Rojin Kabaiş ve şüpheli kadın ölümleri için eylem
- 20:28 10 Ağustos 2026
- Güncel
WAN - TJA öncülüğünde Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü ve şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması talebiyle yürüyüş düzenlendi. TJA aktivisti Şehrenaz Gezici, “Bir kadının kaybolması sıradanlaştırılamaz, bir kadının ölümü belirsizliğe terk edilemez” dedi.
Wan’da Tevgera Jinên Azad (TJA), 27 Eylül 2024’te kaybolmasının ardından 15 Ekim 2024’te cenazesine ulaşılan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü ile şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması talebiyle yürüyüş düzenledi.
Wan AVM önünden kent meydanına kadar gerçekleştirilen yürüyüşe kentteki kadın kurumlarının yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. “Kadın kırımına ve adaletsizliğe karşı şimdi kadın zamanı” pankartının açıldığı yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı.
Basın metnini TJA aktivisti Şehrenaz Gezici okudu.
‘Şüpheli ölümler bizim için münferit değildir’
Yalnızca Rojin Kabaiş dosyası için değil, kadınların yaşam hakkına, özgürlüğüne ve hakikatine sahip çıkmak için mücadele ettiklerini belirten Şehrenaz Gezici, “Çünkü Rojin’in ölümü bizim için münferit bir olay değildir. Bir genç kadının kaybolması, 18 gün sonra cansız bedenine ulaşılması ve aradan geçen zamana rağmen ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmamış olması, kadınların bu coğrafyada yaşam hakkının nasıl ele alındığını sorgulamamızı gerektiriyor” dedi.
‘Politikaların sonuçlarını yıllardır görüyoruz’
Rojin Kabaiş dosyasındaki gelişmelere dikkat çeken Şehrenaz Gezici, “Bugün dosyanın daha ciddi biçimde ele alınmaya başlanmasını önemsiyoruz. Ancak soruyoruz: Rojin’in dosyasına neden en başından itibaren aynı ciddiyet gösterilmedi? Bir kadının kaybolduğu ilk andan itibaren gösterilmesi gereken hassasiyet neden gecikti? Hakikate ulaşmak için gerekli iradenin ortaya çıkması neden kadınların ve kamuoyunun ısrarını gerektirdi?” diye sordu.
Şehrenaz Gezici, “Biz bu soruları yalnızca Rojin’in dosyasına ilişkin sorular olarak görmüyoruz. Çünkü kadınların kaybolması, öldürülmesi, şiddete uğraması ve ardından adalet aramak zorunda bırakılması birbirinden bağımsız olaylar değildir. Kürdistan’da ve bölgede kadınların yaşam alanlarını daraltan, onları yalnızlaştıran, iradelerini ve örgütlü güçlerini zayıflatmaya çalışan politikaların sonuçlarını yıllardır görüyoruz” diye konuştu.
‘Bir kadının ölümü belirsizliğe terk edilemez’
Özel savaş politikalarının kadınlar üzerindeki etkisine değinen Şehrenaz Gezici, “Özel savaş politikalarının kadınlar üzerindeki en önemli sonuçlarından biri, kadının iradesinin ve yaşamının değersizleştirilmesidir. Kadın bedeni üzerinde kurulan tahakküm, kadının yaşamı üzerinde kurulmak istenen tahakkümün bir parçasıdır. Kadının sözüne kulak verilmemesi, yaşadığı şiddetin küçümsenmesi, kaybolduğunda yeterince ciddiye alınmaması ve ölümünün üzerindeki soruların cevapsız bırakılması aynı zihniyetin farklı biçimleridir” dedi.
Şehrenaz Gezici, “Biz kadınlar bunu kabul etmiyoruz. Bir kadının yaşamı daha az değerli değildir. Bir kadının kaybolması sıradanlaştırılamaz. Bir kadının ölümü belirsizliğe terk edilemez. Bu nedenle Rojin’in dosyasında bütün ihtimallerin titizlikle araştırılmasını, bütün delillerin eksiksiz biçimde değerlendirilmesini ve ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasını istiyoruz. Bu yalnızca bir ailenin değil, kadınların ortak talebidir” ifadelerini kullandı.
Gülistan Doku vurgusu
Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü açığa çıkarılana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Şehrenaz Gezici, cezasızlık politikalarına dikkat çekti.
Şehrenaz Gezici, “Bizler, Rojin’in kaybolduğu ilk günden beri nasıl takip ettiysek, bundan sonra da hakikat ortaya çıkıncaya kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Cezasızlık da bu tablonun en önemli parçalarından biridir. Cezasızlık yalnızca mahkeme salonlarında ortaya çıkmaz; soruşturmaların geciktirilmesi, delillerin yeterince değerlendirilmemesi, kadınların beyanlarının değersizleştirilmesi ve kamu gücünün hakikati ortaya çıkarmak için gerektiği gibi kullanılmaması da cezasızlık düzenini büyütür” dedi.
Gülistan Doku dosyasına işaret eden Şehrenaz Gezici, “Gülistan Doku’nun dosyası bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Aradan geçen yıllara rağmen Gülistan’ın akıbetine ilişkin soruların hâlâ yanıtlanmamış olması, dönemin valisi ve kamu görevlileriyle ilgili gündeme gelen soruların bütün yönleriyle ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Hiçbir makam kadınların yaşam hakkından üstün değildir. Devletin görevi güçlü olanı korumak değil, hakikati ortaya çıkarmaktır” diye konuştu.
Açıklama, “Erkek vuruyor, devlet koruyor”, “Jin, Jiyan, Azadî”, “Rojin Kabaiş isyanımızdır” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganlarıyla sona erdi.







