Tahran Üniversitesi'nde öğrencilere yönelik baskılar arttı

  • 19:51 28 Haziran 2026
  • Dünya
HABER MERKEZİ - Tahran Üniversitesi'nde en az 40 öğrenci disiplin kuruluna sevk edilirken, soruşturmalarda yönetmeliğin ihlal edildiği, resmi olmayan kaynakların delil olarak kullanıldığı ve üniversitedeki güvenlik baskılarının arttığı belirtildi.
 
Tahran Üniversitesi Öğrenci Kanalı'nın yayımladığı rapora göre, disiplin soruşturmalarında yasal prosedürler ihlal edildi. Raporda, disiplin yönetmeliğine aykırı kararlar alındığı, resmi olmayan kaynakların delil olarak kullanıldığı ve üniversitedeki güvenlik baskılarının giderek arttığı belirtildi.
 
Rapora göre yeni disiplin soruşturmaları dalgası, Şubat 2026'nın son günlerinde başladı. 23 Şubat'tan itibaren çok sayıda öğrenci kısa mesaj ve telefon aracılığıyla disiplin kuruluna çağrıldı. Savaşın başlaması ve üniversitede eğitimin çevrim içi sürdürülmeye başlanmasının ardından soruşturmaların daha da yoğunlaştığı ifade edildi.
 
Öğrenciler, haklarındaki suçlamalara ilişkin herhangi bir belge ya da kanıt gösterilmeden, disiplin kurulu toplantısından önce savunmalarını e-posta yoluyla disiplin sekreterliğine göndermelerinin istendiğini aktardı.
 
Ancak 2024 yılında yürürlüğe giren Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'ne göre suçlamaların öğrenciye bildirilmesi, delillerin sunulması ve savunmanın alınması işlemlerinin disiplin kurulunun yüz yüze toplantısında yapılması gerekiyor. Bu nedenle savunmaların e-posta yoluyla istenmesinin hukuki sürecin yerine geçemeyeceği ve adil yargılanma ilkesini ihlal ettiği eleştirileri yapılıyor.
 
Güvenlik içerikli iddialar
 
Rapora göre disiplin kuruluna sevk edilen 40 öğrencinin kimliği tespit edildi. Öğrenciler; "kargaşa ve isyan çıkarmak", "yasadışı gösterilerin başlıca organizatörlerinden olmak", "ulusal ve dini değerlere hakaret etmek", "rejim karşıtı sloganlar atmak" ve "üniversitenin işleyişini aksatmak" gibi suçlamalarla karşı karşıya bulunuyor.
 
Öğrenci aktivistleri ise söz konusu suçlamaların belirsiz ve geniş yorumlanabilecek ifadeler içerdiğini, bu nedenle öğrenci faaliyetlerini sınırlandırmak amacıyla kullanıldığını belirtti.
 
Raporda ayrıca, Besic'e yakın olduğu belirtilen Telegram kanallarının iki öğrenci hakkında hazırlanan disiplin dosyalarında ve ceza kararlarının değiştirilmesinde etkili olduğu iddia edildi. Üniversite yönetimi ise bu iddialara ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.
 
Disiplin kurulunun ilk duruşmalarının 17 Haziran'da başladığı belirtilen raporda, soruşturma sürecinde yönetmelik hükümlerinin birçok kez ihlal edildiği ifade edildi. Bazı dosyalarda, Besic'e yakın Telegram kanallarında paylaşılan içeriklerin bağımsız bir inceleme yapılmaksızın delil olarak kabul edildiği aktarıldı. Bunun, disiplin soruşturmalarının bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin kaygıları artırdığı vurgulandı.
 
Raporda ayrıca bazı öğrencilerin üniversite kampüslerine girişlerinin engellendiği, bir kısmından taahhütname alındığı ve kampüslerde güvenlik önlemlerinin artırıldığı belirtildi. Konuya yakın kaynaklar ise bu uygulamaların üniversitelerde güvenlikçi politikaların giderek güçlendiğini gösterdiğini ifade etti.