Ayten Dersim: Kadın kahramanlığı döneminde tarihi yeniden yazalım

  • 10:26 30 Ocak 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Rojava özelinde yapılan saldırıları değerlendiren PAJK Koordinasyon Üyesi Ayten Dersim, saldırıların uluslararası konsep sonucu olduğunu belirterek, "Önder Apo’nun ‘Ben bu dönemi kadın kahramanlık dönemi olarak tanımlıyorum. O yüzden bu yüzyıl kadın kahramanlık yüzyılıdır. Bu kahramanlığı yazmak kadınların görevidir. Yirmi birinci yüzyılı kadının mücadele yüzyılı yapalım. Bu dünyayı kadın öncülüğünde kurtaralım"dedi. 
 
PAJK Koordinasyon Üyesi Ayten Dersim, Rojava’ya yönelik saldırıları ve kadınların verdiği mücadeleyi Medya Haber TV’de yayınlanan Özel Program’da anlattı.
 
Savaşlara dikkat çeken Ayten Dersim, "Bu yılki vahşet hem topluma dönük hem de kadına dönüktür. Egemen güçlerin, iktidar güçlerin, faşist güçlerin en çok korktukları ve vahşet uyguladıkları kesim toplumdaki kadına yöneliktir. Çünkü kadının toplumdaki varlığı, toplumdaki özneliği, toplumsallığı belirleyici olmanın en önemli halkalarından biridir" dedi. 
 
'Saldırılar planlı'
 
Ayten Dersim Rojava'ya yönelik saldırılara işaret ederek, "Tüm kadınlar bir kıvılcım, bir hareketlilik, örgütlülük bekliyor. Çünkü öyle bir çıkmaz var, öncülerde yetersizlik var. Bunu gerçekleştiren YPJ savaşçıları oldu. YPJ savaşçıları halkın çocuklarıydı. Tehlikeyi gördüler. Saldırılar bir plan dahilinde hazırlanarak geliştirilen bir DAİŞ yönelimidir. Buna karşı örgütlenirsek öz savunmamızı, mücadelemizi geliştirebiliriz, kendimizi savunabiliriz, halkları savunabiliriz. Sessiz kalmak, pasif kalmak, var olana tabi olmak bitiştir, yok oluştur, köleliktir" diye belirtti. 
 
Uluslararası konsep, yeniden dizayn
 
HTŞ'nin Rojava'ya yönelik saldırıların uluslararası güçlerin hazırladığı bir konsep sonucu olduğunu belirten Ayten Dersim, "Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmenin pratikleridir, uygulamalarıdır, hazırlıklarıdır. Kuzey-Doğu Suriye'de birçok halk yaşıyor, haklar ve kadınlar mozaiğidir. Her dilden, her mezhepten, her inançtan. Halklar için bu sorun değil. Ama bunu engelleyen devletlerdir ya da iktidar güçleridir, hegemonlardır" diye aktardı. 
 
Ayten Dersim, HTŞ'nin El-Nusra ve DAİŞ'in toplamı olduğunu ifade ederek, "Böyle DAİŞ kılıflı, özü ve yöntemi aynı olan, bu halklara köleliği, boyun eğmeyi, iradesizliği dayatan ve zoru kullanan bir yapıdır" ifadelerini kullandı.  
 
'Direnişi sahiplenelim'
 
Saldırılara karşı Rojava halkın direnişi etrafında kenetlenme çağrısı yapan Ayten Dersim, şöyle devam etti: "Varlığımızı kimseye teslim etmeyeceğiz. Onurumuzu koruyoruz ve koruyacağız. Bunun ucunda ölüm vardır, bunun ucunda katledilmek vardır ama onurumuzu teslim etmeyeceğiz. Çünkü halklar kendi varlıklarının kararını kendileri verir. O anlamda mesele sadece bir, iki rejim değildir.
 
Kadın kahramanlığı dönemi
 
Önder Apo’nun ‘Ben bu dönemi kadın kahramanlık dönemi olarak tanımlıyorum’ tespiti gerçekten yaşadığımız mücadeleyi tanıma kavuşturan bir Önderlik yaklaşımıdır. Bizler Kürt özgür kadın hareketiyiz ama bu büyüdü. Kürt ve Kürdistan’ı aşarak evrenselleşti. Dünya kadın hareketleri olarak mücadelemizi bir tanıma kavuşturmamız gerekir. Yürüttüğümüz direniş, mücadele, örgütlülük, birliktelikte bunların hepsi bir kahramanlık destanıdır. Kahramanlık hep bize yüklenen ya da verilen bir kavram gibi anlatılır. Gidersin, şehit düşersin ve kahraman olursun. Elbette bu da bir kahramanlıktır. Ama asıl kahramanlık, onu yaşama kavuşturan, mücadeleye kavuşturan, sürekli bir mücadele azmiyle, kararlılıkla, iddiayla kendini büyütmektir.
 
Kadın tarihi 
 
Egemenlerin yazdığı tarihle bakarsak böyle görürüz. Ama yazılmayan bir tarih vardır. İşte kadınların mücadelesi, halkların mücadelesi bu yazılmayan tarihi gün yüzüne çıkarıyor. Jineoloji bu yüzden geliştirildi. Kadınların tarihini bugüne taşımak için geliştirildi. Tarihte kadınların hep bir mücadelesi vardı ama bu mücadeleler ya silindi ya çarpıtıldı. O yüzden tarihteki direnişi bilince çıkarmak, bugünü doğru okumak ve geleceği doğru örmek gerekir.  Kahramanlık yeniden tanımlanıyor. Kadınlar üzerinden yeni bir anlam kazanıyor. Bu uğurda binlerce beden verildi, binlerce kahraman verildi, binlerce destanlar yazdık, binlerce direniş gösterildi. Halklar bu yüzden kenetleniyor, bu yüzden ilham alıyor.
 
Bakış açımız evrenseldir
 
Bugün Avrupa’da katledilen kadın da biziz. Kimliği, mezhebi, ırkı ne olursa olsun biz bu sınırları aştık. Evrensellik bizim bakış açımızdır. Mücadele ederek bu bilince ulaştık. Avrupa’da çok sayıda kadın katlediliyor. Ortadoğu yeniden DAİŞ eliyle dizayn edilmek isteniyor. Katliamlarla teslim alınmak isteniyor. Bu diğer halklara da sıçrar. Bu rejimler bununla yetinmez. O yüzden bizim mücadelemiz tüm kadınların sesidir. Nerede bir kadın katlediliyorsa onun mücadelesini yürütmeliyiz. Mücadele sadece bir yürüyüş yapmak değildir, sadece bir açıklama yapmak değildir. Elbette bunlar da vardır ama sen büyüdükçe mücadele araçların, gerekliliklerin ve kapsamın da ona göre gelişir. O yüzden hiç kimseyi hesapsız bırakmamalıyız. Hesabımız gerçekten bu şiddeti durdurmak olmalıdır. Bu katliamdan vazgeçirmek olmalıdır. Bunu kendi mücadelemizi büyüterek yapmalıyız.
 
Öz savunma 
 
Önderlik bize bunu sürekli söyledi ve tüm savunmalarında da bunun özünü görüyoruz. Siz büyüdükçe karşıdaki tehlikeleri aşarsınız, hep karşıt durarak değil, kendi dinamiklerinizi güçlendirerek mücadele etmelisiniz der. Bu bütünlüklü bakış şunu ifade ediyor; dün de öz savunma gerekliydi, bugün de gereklidir. İnsanlık var oldukça, halklar var oldukça, kendi demokratik sistemlerini, kendi özgür ve yaşanabilir yaşamlarını kurmadıkları sürece öz savunma her zaman olacaktır. Bu bir güvencedir, bir garantidir. Bir de içteki gerçeklik var. 
 
Cinsiyetçilik 
 
Sadece dışarıdan gelen bir düşmandan söz etmiyoruz. İçeride de bu kadar derin bir cinsiyetçilik vardır. Aile içi şiddet vardır. Kadının iradesini görmeme, tanımama vardır. Kadını ev içinde köle gibi çalıştıran, dışarıda çalışmasına izin vererek ekonomik özgürlüğü varmış gibi gösteren ama aslında onu özgürlüğünden vazgeçirmeye çalışan bir sistem vardır. Bunların hepsi oyalamadır, kandırmadır, tesellidir. Çünkü kadının bilinçlenmesi toplumun bilinçlenmesidir. Biz toplumdan kopuk değiliz.
 
Kadının mücadele yüzyılı 
 
O yüzden bu yüzyıl kadın kahramanlık yüzyılıdır. Bu kahramanlığı yazmak kadınların görevidir. Mücadele eden tüm kadınlar kahramandır. Jin Jiyan Azadî’de direnen kadınlar kahramandır. Zulme boyun eğmeyen tüm kadınlar kahramandır. Ruh bütünlüğüyle, düşünce bütünlüğüyle, mücadele bütünlüğüyle nerede olursak olalım birbirimizin mücadelesini büyütmeliyiz.
 
Dünyayı kurtaralım
 
Önderlik bu yüzyılı kadının mücadele yüzyılı olarak tanımladı ve dünyayı kadınlar kurtaracaktır. Dün de buna inandık, bugün de inanıyoruz. Mücadelemize inanalım ve mücadelemizi büyütelim. Örgütlülüğümüze inanalım ve örgütlülüğümüzü büyütelim. Bilince yüklenelim. Kadın bilinçsiz bırakılarak ötekileştiriliyor. Sosyolojiye yüklenelim, jineolojiye yüklenelim, felsefeye yüklenelim. Yirmi birinci yüzyılı kadının mücadele yüzyılı yapalım. Bu dünyayı kadın öncülüğünde kurtaralım."