Demokratik Birlik İnisiyatifi’nden Rojava için ulusal birlik çağrısı
- 17:57 30 Ocak 2026
- Güncel
AMED - Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Rojava’ya yönelik saldırıların Kürt halkının kazanımlarını hedef aldığını vurgulayarak, ulusal birlik, statü talebi ve öz savunmanın meşru bir hak olduğunu belirtti.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA), Azadi Partisi, Devrimci Demokratik Kültür Derneği (DDKD) ile Kürdistan Komünist Partisi (KKP), Demokratik Birlik İnisiyatifi öncülüğünde ulusal birlik çalışmaları kapsamında açıklama yaptı. KKP binasında yapılan açıklamaya, DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile çok sayıda inisiyatif üyesi katıldı.
‘Kürtler geçmişteki Kürtler değildir’
Burada konuşan İnisiyatifin Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Suriye'de yaşanan gelişmeleri, saldırıları hatırlatarak, HTŞ’nin bu saldırıları sonucunda yüzbinlerce insanın göçe maruz bırakıldığını, bunlardan bir kısmının katledildiğini hatırlattı. Kürtlerin Suriye topraklarındaki kazanımlarının ve varlığının ciddi bir tehdit altında olduğunun açık olduğuna dikkat çeken Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, “Ateşkes kararına rağmen saldırılar durmadı ve Kobanê kuşatması her geçen gün daha da kötüleşiyor. Bunun nedeni, Kürt halkının, özellikle Kürdistan'ın dört parçasında ve tüm dünyada ulusal birlik ruhuyla birleşmiş olmasıdır. Bu nedenle Kürt halkı, Ortadoğu'daki Kürt varlığına karşı uluslararası bir ittifak kurulduğunu ve amacın Kürtleri bir kez daha statülerinden mahrum bırakmak olduğunu görüyor. Ancak size bir kez daha hatırlatmak isteriz ki. Kürtler geçmişteki Kürtler değildir. Bu farkındalıkla, ulusal birlik ve dayanışmayı teşvik etme çabaları aralıksız devam etmektedir” dedi.
‘AKP Hükümeti'nin Rojava'ya karşı kayıtsızlığı kabul edilemez’
Nerede ve kim tarafından olursa olsun, birlik için atılan her adımı kutsal bir adım olarak karşıladıklarını dile getiren Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, “Bu bağlamda, siyasi kurumlar ve partiler olarak, tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, halkımızın birlik umudunu güçlendirmek için bir araya geldik. Ulusal kongre için gönüllü diplomasi çabalarının tüm Kürt grupları için zorunlu olduğu açıktır. Çünkü biliyoruz ki özgürlük umudumuz birlik içinde daha güçlü olacak ve ancak bu birlik duruşu Rojava'ya özgürlük getirecektir. AKP Hükümeti'nin Rojava'ya karşı kayıtsızlığı da kabul edilemez. İnsani yardımın Kobanê’den geçebilmesi için Murşitpınar kapısı derhal açılmalıdır. Çünkü Rojava'daki Kürtler, Türkiye'deki Kürtlerle sadece bir millet değil, doğrudan kardeşlerdir. Bu zor günler, Kürt halkı ve sadık dostları için şüphesiz tarihi günlerdir. Sadece Kürt halkı değil, insanlığın vicdanı da bugün kimin ne yaptığını ve kimin ne yapmadığını görecektir” ifadelerini kullandı.
‘öz savunma meşru bir haktır’
SDG ile Şam Geçici Hükümeti arasındaki anlaşmayı olumlu bir adım olarak karşıladıklarını sözlerine ekleyen Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Ancak üç önemli noktayı bir kez daha vurgulamak ve kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz: Rojava yalnız değil. 1 Şubat Rojava ile Dayanışma Günü ilan ediyor ve Rojava'nın sesinin dünya tarafından duyulmasını talep ediyoruz. İkincisi; her ulus gibi, Kürt halkının da resmi bir statüye sahip olma meşru hakkı vardır. Bu nedenle, Rojava'nın statüsünün derhal tanınmasını talep ediyoruz. Üçüncüsü; Suriye'deki çetelerin acımasız saldırılarına karşı, Rojava halkının kendini savunma hakkı vardır. Bu nedenle, öz savunma meşru bir haktır. Rojava yalnız değil, Rojava Kürt halkının kırmızıçizgisidir.”







