'Pirsûs Katliamı aydınlatılmadan toplumsal adalet sağlanamaz'

  • 18:11 20 Temmuz 2026
  • Güncel
WAN - KESK Wan Şubeler Platformu, Pirsûs Katliamı'nın 11'inci yıl dönümünde yaptığı açıklamada, katliamın aydınlatılması ve sorumluların yargılanması çağrısı yaparak, "Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin gereği olarak bu coğrafyada yaşanan tüm katliamlar aydınlatılmalıdır" dedi.
 
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Wan Şubeler Platformu, Pirsûs Katliamı'nın 11'inci yıl dönümü dolayısıyla Sanat Sokağı'nda basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya kentteki siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
 
Açıklamada, "Hiçbir düş yarım kalmayacak! Suruç için adalet, herkes için adalet" pankartı açıldı. Basın metnini KESK Wan Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Yunus Haylaz okudu.
 
'Katliamın siyasi sorumluları hesap vermedi'
 
Açıklamada, Kobanê'yi yeniden inşa etmek amacıyla yola çıkan 33 gencin DAİŞ tarafından katledildiği hatırlatılarak, Pirsûs Katliamı'nın aydınlatılmamasının ardından birçok katliamın yaşandığına dikkat çekildi.
 
Açıklamada, "Suruç'ta yaşanan saldırının failleri ve onları büyüten, destekleyen ve bugünlere getiren zihniyet herkes tarafından çok iyi bilinmektedir. Suruç'ta yaşamını yitirenlerin katilleri, tıpkı 10 Ekim Ankara Katliamı'nda olduğu gibi sadece bombayı patlatanlar değil; o bombanın hiçbir engelle karşılaşmadan alana girmesine seyirci kalanlar, katillerin ve saldırının siyasi sorumlularının hesap vermesini engelleyenlerdir. Savaş politikalarının derinleştiği, demokratik hak ve özgürlüklerin sınırlandığı, toplumsal muhalefetin baskı altına alındığı koşullarda en ağır bedeli emekçiler, kadınlar, gençler ve halklar ödemektedir" denildi.
 
'Geçmişle yüzleşme ve etkin soruşturma yürütülmeli'
 
Pirsûs Katliamı'nın bu karanlık iklimin en acı örneklerinden biri olduğunun vurgulandığı açıklamada, yetkililere şu çağrı yapıldı:
 
"KESK Wan Şubeler Platformu olarak bir kez daha yetkililere sesleniyoruz; geçmişle yüzleşilmesi, etkin bir soruşturma yürütülmesi, faillerin bulunarak cezalandırılması toplumsal adalet anlayışını yeniden tesis edecektir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin gereği olarak bu coğrafyada yaşanan tüm katliamların aydınlatılması, kanayan yaralarımızın kabuk bağlamasının ve iyileşmesinin tek yoludur. Suruç Katliamı sorumlularının cezalandırılması ve katliamın aydınlatılması için ilk günden bu yana sürdürdüğümüz mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz. Bu vesileyle yaşamını yitiren 33 düş yolcusunu bir kez daha saygı ve özlemle anıyoruz."
 
'Barış ve Demokratik Toplum Süreci, 33'lerin de talebiydi'
 
Ardından konuşan Pirsûs Katliamı'ndan sağ kurtulan Adem Şahin, katliamın ardından yaşanan yargı süreçlerini hatırlatarak, "O gün 'öfkeli gençler' dedikleri kişilerin kimlikleri açıklansaydı Ankara ve sonrasında yaşanan katliamlar yaşanmayabilirdi. O günden bu yana Suruç Katliamı'ndan sağ kurtulanlar gözaltına alındı, tutuklandı. Ağır cezalar verilen arkadaşlarımız yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Katliamın hesabını sorması gereken mekanizmalar bunları bize yaşatırken biz bir adım bile geri atmadık. Katliama ilişkin yürütülen hukuki süreç hâlâ belirsizliğini koruyor. Pirsûs ve Ankara katliamları arasındaki bağlantıya dikkat edin" dedi.
 
33'lerin en büyük taleplerinden birinin barış ve demokratik çözüm olduğunu belirten Şahin, "Bugün yürütülen bir Barış ve Demokratik Toplum Süreci var. O gençlerin de en büyük beklentilerinden biri Kürt sorununun demokratik ve adil çözümüydü. Buradan onlara bir kez daha söz veriyoruz" ifadelerini kullandı.
 
Açıklama, "Şehîdên Pirsûsê şehîdên rûmetê" ve "Şehîd namirin" sloganlarıyla sona erdi.