Barış Annesi: Sürecin içeriğini Önderliğimizden dinlemek istiyoruz!

  • 09:04 5 Ocak 2026
  • Güncel
İZMİR - Yıllardır savaşın yükünü omuzlarında taşıyan Barış Anneleri’nden Peyruze Kürt, barışın muhatabının İmralı’da olduğunu belirterek “Bu sürecin içeriğini, barışın nasıl sağlanacağını Önderliğimizden dinlemek istiyoruz” dedi.
 
Yıllardır çocuklarının cenazelerine dahi ulaşamayan, acıyı ve direnişi birlikte büyüten Barış Anneleri, barış talebini bir kez daha güçlü biçimde dile getirdi. Barış Anneleri, İnsan Hakları Derneği’nde (İHD) yaptığı açıklamayla Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmek istediklerini kamuoyuna duyurdu. Barış Anneleri’nden Peyruze Kurt, yaptıkları başvuruya ilişkin konuştu.
 
‘Barışı yıllardır sokaklarda arıyoruz’
 
Barış Anneleri’nin yıllardır sokaklarda barışı aradığını hatırlatan Peyruze Kurt, Barış Anneleri olarak yaptıkları son açıklamada, Barış Anneleri olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmek istediklerini dile getirdi. Açıklamanın İHD’de  gerçekleştirildiğini kaydeden Peyruze Kurt, “Önderliğimizle görüşmek, oturup konuşmak istiyoruz. Barış Anneleri yıllardır sokaklarda barışı arıyor. Yıllardır acı ve keder çekiyor, çocukları için ağlıyor. Çocuklarının cenazeleri kaybediliyor; yıllardır kemiklerine ulaşılamıyor. Tüm bu acılara rağmen Barış Anneleri ellerini barış için uzatıyor ve barışı talep ediyor. Bugün bir barış süreci başladıysa, bunun Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan sayesinde olduğunu biliyoruz. Biz de Barış Anneleri olarak önderimizle görüşmek için başvuruda bulunmak istiyoruz. Barışı ondan en doğru şekilde anlamak, bu sürecin içeriğini kendisinden öğrenmek ve barışın nasıl sağlanacağını önderliğimizden dinlemek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.
 
‘Önderliğimiz barış istiyorsa biz de koşulların iyileştirilmesi talep ediyoruz’
 
Süreç başladığından bu yana Meclis’te somut hiçbir adımın atılmadığını vurgulayan Peyruze Kurt,  anadilin kabul edilmediğin, Kürt kimliğinin tanınmadığını, umut hakkının kabul edilmediğinin altını çizdi. Peyruze Kurt, “Bu nedenle yeniden başvurmak istiyoruz. İmralı yollarının açılması, şartların ve uygulamaların önünün açılması gerekmektedir. Önderliğimize ulaşabilme imkanlarının sağlanmasını istiyoruz. Eğer 50 milyon Kürt, önderliğimizi kendi iradesi olarak kabul ediyorsa; bizi yokluktan var eden ve bugün de barış ile halkların kardeşliğini savunan önderliğimiz barış istiyorsa, biz de İmralı’nın yollarının düzeltilmesini ve koşulların iyileştirilmesini talep ediyoruz. Görüşmelerin sağlanmasını ve kendisiyle görüşebilmemizi istiyoruz.Açık söylemek gerekirse, devlete karşı inancımız zayıftır. Devletin söylediği sözlerin arkasında durması, barışa samimiyetle sahip çıkması ve dürüst olması gerekmektedir. Bugüne kadar söylenen sözler sanki hiç söylenmemiş gibi davranılmaktadır. Kullanılan dil hâlâ tehditkârdır ve barış dili değildir. Kürt halkı hâlâ terörist olarak görülmektedir. Oysa Kürt halkı hiçbir zaman terörist olmamış, zulme ve yok edilmeye karşı kendini savunmuştur. Barış süreci başlamış olmasına rağmen hâlâ kardeşlik elimizi uzatıyoruz; ancak hâlâ zulüm ve baskılar devam etmektedir. Zehirli bir dil kullanılmaktadır ve bu kabul edilemez. Kürt halkı 52 yıldır varlığını, çocuklarını ve geleceğini zulüm ve zorluklara karşı korumaktadır. Kürt kadınları da kendilerini savunabilecek güçtedir” dedi.
 
‘Kürt kadınları direniş geleneğini sürdürüyor’
 
Kürt kadınların direniş geleneğine vurgu yapan Peyruze Kurt, Leyla Zana üzerinden yürütülen hedef göstermelere de tepki gösteren Peyruze Kurt, “Bugün kendi gözlerimizle görüyoruz: Leyla Zana’nın sporla ne ilgisi vardır? Kürt gençleri spor yaparken, Leyla Zana Meclis’te siyaset yapan Kürt öncülerimizdendir. Kürt sembolünü saçlarına bağladığı gibi, yüzlerce Kürt kadını da saçlarını bağlamış ve Kürt kadınının haklarını, özgürlüğünü ve eşitliğini savunmuştur; bundan sonra da savunmaya devam edecektir.Kürt kadınının üzerindeki zulüm ve baskı nereye kadar sürecektir? Bugün Meclis’te yan yana oturuyoruz, Kürt ve Türk halklarının eşitliğinden söz ediliyor, kardeş olduğumuz ifade ediliyor. Demokratik toplum temelinde birlikte, eşit yaşam talep ediyoruz. Ancak stadyumlarda saldırılara uğruyorsak bu süreç nasıl ilerleyecektir?” ifadelerine yer verdi.
 
‘Siyasetin önü açılmadan barış olmaz’
 
Geçtiğimiz günlerde Şirnex’te (Şırnak) yaşanan saldırılar, ev baskınları, gözaltıların Kürt kadınlara yönelik hakaretler ve anadile yönelik saldırıların devam ettiğini belirten Peyruze Kurt,  yıllardır kan döküldüğünü, göçler yaşandığını, tutuklamaların sürdüğünü anımsattı. Kürtlerin siyaset yaptıkları için tutuklandığını ve bugün yurt dışında yaşamak zorunda bırakıldığını aktaran Peyruze Kurt, “Bugün barış eli temiz ve dürüst bir şekilde uzatılmaktadır. Bu nedenle sahip çıkılması gerekmektedir. Kürt halkının Meclis’te siyaset yapma hakkı vardır, bu ülkede yaşama hakkı vardır. Yollar açılmalıdır ki yurt dışında yaşamak zorunda bırakılan siyasetçiler kendi ülkelerinde siyaset yapabilsin. Sürece samimiyetle yaklaşılıyorsa, silah bırakanların önü açılmalı ve siyasete aktif katılımları sağlanmalıdır.PKK davasından tutuklu olan yüzlerce insan bugün yaralıdır, gazidir. Bize bu güvence verilmelidir ki barış elinin dürüstçe uzatıldığına inanabilelim.”  şeklinde konuştu.
 
‘Barış talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz’
 
Kürt annelerin tüm kayıplarına rağmen barış talebinden vazgeçmediğini vurgulayan Peyruze Kurt, “Kürt dilinin statü kazanması ya da Kürt kimliğinin tanınması kime ne zarar verecektir” diyerek,  Anadilin hakkı olduğunu söyledi.  Anadiliyle dünyaya geldiğini ifade eden Peyruze Kurt, “Biz bu toprakların insanlarıyız. Artık yeter diyoruz. Vicdanlı olunmasını istiyoruz. Komisyonlarda dürüstçe konuşulmasını ve görevlerin dürüstlükle yapılmasını talep ediyoruz.Biz Kürt anneleri olarak yaşadığımız sürece önderliğimizin elini güçlendirmek istiyoruz. Barış talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Eşit ve özgür bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğiz. Türk annelerinin de bize katılmasını istiyoruz. Kan dökülmesine birlikte “dur” diyelim. Zindan kapılarının açılmasını, barış elinin güçlenmesini ve kardeşliğin özgürlük ve barış temelinde inşa edilmesini istiyoruz” dedi.