Mezarlık ziyaretlerinde mücadele vurgusu

  • 15:55 29 Mart 2025
  • Güncel
 
İZMİR - Ramazan Bayramı dolayısıyla özgürlük ve devrim mücadelesinde yaşamını yitirenler mezarları başında anıldı. Ziyaretlerde demokrasi mücadelesini büyütme vurgusu yapıldı.
 
Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi (DEM Parti) İzmir İl Örgütü, Anadolu Yakınlarını Kaybedenler Derneği (ANYAKAYDER), İzmir Barış Anneleri İnisiyatifi Ramazan Bayramı arifesinde, devrim ve özgürlük mücadelesinde hayatını kaybedenleri mezarları başında andı. Anmaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir milletvekilleri Burcugül Çubuk ve İbrahim Akın da katıldı.
 
‘Barışa ve özgürlüğe varana dek bayraklarını taşıyacağız’
 
Mezar ziyaretinde söz alan Barış Annesi Peyruze Kurt, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri saygıyla andığını belirterek, “Hepsi Kürdistan’ın şehitleridir. Özgürlüğe ve barışa ulaşana kadar onların mücadelesini taşıyacağız. Bu Ramazan ayında dileğimiz kanın ve savaşın durmasıdır. Artık anaların gözyaşları dursun, bu bayram arefesinde tüm şehit ailelerinin Ramazanını kutlarım” dedi.
 
Söz verildi
 
Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek ailelerin bayramlarını kutlayan ANYAKAYDER Eşbaşkanı Bedia Güzelyüz, “Bu topraklarda ayağımızı bir nebze de olsa rahat yere basabiliyorsak onların sayesindedir. Onların yolunda yürüyeceğimizin sözünü veriyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Onların bedelinin sonucu halkların eşitliği ve barış olacaktır’
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir il binasına yönelik saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ın mezarı başında konuşan DEM Parti Milletvekili Burcugül Çubuk, “Deniz, halkların barışı ve eşitliği mücadelesinde alçakça bir saldırıda kaybettiğimiz yoldaşlarımızdan. Deniz aslında bizim de bu mücadelede bedel ödemekten çekinmeyen milyonlar olduğumuzu hatırlatan yoldaşımız. Kendisi, ailesi bedel ödemiş bir yoldaş olarak iradesini ortaya koydu. Deniz nezdinde katledilen ölümsüzleşen değerlerimizi saygıyla anıyorum. Onların verdiği bedelin sonucu muhakkak ki halkların eşitliği ve bu coğrafyada barış olacaktır” dedi.
 
‘Devlet Kürt halkına yaklaşımını hasta tutsaklar üzerinden gösteriyor’
 
Burcugül Çubuk, cezaevinden ağır hasta olduğu için tahliye edilen ve edildikten kısa süre sonra 11 Şubat 2015’te hayatını kaybeden Abdussamet Çelik’in mezarı başında da söz aldı. Devletin hasta tutsakları tahliye etmemesinin Kürt halkına yönelik tutumunu ortaya koyduğunu ifade eden Burcugül Çubuk, “Cezaevlerinde 4 binin üzerinde hasta tutsak bulunuyor. Bizden barış çözüm bekliyorlarsa bunun adımını hasta tutsaklar ile atmalılar. Hasta tutsakların aileleri hasta tutsakların ölümünden birkaç gün öncesini hastanede geçirmesini istemiyor, hasta tutsakların bir an önce tahliye edilmesi, sağlıklarına kavuşması için gerekenlerin yapılması gerekiyor” şeklinde ifade etti.
 
‘Tahliye edilseydi yaşıyor olacaktı’
 
Hastaneye gitmenin işkenceye dönüştürüldüğünü dile getiren Burcugül Çubuk, “Çift kelepçelerle, kelepçeli muayenelerle, onur dışı muameleyle kötü koşullarla götürülüp getiriliyor. Hastaneye gitmeleri dahi engellenmek isteniyor. Bu şartlar altında insan hakları ihlal ediliyor ve Türkiye ve Kürdistan halklarına ağır hakaret ediliyor. Bu mezarın başında olmamız devletin utancı olmalıdır. Abdussamet Çelik belki de zamanında tahliye edilseydi ailesiyle birlikte yaşıyor olacaktı. Katledilmiş bir yoldaşımızdır. Ölümsüzümüzdür ve ona söz veriyoruz ki adlarını, yollarını bırakmayacağız ve bütün siyasi tutsakları alıncaya kadar da mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.