Kadınlara yönelik saldırılar artıyor: Çözüm Demokratik Cumhuriyet'te

  • 09:04 11 Temmuz 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Kadınlara yönelik saldırıları değerlendiren Kadın Zamanı Derneği yöneticisi Fatma Nur Çete, demokratik bir Cumhuriyetin inşasıyla kadınların da barış ve özgür bir şekilde yaşayabileceğini söyledi. 
 
Kadın katliamları ve şüpheli kadın ölümleri artarken, kadınlar en çok birinci derece yakınları ya da en yakındaki erkekler tarafından katlediliyor. İktidarın "Aile yılı" politikalarının kadınları görünmez kıldığını söyleyen kadın örgütleri de sık sık cezasızlık uygulamalarının failleri cesaretlendirdiğine dikkat çekerek, kadınların yaşam hakkını esas alan politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyor. 
 
İktidarın "Aile Yılı" politikalarının kadınları kamusal alandan uzaklaştırarak eril zihniyet tarafından kodlanan roller içine hapsettiğini değerlendiren Kadın Zamanı Derneği yönetiminden Fatma Nur Çete, kadın katliamlarının ve şiddetin artarak sürdüğüne dikkat çekerek, kadınları koruyan sosyal ve hukuki politikaların hayata geçirilmesi, demokratikleşmenin sağlanması ve kadınların örgütlü mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini vurguladı. 
 
Kadınlar katlediliyor
 
İktidarın son 10 yılı "Aile yılı" ilan etmesinden sonra kadın katliamlarının artarak, devam ettiğini belirten Fatma Nur Çete, bu politikaların kadını kamusal alandan soyutlayıp eve hapsetmeyi amaçladığını ifade etti. Fatma Nur Çete, "Kadın cinayetlerine baktığımızda doğru orantıda gitmiyor. Kadın cinayetleri artarak devam ediyor. Çünkü kadınlar en çok genelde bu kutsal aile dedikleri aile içerisinde birinci derece yakınları tarafından öldürülüyor. Ya kardeş, ya baba, ya eşler tarafından. Dolayısıyla aile koruyan  bir kurum değil" dedi. 
 
‘Cezasızlık failleri güçlendiriyor'
 
Katliamların cezasızlık politikalarıyla normalleştirilmeye çalışıldığını ifade eden Fatma Nur Çete, Zeytinburnu’nda şüpheli şekilde yaşamını yitiren Fatma Nur ve Hifa adlı çocukların davasını hatırlatarak, şunları kaydetti: "Fatma Nur ve Hifa’nın sahilde intihar ettiği iddia edildi. Ancak biz biliyoruz ki, fail olan erkek önce evlendiği kadına tecavüz etmiş, kadın onunla evlenmek zorunda bırakılmış ve ardından kendi öz kız çocuğuna sistematik tecavüzde bulunmuştur. Bu kadın, mahkemeye kadar yaşamayabileceğini basına ve tüm kadın örgütlerine haykırmıştı. Bu açık bir ihbardı, suç duyurusuydu. Ancak maalesef erkeğe bir soruşturma dahi açılmadı ve intihar denilerek üstü kapatıldı. Bu şahıs Kur'an'a Hizmet Vakfı yöneticilerinden biri. Yine 6 yaşındaki bir çocuğun evlendirilmesi davasında failin 17 Haziran’da cezaevinden tahliye edildiğini öğrendik. Yargının bu tutumu, erkeklerin elini daha da güçlendiriyor."
 
Demokratik Cumhuriyet 
 
Kürdistan 'da yürütülen özel savaş politikalarına da değinen Fatma Nur Çete çözümün demokratik cumhuriyetin inşaasıyla mümkün olacağını belirtti. Fatma Nur Çete, şöyle devam etti: "Gülistan Doku'yu, Rojin Kabaiş'i Rojwelat'ı İpek Er'i... Sayamayacağım onlarca kadın ismi de var. Bu, özel savaş politikalarının bir gerçeğidir. Özel savaş politikaları kadınları katlediyor. Antidemokratik bir Cumhuriyet'te yaşıyoruz. Hakların verilmediği, tek tipleştirilmeye çalışıldığı bir düzen var. Tüm halkların, inançların, kadınların ve gençlerin eşit ve özgür bir şekilde yaşayacağı demokratik bir Cumhuriyet istiyoruz. 50 yıldır süren savaş ortamından çıktığımızda, demokratik cumhuriyeti gerçekleştirdiğimizde, özgür ve barış içinde yaşamamız mümkündür."
 
 
‘Devlet yükümlülüklerini yerine getirmeli’
 
Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede devletin yükümlülüklerini etkin bir şekilde yerine getirmesi gerektiğinin altını çizen Fatma Nur Çete, kadınları koruyan politikaların acilen hayata geçirilmesi  gerektiği çağrısında bulundu. Fatma Nur Çete, "Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda daha fazla birimin ve caydırıcı politikaların olması, hukukun da gerçek adaleti işletmesi gerekiyor. Kadın evde oturur, çocuğuna bakar; erkek dışarıda çalışır anlayışının tamamen ortadan kaldırılması gerekiyor. Kreşlerin yaygınlaştırılması şart. Hasta ve yaşlı bakımının da yalnızca kadınların omuzlarına bırakılmaması için bakım ücretlerinin artırılması ya da devlet eliyle yaşlı ve bakım evlerinin çoğaltılması gerekiyor" diye belirtti. 
 
'Çözüm örgütlü mücadelede’
 
Kadın örgütleri arasındaki dayanışma ağlarının önemine dikkat çeken Fatma Nur Çete, umutsuzluğa karşı kolektif mücadelenin önemini vurguladı. Fatma Nur Çete, "Evde oturduğumuzda her şey olumsuz görünebilir. Ancak mücadelenin küçücük bir parçası olduğumuzda umudumuz çoğalıyor. Tek tek sözümüzün bir anlamı yok; çoğalarak, dayanışarak birlikte hareket ettiğimizde bizi ciddiye almak zorunda kalacaklar. Mutlaka kadın mücadelesinin içinde yer alalım" diye konuştu.