‘Rojava halkının iradesi sermayedarların silahlarından daha güçlü’

  • 09:07 16 Eylül 2021
  • Güncel
Gûlîstan Şahîn 
 
QAMIŞLO - Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye saldırılarını değerlendiren Kongreya Star Rojava Koordinasyonu Sözcüsü Remziye Mihemed, “Halkın iradesi sermayedarların hırs ve silahlarından daha güçlüdür. Bu irade bugüne kadar gelmeyi başardıysa bir kez daha sahneye çıkarak başarılı olacaktır” dedi.  
 
Türkiye özellikle Efrîn saldırılarını gerçekleştirdiği 2018’den sonra Kuzey ve Doğu Suriye’yi aralıksız olarak gerek ağır silahlar ile gerekse de hava saldırıları ile hedef alıyor. Kuzey ve Doğu Suriye’ye yapılan saldırılara  dünya kamuoyu ve insan hakları örgütleri ise sessiz. Kuzey ve Doğu Suriye halkları bu saldırılarla PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın perspektifi ile inşa ettikleri demokratik özerk yönetimin hedef alındığını düşünüyor. Türkiye ise “sınır güvenliği” adı altında bu saldırıları gerçekleştirdiği kanaatinde.  
 
Özellikle son dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ortaklığı ile yapılan saldırılarda sivil araçlar hedef alınıyor. Kongreya Star Rojava Koordinasyonu Sözcüsü Remziye Mihemed, Türkiye’nin sistematik saldırılarını ajansımıza değerlendirdi. 
 
‘Saldırılar ile bölgenin boşaltılması amaçlanıyor’
 
Saldırıların amacına değinen Remziye, bölgedeki bu saldırıların yıllardır sürdüğünü ve işgalci güçler eli ile yapıldığını söyledi. Remziye, daha önce saldırıların DAİŞ adı altında yapıldığını belirterek, “Reqa, Tebqa ve Dêrazor gibi Arap bölgeleri DAİŞ çetelerinden temizlendikten sonra Türk devleti açık açık Rojava Kürdistanı’na saldırmaya başladı. Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî işgali hala devam ediyor. Türkiye her gün saldırı gerçekleştiriyor. Saldırılar ile halkta korku yaratılmak isteniyor. Yine bu korku politikaları ile halkı göç ettirmek istiyorlar. Bölgeyi yerel halktan temizlemek istiyorlar. Türk devleti işgal ettiği yerlerde demografiyi değiştirmeyi önüne koymuş durumda. Bunu işgal ettiği yerlerde hayata da geçiriyor. Rojava Kürdistanı’na dönük beyaz bir savaş yürütüyor ki bölgeyi rahatlıkla boşaltabilsin. Zaten Fırat suyu ve Elok Barajı’nın suyunu kesmesiyle Rojava’ya bir mesaj veriyor” dedi. 
 
‘Hava saldırıları ile katliamlar yapılıyor’
 
Türkiye’nin bölgedeki işbirlikçiler ile birlikte hareket ettiğinin altını çizen Remziye, bölgedeki saldırıların Suriye hükümetinin bilgisi ve izni dahilinde yapıldığını vurguladı. Remziye, “Türk devleti bugün hava saldırıları ile kadın, çocuk ve halkın evlerini hedef alıyor fakat Suriye, Rusya ve ABD buna sessiz kalıyor. Bu sessizlik Türkiye’nin saldırılarına müsaade edildiğini gösteriyor. Biz halk olarak özgürlük mücadelemizden geri adım atmıyoruz. Ama bu saldırılar ile halkın iradesi kırılmak isteniyor. Halkımız ise direnmeye devam ediyor ve toprağına bağlılığı artıyor. Bunun en büyük örneği de Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî kamplarında kalmak zorunda kalan halkımızdır. Rojava halkı savaş ve işgalciliğe karşı direniyor” şeklinde konuştu. 
 
‘Türkiye Osmanlı tarihini yeniden hayata geçirmek istiyor’
 
Türkiye’nin yeni bir Osmanlı hayali olduğunu ve bunun için saldırılarını artırdığını söyleyen Remziye, Ortadoğu’nun yüzyıllarca Osmanlı devletinin işgali altında olduğunu hatırlattı. Remziye, Türkiye’nin bu tarihi yinelemek istediğini ifade ederek, “Bugün saldırılar sadece Rojava Kürdistanı’nda tek değil Irak, Libya ve Tunus’a da yapılıyor. Ama bugün burada halkın özerk yönetimini kurmuş ve bunu yürütüyor. Bu 10 yıldır sürdürülüyor. Halk özerk yönetime de güveniyor. Türk devleti de zaten demokratik özerk sistemin oluşmaması için çabalıyor. Bu sistemi yıkıp işgalciliğini burada da sürdürmek istiyor. Türkiye sadece Rojava değil Arap, Kürt ve Süryani halkların yaşadığı bölgelerde hayata geçen sistemi de bozup Ortadoğu’da bir karışıklık çıkarmayı amaçlıyor. Ama Rojava halkları olarak değerlerimize bağlıyız ve bu emellere asla izin vermeyeceğiz” dedi. 
 
‘Halk topraklarını işgalden koruyor’
 
Türkiye’nin saldırdığı alanlarda halklar arasında kargaşa çıkarmak için de çabaladığını söyleyen Remziye, özerk yönetim kurumlarına MİT eli ile sızma yapılmak istendiğini sözlerine ekledi. Remziye, Türkiye’nin şahsi çıkarı için halkı kullandığını ifade ederek, “Rojava halklarına dönük büyük bir savaş yürütülüyor. Halklar arası ilişkilenme özel savaş politikaları ile bozulmaya çalışılıyor. Halklarımız bu özel savaş politikalarına karşı uyanık olmalı ve bu tür oyunlara gelmemelidir. Özelde kadınlar devrim ile beraber birçok kazanımı kendi eli ile inşa etti. Kadınlar öncülüğünde halklar işgalciliğe karşı toprağını korumaya devam etmeli” diye belirtti. 
 
‘Saldırılara göz yumuluyor’
 
Remziye, Hevrîn Xelef ve Zehra Berkel gibi öncü kadın isimlerin bilinçli olarak seçilerek katledildiklerini de dile getirdi. Demokratik özerk sistemin içinde aktif olarak yer alanların özellikle hedef yapıldığını kaydeden Remziye, halkın sistem inşasında yer almasının engellenmeye çalışıldığını belirtti. Remziye, yapılan tüm bu saldırılara karşı uluslararası kurum ve kuruluşların da sessizliğe büründüğünün altını çizerek, şöyle devam etti: “Halkımıza dönük barbarca saldırılar var. Fakat buna karşı da bir sessizlik hali var dünya kamuoyunda. Tüm dünya Rojava’da kadın ve çocukların katledilmesine, halkın göç etmesine göz yumuyor. Kendilerine insan hakları örgütü diyen kurumların saldırılara sesi çıkmıyor. İstense buradaki savaş hali bir saate biter. Ama hem uluslararası devletler hem de onların kurumları bu savaşın sürmesini istiyorlar. Çünkü onların da çıkarı var bu savaşta. Gelip bizle konuştuklarında yumuşak bir dil ile bu savaş bitmesini istediklerini söylüyorlar ama görüyoruz ki bütün dünya bize karşı. Ama halkımız kendini savunabilecek fedakarlığa sahip.”    
 
‘Özgürlük yürüyüşümüz engellenemeyecek’
 
Özgürlük yürüyüşlerine engel olunamayacağını vurgulayan Remziye, Kuzey ve Doğu Suriye halkları olarak var olan dünya sistemini reddederek kendi sistemlerini kurduklarına işaret etti. Remziye, özgürlük yürüyüşlerine devam edeceklerini ifade ederek, “Amacımız devrim ile beraber kurduğumuz demokratik sistemin tüm dünyaya yayılması ve örnek alınması. Her daim her kese kapımız açık olacak. Ama düşmanlarımız bizim açık kapımızda bir diyalog kurmak yerine yapılmak istenen görüşmelere de engel olmaya çalışıyor. Ama halkın iradesi sermayedarların silahlarından da hırslarından da daha güçlüdür. Bu irade bugüne kadar sürmüş, bu irade bir kez daha ortaya çıkacak ve başarılı olacak” diyerek sözlerini noktaladı.