Mısırlı tarih uzmanı: Sürecin başarısı tüm Ortadoğu'yu etkileyecek
- 09:01 29 Haziran 2026
- Güncel
Gülistan Gülmüş
RIHA – Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlattığı "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"nin başarıya ulaşmasının tüm Ortadoğu'ya refah ve kalıcı barış getireceğini söyleyen Mısırlı tarih uzmanı ve akademisyen Sahar Hesen, "Diğer müzakereciler de samimi kararlılık göstermeli" dedi.
Derinleşen bölgesel krizler, savaş politikaları ve halkların kimlik ile özgürlük taleplerinin karşılık bulamaması, Ortadoğu’da yeni bir siyasal arayışı beraberinde getiriyor. Bölgede çatışmaların yerine diyalog ve demokratik çözüm tartışmaları öne çıkarken, Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu “Barış ve Demokratik Toplum” perspektifi de bu tartışmaların merkezinde yer alıyor. Yaklaşık 50 yıllık mücadelenin ardından Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat 2025'te başlatılan süreç sadece Türkiye’yi değil bütün Ortadoğu’yu etkileyecek yeni bir çözüm modeli sunuyor. Ortadoğu halklarının önemli bir bölümü de bu modelin kalıcı barış ve refah sağlayacağı görüşünü dile getiriyor.
Mısırlı tarih uzmanı ve akademisyen Sahar Hesen, “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine ve Ortadoğu’ya olası etkisine dair değerlendirmelerde bulundu.
Sahar Hesen, Kürt halkının kimliğinin inkarına karşı yürüttüğü mücadelenin "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"ne uzanan seyrine dikkat çekti. Sahar Hesen, “Bu süreç aynı zamanda Ortadoğu'daki devrimci hareketlere; demokratik çoğulculuğu teşvik eden, kültürel çeşitliliği tanıyan ve halklar arasında adalet, eşitlik ile ortak yaşamı esas alan barışçıl ve kapsayıcı çözümler arama konusunda tarihi bir sorumluluk yüklemiştir. İsrail ile İran arasında bir çatışma ihtimalinin Ortadoğu'nun üzerine gölge gibi çöktüğü bir dönemde, Abdullah Öcalan'ın ‘Barış ve Demokratik Toplum’ girişimi diyalog, demokratik katılım ve barışçıl, bir arada yaşama ilkelerine dayalı alternatif bir vizyon sundu. Bu süreç başarıya ulaşırsa, yaratacağı etki sadece Kürt meselesiyle sınırlı kalmayıp bunun çok ötesine geçebilir” dedi.
‘Abdullah Öcalan’ın rolü geniş bir vizyon sunuyor’
Barış sürecinin başarıya ulaşmasının kimlik temelli çatışmaların diyalog yoluyla çözümüne model oluşturabileceğini belirten Sahar Hesen, “Girişimin başarısı, dış aktörlerin çözülmemiş etnik ve siyasi anlaşmazlıkları stratejik amaçlar için kullanma fırsatlarını sınırlayabilir. Bu sonuç, Ortadoğu genelinde benzer çabalara ilham verebilir ve daha istikrarlı, demokratik ve barışçıl bir bölgesel düzenin inşasına katkıda bulunabilir. Abdullah Öcalan'a ilişkin değerlendirmelerde bulunan birçok gözlemci ve destekçisi, onun rolünün Kürt meselesinin ötesine geçtiğini ve Ortadoğu genelinde barış, demokrasi ve bir arada yaşam için daha geniş bir vizyon sunduğunu savunmaktadır. Öcalan, ‘Demokratik Ulus’ ve ‘Demokratik Toplum’ kavramları aracılığıyla, dışlama ve çatışma yerine diyalog, çoğulculuk, yerel demokrasi ve karşılıklı tanımaya dayalı; etnik, dini ve kültürel çatışmaların çözümüne yönelik alternatif bir çerçeve ortaya koymuştur” ifadelerine yer verdi.
‘Tüm taraflar samimi bir kararlılık göstermeli’
Sürecin muhatabı Abdullah Öcalan’ın hala tutsak edilmesine dair değerlendirmelerde bulunan Sahar Hesen, “Abdullah Öcalan'ın tutukluluğunun devam etmesi, Kürt meselesinin geleceği ve Ortadoğu'da barış ihtimalleri üzerine yürütülen tartışmalarda siyasi bir konu olmaya devam etmektedir. Kendisinin oynadığı role dair görüşler farklılık gösterse de, herhangi bir barış sürecinin ve demokratik geçişin başarısı birtakım temel koşullara bağlıdır. İlk olarak, tüm taraflar diyalog, müzakere ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesine yönelik samimi bir kararlılık sergilemelidir. Sürdürülebilir barış yalnızca askeri yollarla sağlanamaz; bu süreç karşılıklı güven, siyasi irade ve tüm tarafların meşru kaygılarının dikkate alınmasını gerektirir. İkinci olarak, hukukun üstünlüğünü, siyasi katılımı, ifade özgürlüğünü ve eşit vatandaşlığı güçlendiren demokratik reformlar elzemdir. Kapsayıcı siyasi sistemler, toplumsal hoşnutsuzlukları ele alma ve yeniden çatışma riskini azaltma konusunda daha başarılıdır” diye konuştu.
‘Ortadoğu’da refah dolu bir gelecek, geniş çaplı bir barış’
Sahar Hesen, Ortadoğu genelinde refahın sağlanabilmesi için sürecin ana aktörlerinin eşit koşullarda müzakere yürütmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bölgesel aktörler diyalog ve iş birliğini jeopolitik rekabetin üzerinde tutmalıdır. Ortadoğu'da refah dolu bir gelecek, yalnızca münferit çatışmaların çözülmesine değil, aynı zamanda daha geniş çaplı bir barış, karşılıklı saygı ve bölgesel ortaklık kültürünün inşa edilmesine de bağlıdır. Bu koşullar sağlandığı takdirde, sürece dahil olan kişilerden bağımsız olarak barış girişimleri; Ortadoğu genelinde istikrarın, demokratik gelişimin ve ekonomik refahın güçlendirilmesine katkıda bulunabilir. Bu bağlamda, Abdullah Öcalan'ı savunanların birçoğu onun diyaloğa katılımının ilerlemeye yardımcı olabileceğine inanırken, diğerleri kurumların ve kolektif siyasi süreçlerin önemini vurgulamaktadır. Nihayetinde, herhangi bir barış sürecinin başarısı; ilgili tüm tarafların uzlaşı, demokratik yönetişim ve uzun vadeli iş birliği arayışındaki istekliliğine bağlıdır.”







