‘Kobanê’de çocuklar ateşkes altında ölüyor’

  • 09:08 31 Ocak 2026
  • Güncel
Devrim Fındık
 
İSTANBUL - Kobanê’nin kuşatma altına alınmasını, uluslararası hukukun askıya alınması olarak değerlendiren İHD İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu üyesi Melek Ramazanoğlu, çocukların kimlik ve statüye göre yaşam hakkından mahrum bırakıldığını söyledi.
 
Rojava’nın Kobanê kentinin kuşatma altına alınması ile yaşam hedef alındı. Elektrik, su ve yakıt kesintileri, kuşatma ve insani yardımların engellenmesi nedeniyle çocuklar ya doğrudan saldırılarla ya da soğuktan yaşamını yitirdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu üyesi Melek Ramazanoğlu ile konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Çocuklar doğrudan hedef haline geliyor’
 
Melek Ramazanoğlu, Kobanê’de ateşkese rağmen süren saldırıların en ağır bedelini çocukların ödediğini belirterek, “Fiilen bir ateşkes yok. Sivil halkın, en başta da çocukların yaşam hakkı ağır tehdit altında” dedi. Rojava’da 16 Ocak’ta ilan edilen ateşkese karşın çocuk ölümlerinin devam ettiğine dikkat çeken Melek Ramazanoğlu, sahadan gelen bilgilerin HTŞ’nin saldırılarını sürdürdüğünü ortaya koyduğunu söyledi. “Kürt yerleşimlerine entegrasyon dayatmasıyla devam eden bu saldırılar bölge siyaseti açısından son derece riskli sonuçlar doğuruyor” diyen Melek Ramazanoğlu, çocukların doğrudan hedef haline geldiğini vurguladı. Kobanê’den gelen çocuk ölüm haberlerinin Türkiye basınında yer bulmamasına da işaret eden Melek Ramazanoğlu, “Yaşam hakkı dahi kimliğe ve statüye göre hak görülüyor. Hak ihlali haberleri savaş siyaseti üzerinden şekilleniyor” sözleriyle medya sessizliğine dikkat çekti.
 
Uluslararası hukuk askıda
 
Çocuklara yönelik saldırıların uluslararası insani hukukun açık ihlali olduğunu söyleyen Melek Ramazanoğlu, 1949 Cenevre Sözleşmeleri başta olmak üzere birçok temel metnin savaş koşullarında sistematik biçimde askıya alındığını ifade etti. “Gazze’de gördük, bugün Rojava’da görüyoruz. Hukuk, vahşi menfaatlere bağlı biçimde askıya alınabiliyor” diyen Melek Ramazanoğlu, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, Çocukların Silahlı Çatışmalara Dahil Olmalarına İlişkin İhtiyari Protokol ve Cenevre Sözleşmeleri’nin açıkça ihlal edildiğini ekledi.
 
'Kuşatma raporlamayı da engelliyor'
 
Bölgenin kuşatma altında olması nedeniyle sağlıklı raporlama yapılamadığını aktaran Melek Ramazanoğlu, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 25 Ocak’ta yayımladığı raporu hatırlattı. Raporda, Halep’te açılan insani koridorların keskin nişancı saldırılarına uğradığına dair tanıklıkların yer aldığını belirtti. Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) 22 Ocak tarihli raporuna da değinen Melek Ramazanoğlu, en az 134 bin kişinin yerinden edildiği, 41 binden fazla sivilin Haseke’de toplu barınma alanlarına yerleştirildiği şeklindeki verileri aktardı.  Melek Ramazanoğlu, ayrıca IOM’un, “acil gıda, yatak ve battaniye ihtiyacı” uyarısında bulunduğunu kaydetti.
 
‘Çocuklar soğuktan donarak öldü’
 
Kobanê’de çocuklar açısından en acil ihtiyacın saldırıların durdurulması olduğunu vurgulayan Melek Ramazanoğlu, Heyva Sor’un açıklamalarını hatırlatarak, elektrik kesintileri ve yakıt yetersizliği nedeniyle çocukların soğuktan donarak yaşamını yitirdiğini söyledi. Gıda, su, elektrik, yakıt ve barınmanın bilinçli bir şekilde engellendiğinin altını çizen Melek Ramazanoğlu, çocukların korunmasının devletlerin takdirine bırakılamayacak kadar hayati bir mesele olduğunu belirtti.
 
‘Cezasızlık, yeni suçların önünü açıyor’
 
DAİŞ benzeri yapıların cezasızlık politikalarıyla beslendiğine dikkat çeken Melek Ramazanoğlu, tüm hak ihlallerinin faillerinin tespit edilerek cezai yaptırımlar uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi. Melek Ramazanoğlu, insani koridorların açılmamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, uluslararası toplumun ikiyüzlü tutumunu eleştirdi.
 
‘Bu siyaset üstü bir meseledir’
 
Çağrısını kamuoyuna yapan Melek Ramazanoğlu, “Beş çocuğun soğuktan yaşamını yitirmesi, Rojava’da yaşananın Gazze gibi siyaset üstü bir mesele olduğunu acı biçimde gösterdi” dedi. Türkiye’de dahi hak temelli örgütlerin sessizliğine dikkat çekerek “Bu ne ideoloji ne de iç siyaset meselesidir. Uluslararası insancıl hukuk tam olarak bunu garanti altına almak için vardır” diyen Melek Ramazanoğlu, tüm kurumları çekincesiz biçimde bölgeye insani yardım ulaştırmak için seferber olmaya çağırdı. Melek Ramazanoğlu, son olarak “Her birimiz çocuk haklarını yaşanabilir kılmakla yükümlüyüz” sözleriyle çağrısını yineledi.