Tutsağın babasının taziyesine gitmesi engellendi

  • 09:10 8 Ocak 2026
  • Güncel
RIHA - Tutsak Avşin Esma Başkale’nin babasının taziyesine, "güvenlik" gerekçesi öne sürülerek getirilmemesine tepki gösteren kardeşi Melek Başkale, “Bu ailelere büyük bir işkencedir. Bunu kabul etmiyoruz” dedi.
 
Tutsak Avşin Başkale’nin babası 3 Ocak tarihinde yaşamını yitirdi. Daha önce İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsak edilen ancak kısa bir süre önce Hilvan Kadın Kapalı Cezaevi’ne getirilen Avşin Esma Başkale’nin babasının taziyesine gitmesine izin verilmedi. 3 Ocak tarihinden bu yana babasının taziyesine gidebilmesi için avukatları aracılığıyla işlemler yapılmaya çalışılsa da “güvenlik” gerekçe gösterilerek izin verilmedi, taziyeye getirilme talebi reddedildi.
 
Avşin Esma Başkale’nin kardeşi Melek Başkale bu sürece dair ajansımıza konuştu.
 
Cezaevlerindeki zulüm ailelere de yapılıyor
 
Melek Başkale, ilk olarak Avşin Esma Başkale’nin daha önce kaldığı cezaevlerindeki sürece dair, “Kardeşim Avşin Esma Başkale 2015’ten bu yana toplamda 13 yıla yakındır zindanda bulunuyor. Diyarbakır, Bakırköy, İzmir, en son da Urfa Cezaevi’nde bulunmaktadır. Benim babamın birçok kronik rahatsızlığı olduğundan kaynaklı babam uzun yol yapamıyordu. Sürekli Avşin, ‘Sevkimi Rıha’ya getireyim, Urfa Cezaevi’ne getireyim, aileme yakın olayım’ diyordu. Kürtlere yapılan zulümler, işkenceler ailelere de cezaevinde olan yakınlarımız için yapılıyor. Örneğin biz Urfa’da yaşarken şehir şehir sevdiklerimizi görebilmek için çok uzak şehirlere gidiyorduk. Bundan şikâyetçi değiliz, onur ve gurur duyuyoruz” aktarımlarında bulundu.
 
‘Sadece bir kere görüşe gidebildi’
 
Babasının ağır kronik hastalıklardan geçtiğini, Avşin Esma Başkale’nin de bu yüzden babasına yakın olmak istediğini, sevkini bu yüzden Urfa’ya istediğini belirten Melek Başkale, “Babam hasta olduğu için sadece bir kere görüşüne gidebilmişti. Babama yakın olabilsin diye sevkini buraya istemiştik. Babamın ağır hastalıklarından dolayı kendisini buraya getirdik. Geldi ama babam 3 Ocak tarihinde vefat etti. Çünkü en sonda babam artık öksürünce akciğerlerinden kan geliyordu, kan kusuyordu. Onun tek isteği bu süreçte bütün siyasi tutsakların çıkmasıydı, umutla bekliyordu. Barışın olmasını çok istiyordu çünkü çok yurtsever bir insandı” dedi.
 
Babasının cenazesine gitmesi engellendi
 
Babasının vefatından sonra Avşin Esma Başkale’nin cenazeye getirilmesi için çok uğraştıklarını ancak “güvenlik” gerekçesinin öne sürülerek engellendiğini aktaran Melek Başkale, “Babamın vefat etmesiyle birlikte biz gereken bütün işlemleri Avşin’nin cenazeye katılması, son olarak dini vecibelerini yerine getirmesi için, son kez babasını görmesi için dilekçeleri yazmamıza rağmen hepsini reddettiler. Biz avukat dahilinde savcılığa dilekçe yazdık. Savcılık onayı kabul edildi. Daha sonra dediler emniyet güvenlik gerekçesiyle getirmiyor, getirmediler. Daha sonra dediler ki emniyet onayı kabul etmiş. Bu sefer son olarak cezaevinin kararı kalmış. En son avukat arkadaş aradığında cezaevi kararı ret, olumsuz vermiş dedi” diye konuştu.
 
‘Büyük bir işkence, uğraştık ama getirmediler’
 
Kararı kabul etmediklerini belirten Melek Başkale, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Şöyle bir şey var ki bu yapılan işkence ve zulmü biz kesinlikle kabul etmiyoruz. Bu ailelere büyük bir işkencedir. Kardeşim yine İzmir Şakran’da olsa derim ki tamam bahane üretiyorlar, getirmediler, uzakta yapmadılar, etmediler. Ama Urfa’yla bizim evimizin arası 20 dakikadır. Zaten kardeşim de Urfa Cezaevi’nde, biz de Urfa memleketinde yaşıyoruz. Getirmediler, uğraştık, ne kadar çabaladık, kabul etmediler. Böylesi bir barış sürecinden bahsediyorlar. Kesinlikle öyle bir süreç ortada yok. Siyasi tutsaklara ve Kürtlere yapılan zulümler gün ve gün giderek artıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz.”