Pîran’da yüzlerce kişi Rojava için yürüdü

  • 13:13 30 Ocak 2026
  • Güncel
AMED - Pîran’da çetelerin Rojava'ya saldırılarına karşı yüzlerce kişi yürüyüş gerçekleştirirken, yürüyüşte “50 milyon Kürdü yok edemezsiniz” mesajı verildi. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Pîran ilçe örgütü HTŞ ve Türkiye destekli çetelerin Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı ilçe merkezinde yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe DEM Parti Amed Milletvekili Serhat Eren, Tevgera Jinên Azad (TJA), DEM Parti ilçe örgütü ve çok sayıda kişi katıldı. Yürüyüşte sık sık, "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî berxwedana Kobanê" ve "Jin jiyan azadî" sloganları atılırken, "Rojava'ya ses ver" pankartı asıldı.
 
'DAİŞ ile değil Kürtlerle iş birliği içinde olun'
 
Rojava'nın Kürtler açısından büyük bir önemi olduğunu söyleyen Yüksel Bozkurt, Kürtlerin kazanımlarının daima yok edilmek istendiğini belirtti. Kürtler hak sahibi olmasın diye her türlü saldırı yapıldığını kaydeden Yüksel Bozkurt, “DAİŞ ile iş birliği içine giriyorlar. Onlarla komşu olmak istiyorlar fakat diyoruz ki; Kürt halkıyla birlik olun DAİŞ ile birlik olmayın. Kürtlerle birlik olduğunuz sürece Ortadoğu'da kazanan siz olacaksınız" şeklinde konuştu.  
 
Ardından açıklamayı kitle adına DEM Parti Pîran İlçe Yönetimi’nden Muhammed Birkan okudu.
 
'Yaşananlar göz önündedir'
 
Rojava'da yaşanan ve sistematik bir şekilde sürdürülen insanlık trajedisinin dayanılmaz bir noktaya ulaştığını söyleyen Muhammed Birkan, "Uluslararası hukukun insan haklarının ve en temel insani değerlerin açıkça ayaklar altına alındığı Rojava toprakları, bir dizi ağır savaş suçuna ve insanlığa karşı suça sahne olmaktadır. Sivillere yönelik kasıtlı ve orantısız saldırılar; temel altyapının (hastaneler, okullar, su kaynakları) yok edilmesi, kimyasal silah şüpheleri, keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler ve toplu yerinden etmeler... Tüm bunlar uluslararası toplumun gözü önünde, bir halkın varlığına ve geleceğine yönelik korkunç bir saldırı olarak sergilenmektedir. Yaşananları tarif etmek için, çatışma veya operasyon gibi steril terimler kullanmak, bu yaşanan vahşetin üzerini örtmekten başka bir işe yaramaz. Karşımızda bir bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi yerel halkı korku ve şiddet yoluyla göçe zorlamayı ve tüm direniş odağını fiziksel olarak ortadan kaldırmayı hedefleyen bir katliam ve etnik temizlik politikası bulunmaktadır" dedi.
 
Talepler 
 
Uluslararası topluma ve yetkili kurumlara seslenen Muhammed Birkan, şu talepleri sıraladı: 
 
“*Derhal ve etkin sorumluluk mekanizmaları: Rojava da işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar derhal bağımsız uluslararası kuruluşlar tarafından araştırılmalı sorumlular tespit edilmeli ve adalet önüne çıkarılmalıdır.
 
*Sivil yaşam koridorları ve insani yardım: Sivillerin güvenli bir şekilde tahliyesi için, acil insani koridorları açılmalı uluslararası insani yardım kuruluşlarına engelsiz ve güvenli erişim sağlanmalıdır. Bölgede kalan sivillere yönelik temel gıda, ilaç ve barınma ihtiyaçları karşılanmalıdır.
 
*Siyasi çözüm çağrısı: Bölgedeki krize kalıcı çözüm, askeri yöntemlerle değil; kapsayıcı, adil ve tüm tarafların temsil edildiği siyasi diyalogla mümkündür. Baskı ve şiddet sarmalı ancak diyalogla kırılabilir.
 
*Medyanın tarafsız sorumluluğu: Dünya medyasını; bu yaşananları tarafsız, insan odaklı ve doğru bir şekilde kamuoyuna aktarmaya, bu sessiz katliama ses olmaya çağırıyoruz. Rojava yıllardır sadece bir coğrafi bölge değil, farklı etnik ve dini grupların bir arada yaşama æumudunun sembolüydü. Kadınların, erkeklerin, çocukların, Kürtlerin
 
*Arapların, Süryanilerin, Êzidilerin ve daha birçok grubun barış içinde bir arada yaşama arzusunun yeşerdiği bir topraktır. Ancak ne yazık ki bu topraklar son dönemlerde derin acılara tanık oluyor.  Rojava da yaşamını yitiren tüm sivillerin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Umuyoruz ki adalet, barış ve insan onuru bu topraklara tekrar hakim olur."
 
‘Milyonlarca Kürdü yok edemezsiniz’
 
Rojava’daki halkın soykırım ile karşı karşıya kaldığını ifade eden Serhat Eren, soykırıma karşı DAİŞ’in  hamiliğini yapanlara seslendi. Serhat Eren, “Suriye'nin Güneyindeki topraklar Suriye'nin toprağı değil mi? Suriye’nin Güneyine yerleşenler Şam'a komşu olanlara tek kelime edebiliyor musunuz? Binlerce yıldır kendi topraklarında yaşayan Kürt halkına top, tank, İHA ve SİHA ile saldırıyorsunuz. Yüz yıldır her yolu denediniz deniyorsunuz ama başaramadınız. Denenmedik tek yöntem kaldı diyalog müzakere barış... Suriye ve Rojava’da yaşayan Kürtler halkların bir arada eşit koşullarda yaşaması için mücadele ettiler.  Bugün Suriye’de demokratik Anayasa var mı? Adalet, seçilmiş parlamento var mı? Sivil bir savunma ordusu var mı? Çağdaş eğitim sistemi var mı hayır. Ne var orada sadece ve sadece insan öldürmek. İnsan öldürmeye hakim olan çetelerin hakim olduğu bir Suriye var. Tekli merkeziyetçi sistem kurmak isteyen bir HTŞ çetesi var bunu kabul etmemiz mümkün değil. Rojava’da Kürtlere açan savaşa karşı milyonlarca Kürt yüreğini Rojava’ya yatırmış 50 milyon Kürdü yok edemezsiniz” sözlerine yer verdi.
 
Açıklama,  yapılan yürüyüşle sona erdi.