çıkardıkları için katledildiğini söyledi. Kendisinin de hakikati yazdığı, işçilerin, kadınların ve ezilenlerin haberini yaptığı için tutuklandığını, susmadığı için “terör örgütü” üyesi ilan edildiğini ifade etti. Pınar Gayıp, ETHA’nın resmi işlemlerinde adının geçtiğini ve evinin üzerine kayıtlı olduğunu, buna rağmen kaçma şüphesi bulunduğunun iddia edildiğini belirtti.
Dosyada 10 itirafçı
Mahkemeye çıkmadan önce polis tarafından yaşadığı mahallede kriminalize edildiğini ve evinde çıplak aramaya zorlandığını dile getiren Pınar Gayıp, savcılık ifadesinin bir dakika bile sürmediğini ve konuşmasına dahi izin verilmeden tutuklama kararı verildiğini hatırlattı. Aylar sonra 5 buçuk sayfalık bir iddianame hazırlandığını ve dosyasında 10 itirafçı bulunduğunu dile getiren Pınar Gayıp, bunlardan Mustafa B. isimli kişiyi tanımadığını, bu kişinin ESP’den cinsel taciz suçu nedeniyle atıldığını ve yurt dışında uyuşturucu ticareti suçlamasıyla yargılandığını aktardı. ETHA’nın 2010’da resmi işlemlerini tamamlayarak yayın hayatına başladığını belirten Pınar Gayıp, işçiden, kadından ve ekolojiden yana sosyalist ve taraflı bir yayın yaptıklarını vurguladı.
Suçlamaları reddetti
Cumartesi Anneleri’nin eyleminden ve Hasan Ocak’ın kaybedilmesinden bahseden Pınar Gayıp, mezarı başındaki anmaya eylemci olarak değil, gazeteci olarak katıldığını belirtti. Gazetecilerin toplumsal olaylarla ilgilenmesinin, hak talepli eylemlere katılmasının veya sosyal medyada beyanda bulunmasının suç olmadığını belirten Pınar Gayıp, Telegram gruplarına ve sosyal medya hesaplarına haber atmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu söyleyerek, atılı suçlamaları reddetti ve beraatini istedi.
Tanıklar dinlendi
Duruşmada tanık Arda ve gizli tanık Berfin, Pınar Gayıp’ın ETHA’daki faaliyetlerine ilişkin iddialarda bulunurken, M.T. isimli tanık ise Pınar Gayıp’ı hayatında ilk defa gördüğünü belirtti.
Savcının mütalaasında tutukluluk halinin devamını talep etmesi üzerine tekrar söz verilen Pınar Gayıp, gazetecilik faaliyetleri yürüttüğünü, cenaze törenine katılmadığını ve o süreçte masa başında çalıştığını belirterek iddiaları reddetti.
Avukatlar tahliye istedi
Pınar Gayıp’ın avukatları da “örgüt üyeliğine” dair somut bir kanıt bulunmadığı gibi örgüt hiyerarşisindeki yerini ortaya koyan herhangi bir kanıtın da bulunmadığını belirtti. Suçlamaların önceden hazırlanıp delillerin Pınar Gayıp tutuklandıktan sonra oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden avukatlar, ETHA’da çalışmanın suç olamayacağını vurguladı.
Avukatlar, dijital medya hesaplarındaki paylaşımların suç teşkil etmediğini, gazetecilerin toplumsal eylemlere katılmasının mesleklerinin gereği olduğunun AİHM kararlarıyla da ortaya konulduğunu dile getirdi. AYM kararlarına da atıfta bulunan avukatlar, etkin pişmanlıktan faydalanan bir tanığın çıkarı bulunması nedeniyle beyanının geçerli kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Avukatlar, Pınar Gayıp’ın 10 yıldır aynı telefon numarasını kullandığını, MASAK kayıtlarında görülen paranın da kira ve günlük yaşam giderleri için kullanıldığını belirtti. Delillerin toplandığını ifade eden avukatlar, ETHA’nın mülki ortaklarından olan Pınar Gayıp’ın kaçma şüphesinin bulunmadığını belirterek tahliyesini talep etti.
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Pınar Gayıp’ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmesine ve davanın 7 Aralık’a ertelenmesine karar verdi.







