Belediye meclis üyeleri: Süreci yerelden inşa edeceğiz

  • 09:03 5 Mayıs 2026
  • Güncel
 
Pelşin Çetinkaya-Rojda Aydın
 
AMED - Yerel yönetimler konferansında öne çıkan başlıkları değerlendiren DEM Parti Belediye Meclis üyeleri, "Komünal yaşamı belediyeler aracılığıyla mahallelere, sokaklara ve doğrudan halkın yaşamına taşımayı tartışıyoruz. Bu aynı zamanda demokratik, katılımcı ve özgürlükçü bir yerel yönetim anlayışının inşası anlamına geliyor" dedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, 19-28 Nisan tarihleri arasında "Kadın iradesiyle kömünleşiyor, yerel yönetimlerle özgür toplumu örüyoruz” ve “Komün Belediyedir, Belediye Komündür” şiarıyla il konferansları gerçekleştirdi.
 
Birçok kentte 2 gün süren özgün kadın ve genel konferanslarda, 2 yıllık yerel yönetim çalışmalarındaki eksik, yetersiz ve yapılması gerekenler üzerinde durularak yeni dönem çalışmaları için önemli kararlar alındı. Konferanslarda açığa çıkan önemli başlıklardan biri de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne yerel yönetimlerin öncülük etmesi gerektiği belirtilerek demokratik toplumun yerellerden inşa edilmesi üzerine vurgular öne çıktı.
 
Bismil Belediye Meclis üyesi Amine Kutlay ile Çınar Belediye Meclis Üyesi Nurşehem Efe, sürecin yerel yönetimlerde nasıl inşası üzerinden konuştu.
 
Bismil Belediyesi Meclis üyesi Amine Kutlay, yerel yönetimler öncülüğünde yürütülen çalışmaların güçlü bir toplumsal sahiplenme yarattığını belirterek, “Yerel yönetimler bağlamında yürüttüğümüz çalışmalar güçlü bir zemine oturuyor. Bir buçuk yıl önce başlayan sürecin ardından sokaklarda, meydanlarda ve halk buluşmalarında ciddi bir sahiplenme ortaya çıktı. Bu sahiplenme hem yerel yönetimler düzeyinde hem de halk nezdinde kendisini açıkça gösteriyor. Sokaklarda, meydanlarda, halk toplantılarında ve ev ziyaretlerinde bu süreci birlikte inşa etmenin çağrısını yapıyoruz. Birçok il ve ilçede büyük salonlar dolduruldu. Halk, yoğun bir katılımla bu toplantılara akın etti. Bu buluşmalarda sürecin nasıl sahiplenileceği, nasıl yaşamsallaştırılacağı tartışıldı. Yapılan aktarımlar ve yürütülen tartışmalarla birlikte yeni bir yol ve yöntem ortaya çıktı. Bu yöntem, halkın doğrudan katılımını esas alan, demokratik ve kolektif bir çizgiyi ifade ediyor” dedi.
 
Komünal model
 
Yeniden inşa çalışmalarını büyüttüklerini belirten Amine Kutlay, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın perspektifinin toplumsallaştırılması, fiziki özgürlüğünün sağlanması ve barış sürecinin ilerletilmesi gerektiğini vurguladı. 6-7 Haziran’daki Yerel Yönetimler Konferansı'nın bu sürecin önemli bir eşiği olacağını aktaran Amine Kutlay, “Bugün yeniden inşa çalışmalarımız sürüyor. Okumalarla, toplantılarla ve çeşitli örgütlenme araçlarıyla bu süreci halka doğru ve güçlü bir şekilde aktarmaya çalışıyoruz. Amacımız, bu sürecin bilgisini ve Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği perspektifi toplumsallaştırmaktır. Yürüttüğümüz tüm çalışmaların temelinde barış ve müzakere sürecinin gelişmesi yer alıyor. Artık birçok yerde Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiği açık bir talep haline gelmiş durumda.
 
Yerelden yeniden inşa
 
Halkın baskı ve zulüm politikalarıyla yönetilemeyeceği gerçeği daha güçlü ifade ediliyor. Önümüzde 6-7 Haziran’da gerçekleştireceğimiz yerel yönetimler konferansı bulunuyor. Bu konferansın hazırlıkları sürüyor ve final çalışmalarını yapıyoruz. Konferans, yerel yönetimler perspektifimizin daha da derinleşeceği önemli bir eşik olacak. ‘Komün belediyedir, belediyeler komündür’ şiarıyla yürüttüğümüz çalışmalarla komünal yaşamı belediyeler aracılığıyla mahallelere, sokaklara ve doğrudan halkın yaşamına taşımayı tartışıyoruz. Bu aynı zamanda demokratik, katılımcı ve özgürlükçü bir yerel yönetim anlayışının inşası anlamına geliyor” diye belirtti.
 
'Sürecin başarısı yerel yönetimler için çok önemli'
 
Çınar Belediye Meclis Üyesi Nurşehem Efe ise Kürt sorununda yeni bir sürecin başladığına vurgu yaparak, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması, siyasi tutsaklara yönelik adımlar atılması ve yasal reformların hayata geçirilmesi çağrısını yaptı. Nurşehem Efe, aynı zamanda iktidarın somut adım atmamasını da eleştirerek şunları söyledi: “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan yeni bir süreç başlattı. Ve ardından da Kürt halkı somut adımlar attı. Ancak iktidar tarafından henüz somut bir adım atılmadı. Sayın Abdullah Öcalan’ın bizzat aramızda bulunmasını istiyoruz; bunun için fiziki özgürlük bir an önce sağlanmalı. Ayrıca yasalarda değişiklik yapılmasını da talep ediyoruz. Bu süreç bizim için çok önemli. Annelerin artık gözyaşı dökmesini istemiyoruz. Sayın Abdullah Öcalan ve tüm tutsaklar aramızda olmalı. Tüm bu toplumsal sorunları çözmek için fiziki özgürlük şarttır. İktidar, bu sürece güvenebilmemiz için somut adımlar atmalıdır. Gerekli adımlar atılırsa yerel yönetimlerin sorunları da çözülecektir. Dolayısıyla şu anda içinde bulunduğumuz süreç yerel yönetimler için çok önemlidir” diye konuştu.