Pervîn Yusif: Çok zor ve kritik bir dönemden geçiyoruz

  • 20:24 11 Nisan 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Essen’de düzenlenen toplantıda konuşan Pervîn Yusif, Ortadoğu’daki gelişmelerin Kürt halkının geleceğini doğrudan etkilediğini belirterek, Rojava’daki kazanımların korunmasının temel öncelik olduğunu vurguladı.
 
Almanya’nın Essen kentinde, PYD Eş Başkanı Pervîn Yusif’in katılımıyla geniş katılımlı bir halk toplantısı düzenlendi. PYD NRW Meclisi tarafından Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya Almanya’daki Kürt kurumlarının temsilcileri ve Kürdistanlılar katıldı.
 
Özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısında saygı duruşuyla başlayan toplantıda bölgedeki son siyasi durum, güncel gelişmeler ve Rojava’nın HTŞ ile yürüttüğü entegrasyon süreci ele alındı. 
 
'Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında Avrupa’daki eylemler son derece değerli'
 
Söz alan Pervîn Yusif, Avrupa’da yaşayan Kürtlerin Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında ortaya koyduğu tutumun önemli olduğunu belirtti. Pervîn Yusif, “Rojava Kürdistanı adına, özellikle tüm halkımızı, başta Almanya’da yaşayan halkımız olmak üzere selamlıyoruz. Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında Avrupa’da ve Almanya’da yaşayan halkımızın ortaya koyduğu tutum, eylemler ve çalışmalar son derece değerlidir. Zorla sürgünde yaşamaya itilmiş halkımız, burada yürüttüğü faaliyetlerle kendi toprağıyla ve ülkesiyle bağını daha da güçlendirmiştir. Halkımız, bulunduğu her yerde özgürlüğü için mücadele etmeye devam ediyor” dedi.
 
Pervîn Yusif, Avrupa’daki temaslarının amacının diplomatik ve siyasi çalışmaları yoğunlaştırmak ve halkla birlikte gelişmeleri değerlendirmek olduğunu ifade etti.
 
'Halkımızın çıkarlarını en iyi şekilde korumak zorundayız'
 
Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin Kürt halkının geleceğini doğrudan etkilediğini vurgulayan Pervîn Yusif, sürecin doğru okunmasının önemine dikkat çekerek, "Gerçekten de çok zor ve kritik bir dönemden geçiyoruz. Ortadoğu’da yaşanan büyük değişimler, halkımızın geleceğini ve sorunlarının çözümünü doğrudan etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle bu süreci doğru okumak ve halkımızın çıkarlarını bu doğrultuda en iyi şekilde korumak zorundayız” diye vurguladı.
 
'Herkesin kendi kimliğiyle özgürce yaşayabildiği bir düzen için mücadele ediyoruz'
 
Rojava’daki kazanımların korunmasının temel öncelik olduğunu belirten Pervîn Yusif, bu kazanımlar etrafında gelişen sahiplenmenin büyük bir değer taşıdığını söyledi. Pervîn Yusif, “Kürt halkı olarak Suriye’deki devrim sürecine dahil olmamızın nedeni, demokratik, tüm halkların temsil edildiği, Kürtlerin ve diğer halkların haklarının tanındığı bir sistemin inşasıdır. Herkesin kendi kimliğiyle özgürce yaşayabildiği bir düzen için mücadele ediyoruz. Bu uğurda büyük bedeller ödedik ve ödemeye devam ediyoruz” ifadelerin kullandı.
 
Pervîn Yusif, Rojava devriminin tüm Kürdistan için önemli sonuçlar yarattığını ve dört parçada güçlü bir dayanışmanın geliştiğini kaydetti.
 
'Suriye'de yeni bir dönem başladı'
 
Suriye’de Baas rejiminin yıkılmasıyla yeni bir dönemin başladığını dile getiren Pervîn Yusif, ancak bu değişimin halkın doğrudan katılımıyla gerçekleşmediğine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Bizim muhalefetle birlikte yürüttüğümüz demokratikleşme, kimliklerin ve inançların özgürce ifade edildiği, kadın haklarının tanındığı bir sistem kurma yönündeki çabalar, yeni yönetimle birlikte ciddi şekilde sekteye uğramıştır.”
 
Pervîn Yusif, mevcut tabloda DAİŞ ve selefi anlayışa yakın yapıların etkili olduğunu belirterek, demokratik bir diyalog ve kapsayıcı sistemin zorlaştığını ifade etti.
 
'Başa getirilen selefi anlayış demokratik bir çözüm arayışını zayıflatmakta'
 
Uluslararası güçlerin rolüne de değinen Pervîn Yusif, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortadoğu’daki değişim süreci içinde, uluslararası sistemin tercihleri doğrultusunda daha önce terör listelerinde yer alan yapıların iktidara taşındığı bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Ayrıca, Ahmet Şara’nın bu şekilde hükümete getirilmesi, Suriye meselesinin Suriyeliler arasında çözülmesi ve tartışılması hakkını da büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.”
 
Bu durumun halkların demokratik çözüm hakkının gasp edilmesi anlamına geldiğini sözlerine ekleyen Pervîn Yusif, “Başa getirilen selefi anlayış, çoğulcu ve katılımcı bir yaklaşım yerine, ‘ben kazandım, benim dediğim olacak’ mantığıyla hareket etmektedir. Bu da Suriye’de demokratik bir çözüm arayışını zayıflatmakta ve toplumsal uzlaşı imkanlarını daraltmaktadır” diye konuştu.
 
Toplantı, katılımcıların soruları ve yapılan tartışmaların ardından sona erdi.