'Suriye’nin geleceği halkların iradesi temelinde kurulmalı'

  • 18:37 15 Eylül 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Kobanê ve Hasekê’de yaşananlara ilişkin birçok kentte yapılan açıklamalarda, "Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı bir demokratik yaşamın inşasına alan açılmalıdır" denildi.
 
Hasekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesi, Kobanê’de protestolara yönelik müdahalelere karşı birçok kentte açıklamalar yapıldı.
Êlih
 
Êlih Demokratik Kurumlar Platformu, Hesekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesi, Kobanê’de protestolara yönelik müdahaleler ve cezaevinde çıkan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin Yılmaz Güney Sergi Alanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda yurttaş ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
 
Mersin
 
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve Kobanê Cezaevi’nde 9 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin Akdeniz ilçesinde bulunan Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Kobanê’de adil, eşit, demokratik gelecek için halkların iradesine saygı, demokratik entegrasyon için sözler tutulsun” yazılı pankart açıldı.
 
Basın metnini platform adına Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Eşbaşkanı Adnan Şahin okudu.
 
Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırı, gözaltı ve tutuklamaların Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik provokasyon olduğunu belirten Adnan Şahin, “Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan bu saldırının hemen akabinde Kobanê Cezaevi’nde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır. Art arda yaşanan bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı, yaşanan olaylara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobanê halkına yönelik saldırılarda da görülmüştür. Geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesi, burada halka saldırmasına asla sessiz kalmayacağız” dedi.
 
Suriye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşmenin yolunun halkların demokratik haklarının önündeki engelleri kaldırmaktan geçtiğini ifade eden Adnan Şahin, “14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınmasından geçmektedir” diye konuştu.
 
Adana
 
DEM Parti Adana İl Örgütü de İnönü Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı DEM Parti Adana İl Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Emen okudu. Yavuz Emen, Hesekê Tugayı bünyesinde görev yaparken kaçırılarak katledilen Sîpan Hiznî ile Kobanê Cezaevi’nde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 tutsağı andı.
 
Sîpan Hiznî’nin katledilmesine tepki gösteren halka yönelik saldırı, gözaltı ve tutuklamaların demokratik entegrasyon sürecine yönelik provokasyon olduğunu belirten Yavuz Emen, geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girerek halka müdahale etmesinin yerel iradeye ve demokrasiye müdahale olduğunu söyledi. Demokratik entegrasyon sürecinin diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesi temelinde ilerlemesi gerektiğini ifade eden Yavuz Emen, Kürt halkının anadilde eğitim hakkının yasal güvence altına alınması ve demokratik eylemlere yönelik saldırılara son verilmesi çağrısında bulundu.
 
Mûş
 
Mûş Demokratik Kurumlar Platformu, kentteki Kobanê Meydanı’nda Sîpan Hiznî’nin katledilmesine ilişkin açıklama yaptı. Polis, kitlenin Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Örgütü önünden yürüyerek alana geçmesine “pankart açamazsınız” gerekçesiyle engel olmak istedi. Polise tepki gösteren yurttaşlar, uzun süre il binası önünde oturma eylemi yaptı.
 
Oturma eyleminde sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Sîpan Hiznî rûmeta me ye” ve “Yek e yek e yek e, gelê Kurd yek e” sloganları atılırken, zılgıtlar çekildi. Müzakereler sonucunda kitle, zılgıt ve alkışlar eşliğinde meydana yürüdü. Açıklamada, “Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir. Teslim alınamaz” ve “Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mirovahiyê ye” pankartları açıldı.
 
Tutum alma çağrısı
 
Açıklamada konuşan DEM Parti Mûş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş, Suriye’deki saldırıların demokratik entegrasyon sürecine zarar verdiğini belirtti. Suriye’de ortak yaşam iradesinin gerçekleştirilen saldırılarda zarar gördüğünü vurgulayan Çiçek Tutuş, entegrasyonun ilerlemesi için halkların iradesine ve yaşamına saygı duyulması gerektiğini kaydetti.
 
Çiçek Tutuş, “Tüm halklara, demokratik kitle örgütlerine, uluslararası kamuoyuna çağrımızdır. Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı bir demokratik yaşamın inşasına alan açılmalıdır” dedi.
 
Ardından söz alan DEM Parti Agirî Milletvekili Sırrı Sakık, polisin provokatif tutumuna tepki gösterdi. Sırrı Sakık, polisin barış sürecine zarar veren tutumundan vazgeçmesi gerektiğini vurguladı.
 
Açıklama alkışlarla sona erdi.
 
Kop
 
Kop’ta (Bulanık) eş zamanlı olarak DEM Parti Kop İlçe Örgütü önünde açıklama yapıldı. Ortak basın metnini DEM Parti Kop İlçe Yöneticisi Sabahattin Üstündağ okudu.
 
Bedlîs
 
Bedlîs Demokratik Kurumlar Platformu da Xelat’taki (Ahlat) eski Tetwan durağında basın açıklaması gerçekleştirdi. “Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir. Teslim alınamaz” ve “Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mirovahiyê ye” pankartlarının açıldığı açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.
 
Basın açıklamasını gerçekleştiren DEM Parti Xelat İlçe Eşbaşkanı Mezher Toplu, Suriye’de halkları birbirine kırdıran politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.
 
Konya
 
DEM Parti Konya İl Örgütü, Hesekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin (Seban/Sami Şeyhmus Hasu) kaçırılarak katledilmesi ve Kobanê Cezaevi’nde çıkan yangında tutsakların yaşamını yitirmesine ilişkin il binasında basın toplantısı yaptı.
 
Basın metnini DEM Parti Konya İl Eşbaşkanı Mulla Şimşek okudu. Mulla Şimşek, “Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırılar, gözaltı ve tutuklamalar Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik provokasyondur. Kobanê Cezaevi’nde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır” dedi.
 
Dîlok
 
Dîlok Demokratik Kurumlar Platformu, Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve Kobanê Cezaevi’nde yaşanan katliamı protesto etti. DEM Parti Şahinbey İlçe Örgütü binası önünde gerçekleştirilen eylemde, Kürtçe ve Türkçe yazılı “Dem Dema Xwedîderketina Rojava ye / Rojava’ya ses ver” pankartı açıldı.
 
Açıklamaya çok sayıda yurttaş katılırken, platform adına basın metni DEM Parti Dîlok İl Eşbaşkanı Fesih Yeşil okudu. Açıklamada, Suriye’de halkları birbirine kırdırma politikalarına dikkat çekilerek, halkların eşit ve özgür yaşam iradesini zayıflatmayı amaçlayan tüm girişimlere karşı ortak tutum alma çağrısı yapıldı. Çatışma ve baskı politikaları yerine barış, eşitlik ve demokratik uzlaşı temelinde bir geleceğin inşa edilmesi gerektiği vurgulandı. Eylem, alkışlarla son buldu.
 
İzmir
 
DEM Parti İzmir İl Örgütü, Hesekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesi, Kobanê’de protestolara yönelik müdahaleler ve cezaevinde çıkan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin Alsancak’ta bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Kobanê’ye saldırı demokratik sürece müdahaledir” pankartının açıldığı açıklamada sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Şehîd namirin” ve “Kobanê halkı yalnız değildir” sloganları atıldı.
 
Açıklamaya DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk’un yanı sıra demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Basın metnini DEM Parti İzmir İl Eşbaşkanı Fulya Erdoğan okudu.
 
‘Süreç halkların özgür iradesiyle ilerleyebilir’
 
Hesekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesi ve Kobanê’de protestolara yönelik müdahalelerin provokasyon olduğunu kaydeden Fulya Erdoğan, yaşananları aşiretsel ya da bireysel bir mesele olarak göstermenin olayların üzerini örtmek anlamına geldiğini söyledi.
 
Fulya Erdoğan, “Geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesine, burada halka saldırmasına asla sessiz kalmayacağız. Suriye Geçici Hükümeti ve Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma kapsamında başlatılan demokratik entegrasyon süreci devam ederken geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesi, halka müdahale etmesi yerel iradeye, demokrasiye müdahaledir. İmzalanan anlaşma kapsamında yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin ilerleyebilmesi; halkların iradesine, eşitliğe, demokrasiye ve demokratik haklara saygı gösterilmesine bağlıdır. Bu süreç, askeri ve güvenlikçi müdahalelerle değil; diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesinin esas alınmasıyla ilerletilebilir” dedi.
 
‘Demokratik haklar güvence altına alınmalı’
 
Suriye’de kalıcı barış ve demokratikleşmenin yolunun halkların demokratik haklarının önündeki engellerin kaldırılmasından geçtiğini ifade eden Fulya Erdoğan, “14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınması gerekmektedir. Kürt halkının anadilde eğitim başta olmak üzere tüm demokratik hakları yasal güvenceye alınmalıdır. Demokratik entegrasyon sürecine zarar verecek her türlü güvenlikçi, dışlayıcı ve gerilimi tırmandıran uygulama ve politikalardan vazgeçilmelidir. Sîpan Hiznî’nin katledilmesi, Kobanê halkına yönelik müdahale ve cezaevinde çıkan yangının tüm boyutlarıyla soruşturulması bu sorumluluğun gereğidir. Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı demokratik bir yaşamın inşasına alan açılmalıdır” diye konuştu.
 
‘Barışı beraber inşa edelim’
 
Basın açıklamasının ardından söz alan DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ise bugün barışın konuşulmasında dört parça Kürdistan’da halkların barışı için mücadele edenlerin rolüne dikkat çekti. Rojava’da yaşanan her gelişmenin barışla bağlantılı olduğunu ifade eden Burcugül Çubuk, “Biz bütün bunların karşısında barış için mücadele etmeye, demokrasi ve eşitliği inşa etmeye devam edeceğiz. Barışı, çözümü konuşurken, ‘Akan kan dursun, yeni cenazeler gelmesin’ derken bize sürekli ölümü, işkenceyi, hapsi dayatanlara sözümüz hâlâ aynı: Sizin bu politikanız iflas edecek. Bu coğrafyada, Ortadoğu’da biz barışı kazanacağız” dedi.
 
Sîpan Hiznî’nin cenazesine sahip çıkanlara yönelik saldırıyı da kınayan Burcugül Çubuk, “Bizler bu sürecin sonunda artık tutsaklıkların olmadığı, ölümlerin olmadığı bir ülke ve coğrafya hayal ediyoruz. Bunu gerçekleştirmekten vazgeçmeyeceğiz. İzmirli yurttaşlara da çağrımız; gelin barışı beraber inşa edelim. Gelin barışımızı kimsenin iki dudağı arasına bırakmayalım. Bu coğrafyadaki bütün halkların eşitliği, gerçek bir demokrasi için yan yana mücadele edelim” şeklinde konuştu.
 
Açıklama zılgıt ve sloganlarla sona erdi.