Abya Yala’dan Kürdistan’a kadınlar ortak mücadele hattını tartıştı

  • 19:36 13 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Bogota’da 12 Şubat’ta başlayan “Çiçekleneceğiz Çünkü Savaş Köklerimizi Yok Edemez” Konferansı’na Abya Yala ve Kürdistan’dan 400’ü aşkın delege katıldı. Kadınlar, kadın konfederalizmi, jineoloji, özsavunma ve ekolojik mücadele konularında deneyimlerini paylaştı, enternasyonal dayanışmayı güçlendirme çağrısı yaptı.
 
Kolombiya’nın başkenti Bogota’da 12 Şubat’ta başlayan “Çiçekleneceğiz Çünkü Savaş Köklerimizi Yok Edemez” Konferansı, Abya Yala ve Kürdistan’dan 400’ü aşkın delegeyi bir araya getirdi. “Kadınlar Geleceği Örüyor” ağı ile Latin Amerika’daki kadın hareketlerinin ortak organizasyonuyla gerçekleştirilen etkinlik, sömürgecilik, ataerki ve kapitalizme karşı kadın öncülüğünde ortak mücadele hattı oluşturmayı hedefledi.
 
Konferansa Meksika, Honduras, Guatemala, Haiti, Nikaragua, Kosta Rika, Panama, Venezuela, Kolombiya, Ekvador, Brezilya, Bolivya, Peru, Şili, Arjantin ve Uruguay’ın yanı sıra Kürdistan, Türkiye, Avrupa, Kanada ve Avustralya’dan delegeler katıldı.
 
Konferans, "Abya Yala’daki sömürgeci politikalar ve saldırılar, toprak savunma mücadelesi” başlıklı ilk oturumda,  “Bu saldırılara karşı gelişen direnişler ve aralarındaki bağlantılar, bu mücadelelerin biçimi, yöntemleri ve ortak noktaları” ve “Bu saldırılara karşılık devletin tuzaklarına düşmeden alternatif bir sistem nasıl oluşturulur?” alt başlıklarında sömürgeci saldırılara karşı yerli kadın mücadeleleri, komünal feminizm, Kürt özgürlük mücadelesinin tarihsel gelişimi ve kadın öncülüğü, mücadelenin kolektif karakteri tartışıldı.
 
Kadına ve toprağa yönelik saldırılar masaya yatırıldı
 
Konferansın ikinci oturumu “Kadına ve Toprağa Karşı Saldırılar ve Direnişler” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Bolivya’dan Andriana Guzman’ın yaptığı panelde ilk sözü Feministas del Abya Yala temsilcisi Canina aldı. Canina, ataerkil sistem ile sömürgeci politikaların halkların direnişini hedef aldığını belirterek, “Geleceğin tohumlarıyız. Sınırları aşan feminist bir perspektifi büyütmeliyiz” dedi.
 
Honduras, Guatemala ve Ekvador’daki halk hareketlerine yönelik baskılara dikkat çeken Canina, enternasyonal dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Aynı ağdan Salema, Abya Yala’dan Kürdistan’a uzanan coğrafyada kapitalist modernite ve devlet iktidarının ortak saldırılarını vurguladı. Özellikle Arjantin’de emekçilere ve kadınlara yönelik politikaları eleştiren Salema, “Umudumuzu yok etmelerine izin vermeyeceğiz. Köyde, şehirde, her alanda birlikte mücadele etmeliyiz” dedi.
 
Honduras Yerel Halklar Meclisi COPINH üyesi Bertita Zuniga Caceres, annesi ekolojist lider Berta Caceres’in katledilmesinin 10. yılına girildiğini hatırlatarak adalet nöbetlerinin sürdüğünü aktardı. Rojava ve Venezuela’daki saldırılara dikkat çeken Caceres, Kürt kadın mücadelesine dayanışma mesajı verdi.
 
KJAR temsilcisi Mariyam Fatihi, İran ve Rojhilat’ta kadınlara yönelik baskıları anlattı. Jina Amini’nin katledilmesinin ardından gelişen “Jin Jiyan Azadi” isyanlarını hatırlatan Fatihi, İran rejiminin kadın bedeni üzerinden sistematik tahakküm kurduğunu söyledi ve Kürt halkının konfederal bir sistem hedeflediğini vurguladı.
 
Direnişe kadınların rengini katmak
 
Konferansın üçüncü oturumu üç bölüm halinde gerçekleştirildi. İlk bölümde kadınların örgütlenme deneyimleri ve demokratik konfederal ağların nasıl örülebileceği tartışıldı. Moderatörler Kar Helena ve Zîlan Diyar’dı.
 
Kolombiya’dan Diana Lorena Montano Riasco, siyahi kadınlara yönelik sistematik devlet şiddetinin görünmez kılındığını belirterek, “Kadınların tarihi mirasıyla direnişi büyütmeliyiz” dedi. Brezilya Yerli Hareketi Luta Popular’dan Vanesa Mendoça, 500 yıllık sömürgecilik karşısında kırsal ve kentsel direnişin sürdüğünü ifade etti. El Salvador’dan Vidalina Morales, artan insan hakları ihlallerine dikkat çekerken, Haiti’den Vanesa Jeudi, ülkedeki uluslararası müdahalelerin şiddeti derinleştirdiğini söyledi.
 
Rojava’dan Berivan Xalid, Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın öncülüğünde gelişen devrimci deneyimi aktardı. Kongra Star ve YPJ’nin rolüne değinen Xalid, kadın kazanımlarına yönelik saldırıların sürdüğünü belirterek uluslararası dayanışma çağrısı yaptı.
 
Kadim bilgiler ve jineoloji
 
İkinci bölümde Mapuçe halkından Maçi, doğal tıp ve kadim bilgilerin sömürgeciliğe karşı direnişteki rolünü anlattı. Feministes Abya Yala üyesi Lolita Chavez, kadın ve doğa kırımının sistematik hale geldiğini belirterek Kürdistan mücadelesini selamladı. Kanada Yerli Hakları Hareketi’nden Sleydo, gaz projelerine karşı yürüttükleri direniş sonucunda topraklarını geri aldıklarını, ancak çok sayıda kişinin tutuklandığını aktardı.
 
Jineoloji Akademisi üyesi Dirok Kahraman, jineolojinin Kürt kadın mücadelesinin bir ürünü olduğunu belirterek kadın biliminin direniş köklerinden beslendiğini söyledi. Kadın merkezlerine yönelik saldırılara rağmen mücadelenin süreceği vurgulandı.
 
Özsavunma ve ortak gelecek
 
Oturumların son bölümünde kadın mücadelesinin temel prensipleri tartışıldı. Kolombiya’dan Julia Rodriguez, meşru savunma hakkının önemini vurguladı. Meksika’dan Claudia Torres, ülkede her gün ortalama 12 kadının öldürüldüğünü belirtti.
 
TJA üyesi Jiyan Doğan, Kürdistan’da kadın mücadelesinin tarihsel sürekliliğine dikkat çekerek kadınların yaşamın her alanında örgütlendiğini söyledi. MODEP’ten Claudia, erkek egemen sisteme karşı alternatif yerel meclisler inşa etme çağrısı yaptı.
 
İkinci gün: Dünya Kadın Konfederalizmi
 
İkinci gün programında Zîlan Diyar, Dünya Kadın Konfederalizmi esaslarına ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı. Zîlan Diyar, konferans boyunca paylaşılan deneyimlerin ortak bir direniş ve acı hafızasına işaret ettiğini belirtti. İşgal, talan ve kriminalizasyon politikalarının farklı coğrafyalarda benzer biçimde yaşandığını vurguladı.
 
Zîlan Diyar, Kürdistan’da köy yakmalar, zorunlu göçler ve kültürel asimilasyon politikalarına dikkat çekti; özellikle Afrin’de zeytin ağaçlarının sökülmesi ve Rojava’daki saldırılar üzerinden ekolojik ve demografik yıkımı hatırlattı. Kadın mücadelesinin enternasyonal karakter taşıdığını ifade eden Zîlan Diyar, Alina, Ronahi, Amara ve Sara gibi isimlerin bu mücadelenin evrensel değerini temsil ettiğini söyledi.
 
“Mücadelenin fikirlerini konfederalizm adı altında birleştirmek istiyoruz. Her yerde buna ihtiyaç var. Ama neden kadınların girişimleri tarihte başarıya ulaşamadı; bunun üzerinde düşünmemiz gerekiyor” diyen Zîlan Diyar, kadınlar arasında rekabet yaratan sisteme karşı dayanışma çağrısı yaptı. Banyan ağacı metaforunu kullanarak, kadın konfederalizminin her temas ettiği yerde kök salan ve yayılan bir ağ olduğunu vurguladı.
 
Sunumun ardından Somali kadın hareketlerinin gönderdiği görüntülü mesaj izlendi. Ekonomi, kültür, sağlık, özsavunma, eğitim, iletişim-medya, kadın konfederalizmi ve jineoloji başlıklarında çalışma grupları oluşturuldu. Tartışma sonuçlarının konferans delegelerine sunulması planlanıyor.
 
Konferans, yerli kadınların el emeği ürünlerinin sergilendiği ekonomi pazarı ve gün sonunda gerçekleştirilen müzik dinletisiyle sona erdi.