Türkiye kadın güvenlik endeksinde 106'ncı sırada
- 16:39 17 Şubat 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Dünya bankasında edinilen bilgilere göre yapılan araştırmada Türkiye, kadın güvenlik endeksinde 81 ülke arasında 106. sırada yer aldı.
Georgetown Üniversitesi Kadınlar için Barış ve Güvenlik Enstitüsü ile Oslo Barış Araştırma Enstitüsü’nün 2025/26 tahlilinde Türkiye, 181 ülke arasında 106. sırada yer aldı.
Kadınların yaşam koşulları ekonomik, sosyal, siyasal, adalet ve güvenlik gibi konularda ölçülüyor, veriler Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Bankası gibi kaynaklardan elde ediliyor.
Araştırmada endeksi en yüksek olan ülke Danimarka olarak görünürken son sırada ise Afganistan yer alıyor. Türkiye’ye baktığımızda ise her açıdan AB ortalamasının altında bir görüntüyle karşılaşıyoruz.
Türkiye’de kadınlararası eğitim düzeyi yıllar içinde artmış olsa da eğitime katılım oranı endekste ortalama 8 yıl olarak yansıyor.
Ayrıca, eğitimin etkisi, iş gücüne aynı oranda yansımıyor. Kadınların istihdam edilme oranı OECD (Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü) ortalamasının altında, yalnızca yüzde 39,6 olarak görünüyor. Ancak, kayıt dışı çalışma da göz önüne alınırsa oranın daha yüksek olduğu söylenebilir.
Finansal güce sahip olma konusunda ise kadınlar Türkiye’de yüzde 62,5 oranında görünüyor.
Parlamentodaki katılım ise oldukça zayıf. Yüzde 19,9 olarak yansıyan veri, dünya ortalamasının hayli altında. Bu durum, siyasi temsilin düşük olduğunun göstergesi.
Adalet alanında ise yasal mevzuat güçlü olmasına karşın uygulama aynı oranda etkin değil. Bu durum, adalette cinsiyet ayrımcılığına sebebiyet veriyor. Yasal ayrımcılığın yokluğu, yüzde 82,5 olarak ifade ediliyor.
Kadınların erkek partnerlerinden şiddet görme oranı ise yüzde 12,1 olarak yansıyor araştırmada. Fakat bu oran yalnızca ihbar ve şikayetlerle elde edilen bir veri olma özelliğini taşıdığından, gerçek oran çok daha yüksek olabilir.
Kadınlar, Barış ve Güvenlik Hareketi kimdir?
2025 Kadınlar, Barış ve Güvenlik (WPS) İzleme Raporu’na göre, çatışma ve krizlerin kadınlar ile kız çocukları üzerindeki hem farklı hem de orantısız etkilerini ele alan bir ulusal güvenlik politikası yaklaşımını ifade eder. Kadınların siyasi, ekonomik ve güvenlik alanındaki karar alma süreçlerine eşit ve anlamlı biçimde katıldığı durumlarda, barış, istikrar ve refah düzeylerinin ölçülebilir biçimde daha yüksek olduğunu kabul eder.







