HTŞ anlaşmayı ihlal ediyor: Suçlar raporlanmadı

  • 09:07 28 Nisan 2026
  • Güncel
Gülistan Gülmüş  
 
RIHA- Kuzey ve Doğu Suriye ile Rojava’da yaşanan ihlallere karşı HTŞ tarafından rapor hazırlanmadığını söyleyen Avukat Roziv Kino, “Şam hükümeti adil bir sorumluluk alıp bu yaşananların hepsini süzgecinden geçirmeli” dedi.
 
HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çeteler, 6 Ocak tarihinde Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine saldırı başlattı. Saldırılar sonucu çok sayıda sivil yaşamını yitirdi. Aynı gruplar daha sonra Hesekê, Der Hafir, Qamişlo, Kobanê’ye de saldırı düzenledi. Ayrıca Kobanê’yi kuşatma altına aldı. HTŞ tarafından günlerce kente elektrik ve su verilmezken, aynı zamanda gıda ve ilaç ihtiyacının karşılanmaması da ciddi sorunlardan biri oldu. Başta kadın ve çocukların maruz bırakıldığı ihlaller, 30 Ocak’ta QSD ve HTŞ tarafından varılan anlaşma sonucu kısmen de olsa azaldı. Ancak Kobanê’deki kuşatma sürmeye devam etti. Bölgede çok sayıda insan hakkı ihlali yaşandı.
 
Kuzey ve Doğu Suriye ile Rojava’da yaşanan saldırılar sonrası bölgedeki son durum ve hukuki sürece dair Kobanê’de çalışma yürüten Avukat Roziv Kino değerlendirmelerde bulundu.
 
HTŞ’nin yönetime geçme süreci ve halkların işkence kıskacı
 
Kuzey ve Doğu Suriye'de saldırılar sırasında yaşanan ihlallere dikkat çeken Rizav Kino, bu ihlallerle beraber yoğun bir göçün yaşandığını belirtti. 
 
Rizav Kino, “Yurttaşlar göç etseler de saldırılar onları takip etmeye devam etti. Der Hafir’dan başlayan saldırılar, Kobanê, Hesekê ve çevre bölgelere de yayılmaya başladı. Özellikle Tebqa ve Reqa'da yapılan saldırılarda, kanuni olarak da ciddi hak ihlalleri çiğnendi. Suriye geçici hükümeti, Baas rejimi yıkıldıktan sonra özellikle Alevilere yapılan uygulamalardan sonra Suriye’de durumun kötüye gideceğini anladık. Alevilere yapılan saldırıları da geçici hükümete karşı oldukları gerekçesiyle yapıyorlardı, ancak durum böyle değildi. Ardından Süveyda’da Dürzi halkına saldırılar gerçekleştirildi. Orada da birçok hak ihlali yaşandı. Maalesef Alevilere, Dürzilere ve Kürtlere yapılan haksızlıklar belgelenmedi” dedi.
 
‘Raporlanması gereken suçlar raporlanmadı’
 
Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik 6 Ocak günü yapılan saldırıların etkisine ve yaşanan hak ihlallerine değinen Roziv Kino, işlenen suçlara dair bir rapor hazırlanmadığına dikkat çekti. Roziv Kino, devamında şunları söyledi: “Şam Hükümeti tarafından belirlenip raporlanması gereken suçlar raporlanmadı. Uluslararası mahkemelere göre de, uluslararası insan hakları yasalarına uymadıkları için suç işlemiş oldular. Şêxmeqsûd’a yönelik saldırılar da Şam hükümetine bağlı çeteler ya da onlara bağlı olmayan kişilerin ortaklığıyla gerçekleştirildi. Burada medyanın rolü de çok önemliydi. Bu kadar çok Kürt'ün katledilmesinin sebebi, medyanın saldırıyı yapanları QSD’ye bağlı askerler gibi yansıtmasından kaynaklandı.”
 
‘Birçok QSD’li savaşçıdan hâlâ haber yok’
 
Roziv Kino, HTŞ ve QSD arasında daha önce yapılan anlaşmaların HTŞ tarafından her defasında ihlal edildiğini belirterek, “Anlaşmadan sonra bir süre QSD savaşçıları entegre edilmediği gibi, birçok bölgeden Kobanê’ye göç eden yurttaşların geri dönüşü de sağlanmadı. Kobanê kuşatma altında tutulmaya devam etti. Kanunlara göre değerlendirecek olursak, varılan anlaşmanın maddelerine uyulmadığı için zaten suç işlenmiş oldu. Birçok QSD’li savaşçı; esir mi, gözaltında mı, şehit mi düştü, yoksa başka bir yere mi götürüldü, belli değil. Bu anlamda da bir araştırma başlatılmış değil. Serekanîyeli göçmenler hâlâ Serekanîye’ye gönderilmiş değil. Efrîn için ise çok az kişi geri döndü; ancak onların da evleri çetelerin elinde” diye konuştu.
 
‘Sorumluluk alınmazsa daha kötü savaşlar yaşanır’
 
Uluslararası güçlerin Ortadoğu’da kurmak istediği hâkimiyet doğrultusunda gerçekleştirdiği savaşların Suriye’nin iç gündemini de etkilediğinin altını çizen Avukat Roziv Kino, son olarak şunları söyledi: “Kobanê’de ve Halep’te hâlâ entegrasyon sorunları yaşanıyor. İdari yönetimlerde kanuni olarak hâlâ entegrasyon yapılmış değil. Şam hükümeti, esas alma noktasında da geri çekiliyor. Durum böyle olunca yurttaşlarda da bu anlaşmanın sonuna kadar süreceğine dair bir güven problemi oluşuyor. Ulusların Ortadoğu’da gerçekleştirdiği savaşlar, Suriye’nin iç işleyişini de etkiliyor. Şam hükümeti adil bir sorumluluk alıp yaşananların hepsini süzgecinden geçirmeli ki varlığını sürdürebilsin. Eğer böyle olmazsa burada daha kötü savaşlar yaşanır.”