Îdir’da GES: 1 milyon 400 bin metrekareyi etkiliyor

  • 09:03 24 Nisan 2026
  • Ekoloji
Büşra Turan
 
ÎDIR - Îdir’de 490 milyon TL bütçeli ve 1 milyon 400 bin metrekare üzerinde kurulacak GES projesine karşı bölge halkı tepkilerini yükseltiyor. Yurttaşlar, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sunulan  dilekçede projenin tek geçim kaynağı olan hayvancılığı bitireceği ve sel riskini artıracağı belirtildi.
 
Türkiye’de "yenilenebilir enerji" adı altında yürütülen projeler ekolojik yıkıma dönüşmeye devam ederken, bir benzeri Îdir’de (Iğdır) yaşanıyor. Hoşhaber ve Faruktoka mahallelerinde halihazırda işletilen Güneş Enerji Santrali (GES) projesinin yarattığı toz bulutu ve kirlilikle boğuşan bölge halkı, şimdi de evlerinin dibine kurulmak istenen ikinci dev projeye karşı ayaklandı. SPON Enerji Üretim A.Ş. tarafından bölgeye kurulmak istenen bu ikinci "Depolamalı Güneş Enerji Santrali" projesine karşı vatandaşlar, mevcut kirliliğin üzerine yeni bir yıkım olacağını belirterek, resmi itiraz sürecini başlattı.
 
490 milyon liralık GES projesi 
 
Proje dosyasına göre, toplam 140,44 hektar (yaklaşık 1 milyon 400 bin metrekare) gibi devasa bir alan üzerine kurulacak olan santral, meraları hedef alıyor. 490 milyon TL bütçeli proje kapsamında, 130 MWm kurulu güce sahip panellerin yerleştirilmesi planlanırken, meraların betonlaşmasına karşı çıkan vatandaşlar, sundukları resmi dilekçede şu uyarılarda bulundu: "Bölge halkının temel geçim kaynağı hayvancılıktır. Mevcut durumda dahi yetersiz olan mera alanlarımızın bu projeyle daha da daraltılması, geçim kaynaklarımızın doğrudan yok edilmesi demektir."
 
GES, konutlara 250 metre mesafede
 
Projenin en dikkat çeken ve tepki toplayan noktası ise yerleşim yerlerine olan yakınlığı. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporundaki verilere göre panel sahaları, en yakın konuta sadece 250 metre mesafede bulunuyor. Hoşhaber mahalle merkezine ise yalnızca 1,3 km uzaklıkta olan bu dev tesis, bölge halkının tepkisine neden oluyor. 
 
Halkın itirazı: Sel altında kalacağız
 
Bölge sakinleri, Iğdır Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne sundukları itiraz dilekçesinde projenin yaratacağı yıkımı şöyle sıralıyor: 
 
“* Sel Riski: Proje sahası, dağlardan gelen sel sularının doğal akış güzergahı üzerinde bulunuyor. Bu alanın yapılaşmaya açılması, sel sularının tarım arazilerine ve evlere yönelmesine neden olacak.
 
* Kent ormanı tehdit altında: Îdir halkının nefes alabildiği tek alan olan Halfeli Kent Ormanı, projenin yaratacağı yoğun toz ve partiküller nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
 
* Toz ve sağlık sorunları: Bölgede halihazırda devam eden diğer GES çalışmalarının yarattığı toz bulutları şimdiden sağlık sorunlarına yol açmış durumda. Yeni proje bu kirliliği katlayacak.
 
* Mevcut kirlilik: Halk, Hoşhaber civarında devam eden mevcut GES çalışmalarının yarattığı toz bulutları şimdiden sağlık sorunlarına yol açıyor, yeni proje bu durumu katlayacak.”
 
BOTAŞ hattı ve deprem riski
 
Teknik raporlarda projenin üzerinden geçen Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) boru hattına dair emniyet kriterleri tartışılırken, bölgenin deprem ve taşkın riski de endişeleri artırıyor. Halk, projenin ekolojik dengeleri bozarak doğa olaylarını felakete dönüştüreceğini dile getiriyor.
 
Hukuki süreç başlatıldı
 
Gimgim'deki benzer projelerde olduğu gibi, Îdir’li yurttaşlar da yaşam haklarını savunmak için örgütleniyor. ÇED sürecindeki eksikliklerin ve halkın görüşlerinin yok sayılmasının altını çizen bölge halkı, projenin durdurulması için idari yargıya başvurmaya hazırlanıyor. Projenin onaylanması halinde sadece meralar değil, Îdir'in sosyal ve ekolojik geleceğinin de karanlığa gömüleceği ifade ediliyor.