Amed Çocuk Hakları Ağı: Rojava’da çocuklar hedefte

  • 14:35 31 Ocak 2026
  • Güncel
AMED - Amed Çocuk Hakları Ağı, “Çocuklar savaşın tarafı değildir!” şiarıyla çocukların yaşam hakkı için yapılan açıklamada, çocukların savaşın tarafı olmadığı ve Rojava’da çocuk katliamlarının normalleştirildiğine dikkat çekildi.
 
Amed Çocuk Hakları Ağı, “Çocuklar savaşın tarafı değildir!” şiarıyla çocukların yaşam hakkı için Amed’in Yenişehir ilçesinde bulunan Sümerpark’ta açıklama yapıldı. Birçok dilde çocuk haklarına ilişkin dövizlerin taşındığı açıklamaya çok sayıda kurum, kuruluş ve kişi katıldı. Açıklama metni Zazaki, Türkçe ve İngilizce olmak üzere üç dilde okundu.
 
Metnin İngilizcesini Amed Çocuk Hakları Ağı Eş Sözcüsü ve psikolog Laleş Öngül okudu.
 
‘Ölümler bilinçli ihmal ve kuşatma politikası sonucudur’
 
Rojava’daki çocukların kuşatma altında ölüme terk edildiğini belirten Laleş Öngül, “Rojava’daki durum ağır bir insanlık felaketine dönüşmüştür. 2014 yılından bu yana ağır savaş ve zorunlu göç koşullarıyla yaşam mücadelesi veren Kürt halkı, bugün çocukların yaşam hakkını doğrudan hedef alan yeni ve daha yıkıcı bir kuşatma ile karşı karşıyadır. Uluslararası basına yansıyan bilgiler ve insan hakları örgütlerinin doğruladığı raporlara göre, Kobanê başta olmak üzere birçok yerleşim yeri silahlı gruplar tarafından bilinçli ve sistematik bir kuşatma altına alınmıştır. Şam rejiminin bu kuşatması, sivillerin ve insani yardım aktörlerinin hareketini fiilen durdurmuş; halkı elektrik, su, gıda, ısınma ve sağlık hizmetlerinden yoksun bırakmıştır. Yalnızca son haftalarda, altyapının çökmesi ve ısınma imkânlarının ortadan kalkması nedeniyle birçok çocuk aşırı soğuklar ve yetersiz yaşam koşulları sonucu yaşamını yitirmiştir. Bu ölümler kader değil; çocukların yaşam hakkını hiçe sayan bilinçli bir kuşatma ve ihmal politikasının doğrudan sonucudur” dedi.
 
Çocukların birçok hakkı ihlal ediliyor
 
Laleş Öngül, Rojava’da çocukların, savaşın hiçbir tarafı olmamalarına rağmen fiilen hedef hâline getirildiğini aktararak, “30 Ocak 2026 tarihinde, SDG ile Suriye Geçici Hükümeti arasında imzalanan anlaşma kapsamında saldırıların durdurulduğuna dair kamuoyuna yansıyan açıklamalar bulunmakla birlikte, bu gelişmenin sahada çocukların yaşam koşullarına somut ve kalıcı bir iyileşme olarak yansımadığı görülmektedir. Bombardımanların geçici olarak durdurulmuş olması olumlu bir adım olmakla birlikte, insani yardımın ulaştırılmasında, kuşatmanın fiilen kaldırılmasında ve güvenli insani koridorların açılmasında henüz kayda değer bir ilerleme sağlanamamıştır. Bu durum, çocukların yaşam hakkına yönelik risklerin devam ettiğini göstermektedir. Rojava’da çocuklar, savaşın hiçbir tarafı olmamalarına rağmen fiilen hedef hâline getirilmiştir. Yetersiz beslenme, ilaç ve tıbbi ekipman eksikliği, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ve insani yardım girişlerinin durdurulması; çocukların hayatta kalma, gelişme ve korunma haklarını ağır biçimde ihlal etmektedir. Bu koşullar yalnızca fiziksel değil, çocuklar ve aileler üzerinde derin ve kuşaklararası kalıcı travmalara da yol açmaktadır” ifadelerini kullandı.
 
‘Çocukların yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz’
 
Öte yandan Kürdistan ve Türkiye’de yaşayan Kürt çocuklara yönelik hak ihlallerinin de ciddi bir boyuta ulaştığını söyleyen Laleş Öngül, “Demokratik haklarını kullandıkları için gözaltına alınan çocuklar; hukuka aykırı biçimde ailelerinden koparılmakta, savunma haklarına erişimleri engellenmekte, işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmaktadır. Protesto hakkının engellenmesi, keyfi gözaltılar ve çocuklara yönelik cezasızlık politikası, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere tüm uluslararası normlarla açıkça çelişmektedir. Bu ihlaller belgelenmiş, raporlanmış ve görmezden gelinemez niteliktedir. Bizler, Amed Çocuk Hakları Ağı olarak, çocuklara yönelik bu çok katmanlı şiddeti ve hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. Çocukların yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz; savaş, güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle askıya alınamaz. Bu nedenle çocuk hakları alanında küresel sorumluluğu bulunan kurumları açıkça göreve çağırıyoruz” diye belirtti.
 
Kurumlara çağrı
 
Laleş Öngül, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi, Save the Children, Defence for Children International, Human Rights Watch, Amnesty International gibi kurumlara çağrı yaparak, bu kurumları yaşanan ihlalleri derhal uluslararası gündeme taşımaya ve somut adımlar atmaya davet etti.
 
Ardından Laleş Öngül, taleplerini şu şekilde sıraladı:
 
"*SDG ile Suriye Geçici Hükümeti arasında imzalanan anlaşmanın sahada somut biçimde uygulanması,
 
*Çocukların yaşam hakkını ihlal eden Rojava’daki bombardımanların ve sivil yerleşimlere yönelik saldırıların derhal durdurulması,
 
*Çocukların temel ihtiyaçlarına, gıda, temiz su, sağlık, barınma ve ısınma acil ve kesintisiz erişimin sağlanması,
 
*Uluslararası koruma ve izleme mekanizmalarının derhal devreye sokulması,
 
*Güvenli ve sürekli insani koridorların açılması; özellikle Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardım geçişlerine derhal açılması,
*Rojava’da ve bölgede çalışan hak savunucularının, insani yardım çalışanlarının, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin güvenliğinin sağlanması,
 
*Türkiye’de çocuklara yönelik hukuksuz gözaltı, tutuklama ve yargılamalara son verilmesi,
 
*Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2250 sayılı kararı başta olmak üzere, çocukların silahlı çatışmalardan korunmasına ilişkin tüm uluslararası yükümlülüklerin acilen hayata geçirilmesi. Taraf olan devletler ve uluslararası aktörlerin, sessizlikleriyle bu ihlallerin parçası olmaktan derhal vazgeçmesi."
 
‘Çocuklar savaşın tarafı değildir’
 
Laleş Öngül, son olarak çocukların savaşın tarafı olmadığını vurgulayarak, “Onlara yönelen her saldırı, yalnızca bireysel yaşamları değil; insanlığın ortak vicdanını doğrudan hedef alan bir suçtur. Bu nedenle sesleniyoruz: Adalet, ancak tüm çocuklar için sağlandığında anlamlıdır. Çocuk hakları ihlal edilemez, ertelenemez, görmezden gelinemez” dedi.
 
Açıklama, taleplerin okunması ardından sona erdi.