İHD pazartesi günü kimliklerin hakları için nöbet başlatıyor
- 16:14 13 Ocak 2026
- Güncel
ANKARA - Dört bir yandan gelen Barış Anneleri, İHD’yi ziyaret etti. Barış Anneleri, “Önderlik özgür olmadan bu savaşlar durmayacak. Böyle bir barış olamaz” sözlerini kullanırken, İHD ise pazartesi günü nöbet başlatacaklarını duyurdu.
HTŞ çetelerinin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılarına tepki gösteren Barış Anneleri, Kürdistan ve Türkiye’nin çeşitli kentlerinden Ankara’ya geldi. Barış Anneleri, Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan Sayıştay önünde, Dışişleri Bakanlığı’nı protesto etmek için basın açıklaması gerçekleştirdi.
Ardından Barış Anneleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’ne geçti. Burada 19 Ocak Pazartesi günü Demokratik Kurumların, İHD’de başlatacağı hak ihlallerine karşı barış nöbetinin duyurusu yapıldı. Kürtler, Aleviler, Dürziler, Ermeniler ve son gün ise İran için toplam 5 gün nöbet tutulacak.
‘Bu saldırılar savaş suçudur’
Öncelikle söz alarak barış nöbetini duyuran İHD üyesi Tanju Gündüz Alp, “Bugün Suriye’de, özellikle Halep’te yaşananlar bu küresel trajedinin ciddi bir parçasıdır. Kürt halkına yönelik sistematik saldırılar, etnik temizlik girişimleri ve uluslararası hukukun çiğnenmesi açık bir insan hakları ihlalidir. Halep’in Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahalleleri, yoğun Kürt nüfusun yaşadığı bölgeler olarak, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı ve Türkiye’nin askeri-lojistik desteğini aldığı anlaşılan silahlı gruplarca hedef alınmıştır. Bu saldırılar savaş suçu niteliği taşımaktadır” diye belirtti.
‘Barış talebi suç değildir’
Ardından annelerin Dışişleri Bakanlığı önündeki eylemine yönelik müdahaleye tepki gösteren Tanju Gündüz Alp, “Barış Anneleri'nin Ankara’ya gelişi ve Dışişleri Bakanlığı önünde yapmak istediği basın açıklamasının engellenmeye çalışılması, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplantı hakkının ihlalidir. Savaşa karşı çıkmak, barış istemek, evlatlarının ölmesini istememek; evrensel bir haktır, anayasal bir güvencedir, insani bir taleptir. Barış talebinin kriminalize edilmesi, militarist politikaların içerideki yansımasıdır. Annelerin, akademisyenlerin, sanatçıların, insan hakları savunucularının barış çağrısı bastırıldığında; savaş kültürü pekişir, insan hayatı değersizleşir, demokrasi çöker. Biz İnsan Hakları Derneği olarak, savaşa değil barışa, ölüme değil yaşama, ayrımcılığa değil eşitliğe, cezasızlığa değil adalete taraf olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz” sözlerini kullandı.
'Kadınlar, çocuklar ve siviller hedef alınıyor'
İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın söz alarak annelerin barış yürüyüşünü selamladı. Cihan Aydın, “Dört beş gündür özellikle Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırılar var. Kadınlar, çocuklar ve siviller hedef alınıyor. Aynı zamanda sivil yerleşim yerleri, okullar, hastaneler, altyapılar hedef alınıyor. Bütün bunları değerlendirdiğimizde bunlar, hiç kuşkusuz savaş suçudur” dedi.
Nöbete destek vereceklerini açıklayan Alınteri adına Zarife Çamalan ise, “Soğuk demediniz, yollar bozuk demediniz, tam da faşizmin başkentine geldiniz ki Suriye'deki halklara karşı yapılan saldırılara, yerinden edilmelere, teslim almalara karşı Rojava’yı da teslim etmeyeceğiz diyerek buraya geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyoruz. Nasıl ki Rojava özgürlüğünü eline almak için mücadele ederken yan yanaysak, bugün de yan yana olacağız. Alınteri olarak bu mücadelede analarımızın yanında olacağız ve tutulacak olan nöbete de katılacağız” diye belirtti.
‘Önderlik özgür olmadan bu savaşlar durmayacak’
Rojava’daki katliamları kınadıklarını söyleyen Barış Annesi, yıllardır büyük bedeller ödediklerini belirterek, “Hâlâ bu bedeli ödüyoruz. Daha çocuklarımızın kemiklerini ararken, şimdi yine Kürtler üzerinde bir katliam başlattılar. Tüm dünya Kürtlere yönelik yapılan soykırıma karşı sesini çıkarmalı, sesimizi duymalıdır. Bu savaşta ABD’nin de Türkiye’nin de parmağı var ki bu katliama başladılar. Şunu bilsinler, Önderimizi bırakmadığınız sürece bu katliamlar her gün yaşanacak. Kürtlerin Önderliği’ni bırakmadıkları sürece dünya bu savaşları yaşayacaktır. Biz özgürlüğümüzü de Kürdistan’ın özgürlüğünü de Önderlik olmadan istemiyoruz. Önderlik özgür olmadan kimse özgür olmayacak” sözlerini kullandı.
‘Kürtleri katletme projesi’
Bir diğer Barış Annesi, “Sürekli Kürtlerin üzerinde bir tecrit var. Sürekli oyunlar Kürtler üzerine oynanıyor. Kaç defa barış sürecine girdik. Bu barış süreçleri maalesef nihai sonuçlanamadı. Bu seferki barış süreci dedik tamamdır. Önderliğimiz ile görüşüldüğü için, Önderliğimizin çağrısıyla hepimiz bu barış için umutlandık. Fakat Barış Annelerimiz Meclis’e geldiğinde Kürtçe konuşmalarına izin verilmediğinde, Türkiye’nin bu barış sürecinde bu masada hiçbir ciddiyetinin olmadığını gördük. Gelelim Rojava’daki olaylara. Gerçekten insanlık dışıdır. Hiç kimse bu savaş suçlarını kabul edemez. Bir yandan barış süreci diyorlar, bir yandan kardeşlerimizi katletmeye çalışıyorlar. Bu bir Ortadoğu projesi değil. Bu bir Kürtleri katletme projesi. Ne yazık ki Türkiye'nin eliyle, Hakan Fidan’ın eliyle bu çetelere destek verilip DAİŞ tekrardan hortlayıp bu mahallelere girerek Kürt vatandaşlarımıza saldırıda bulundu. Biz bunu canı gönülden kınıyoruz. Biz bunu lanetliyoruz. Böyle bir barış olamaz. Bir yandan bizimle barış istiyorsunuz, bir yandan bizi katletmeye çalışıyorsunuz” diye belirtti.







