Adalet Kaya: Kayyım sistemi toplumu yozlaştırmaya yönelik

  • 09:20 11 Eylül 2021
  • Güncel
Rozerin Gültekin
 
DİYARBAKIR - Kadın kurumlarının KHK ile kapatılmasına ilişkin konuşan Adalet Kaya, “Toplumu, değiştiren, dönüştüren en önemli unsur kadındır. Hem 11 Eylül’de hem de 2019 yerel seçiminde atanan kayyımların hepsi önce kadın kurumlarını ve kadınları hedef aldı” dedi.
 
Türkiye'de 2016’da ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile aralarında Kongreya Jinên Azad'ın da (KJA) bulunduğu çok sayıda kadın kurumu kapatıldı. Kapatılmayan kurumlar ise işlevsiz hale getirildi. Kadın kurumlarının kapatılması ve artan erkek şiddeti nedeniyle Diyarbakır'da kadına yönelik her türlü şiddetle mücadele etmek, her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını sağlamak için 29 Aralık 2018’de Diyarbakır’da Rosa Kadın Derneği kuruldu.
 
Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, kadın kurumlarının KHK’larla kapatılmasından sonrası geçen 5 yıla ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
‘İlk önce kadın kurumlarına saldırdılar’
 
Kayyımların kadın, toplum düşmanı olduğunu ve kayyımların tek amacının rant olduğunu belirten Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, “Toplumu, değiştiren, dönüştüren en önemli unsur kadındır. Kadınları sosyal, ekonomik ve kamusal alandan koparma anlayışına sahipler. Bu yüzden ilk önce kadın kurumlarına saldırdılar. 11 Eylül’de gerçekleşen kayyum atamalarından sonra kadın kurumlarını ya kapattılar ya da içini boşalttılar. Birçok kadın kurumuna erkek müdürler atandı. Bu durumu biz defalarca yaşadık. Hem 11 Eylül’de hem de 2019 yerel seçiminde atanan kayyumların hepsi önce kadın kurumlarını hedef aldı” ifadelerini kullandı. 
 
‘Kadınlar birbirine temas edebiliyorlardı’
 
Sivil toplumun yerel yönetimin bir parçası olduğunu ve belediyelerle ortak çalışma yürütüldüğünü söyleyen Adalet, Rosa Kadın Derneği’nin ilk açıldığı dönemde Bağlar Belediyesi bünyesinde bulunan Kardelen Kadın Merkezi’yle eş zamanlı çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Adalet, “2019 yerel seçimlerinin hemen ardından Bağlar Belediyesi’ne kayyım atandı. Bu atamanın ardından Kardelen Kadın Merkezi’ndeki kadınlar ya işten çıkarıldı ya da başka birimlere sürgün edildi. Şu anda dışarıdan kadın kurumu görüntüsünü verseler de ne yazık ki içeride kadın çalışması yürütülmüyor. Kadına karşı şiddet konusunda koruyucu hiçbir şey yapmıyorlar. Belediyelerin kurduğu kadın merkezleri, sığınakları, dayanışma merkezleri şiddeti ciddi oranda azaltmıştı. Kadınların sokağa çıkabileceği, çocuğunu bırakabileceği alanlar yaratılmıştı. Kadınlar üretim yaparak emeklerini değerlendiriyorlardı bunların hepsi ortadan kaldırıldı. Sistem kadını toplumdan koparmak, eve hapsetmek, erkeğe ve devlete muhtaç hale getirmeye çalışıyor. Kadınlar birbirine temas edebiliyorlardı. Daha güçlü örgütlenmeler ile sokakta olmalıyız. Kayyım sistemi tek başına hak gaspı değil toplumu yozlaştırmaya dönük bir politikadır” şeklinde konuştu.
 
‘Kadınlar durmadı’
 
KJA başta olmak üzere kadına karşı şiddetle mücadele eden birçok derneğin kapatıldığını belirterek, OHAL döneminden sonra darbe mekaniğinin harekete geçirildiğine vurgu yapan Adalet, “Kayyım atanan belediyelerle birlikte STK’lara da darbe yapıldı. Bu durum kadın kazanımlarına yönelik saldırıları tetikledi. O dönem kadınlar olarak platformlar üzerinden örgütlenmeye başladık. Dicle Amed Kadın Platformu, Şahmaran Kadın Platformu ve daha birçok platform kurduk. Kadınlar her hangi bir binaya ihtiyaç duymadan her alanda çalışmalarını yürüttü. Kadınlar durmadı. 2018 Haziran’da OHAL’in kalkmasından sonra da Rosa Kadın Derneği çalışmalarına başladık ve aralıkta derneğimizi açtık” diye ifade etti. 
 
‘Kadın hak savunuculuğu yapamazlar’
 
Mahallelerde, sokaklarda kadınlarla bir araya geldiklerinde ve yürüttükleri çalışmalarda, her kadının saldırıların ve baskıların cinsiyetçi, ırkçı bir yaklaşımla yapıldığının farkında olduğunu dile getiren Adalet, ”Halk kendi belediyelerini gasp edilmesini artık tanımlayabiliyorlar. Kayyımların atadıkları müdürler, personeller kendi anlayışlarına hizmet eden kişiler. Daha önce Mardin’de ve Diyarbakır’da tanık olduk. Atanan müdürlerin çoğu çalışanlara mobbing, şiddet uyguluyor tacize varan durumlar gerçekleşiyor. Bu kişiler kadın hak savunuculuğu yapamazlar. Kadına şiddet uygulayan hem emeğini sömüren anlayışı teşhir etmek için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.
 
‘Kayyım ve Taliban zihniyet olarak aynı’
 
Binlerce yıllık cinsiyetçi, ideolojik, sistematik bir politika ile iktidarın kadınlara yöneldiğini ve din ile bu olguların beslenerek kadınlara karşı nefret, düşmanlık üretildiğini ifade eden Adalet, “Uluslararası bir sözleşmeyi ortadan kaldıran yarın kadınların başka haklarını bir gecede ortadan kaldırabilir. Kayyım yönetiminin kadınlara dönük yaptığı saldırılar Taliban’la zihniyet olarak aynı. Erkek devlet sisteminin yarattığı anlayışı yıllardır konuşuyoruz.  Kapitalist sistemin yarattığı bütün modeller aynı. Türkiye’de hukuki belgelere saldırı yapılırken Afganistan’da Taliban kadınının bedenine, kimliğine saldırıyor” sözlerine yer verdi.