'Kadın ve Barış' panelinde demokratik çözüm vurgusu

  • 17:24 2 Ağustos 2026
  • Güncel
XARPET - Dep Doğa ve Kültür Festivali kapsamında düzenlenen "Kadın ve Barış" panelinde konuşan Yıldız Önen ile Sebahat Tuncel, kalıcı barışın kadınların öncülüğü ve demokratikleşmeyle mümkün olacağını vurguladı.
 
Xarpet'in Dep (Karakoçan) ilçesinde, Dep Belediyesi tarafından düzenlenen 2026 Dep Doğa ve Kültür Festivali kapsamında belediyenin konferans salonunda "Kadın ve Barış" paneli gerçekleştirildi.
 
Moderatörlüğünü Zöhre Eroğlu'nun yaptığı panele, Tewgera Jinên Azad (TJA) Aktivisti Sebahat Tuncel ile akademisyen Yıldız Önen konuşmacı olarak katıldı.
 
'Kadınlar yaşamın her alanında öncü rol üstleniyor'
 
Saygı duruşuyla başlayan panelde ilk olarak konuşan Yıldız Önen, üniversitelerde kadın-erkek eşitliğine ilişkin tartışmaların halen sürdüğünü belirterek, kadın özgürlük mücadelesinin önemine dikkat çekti.
 
Ders verdiği üniversiteden örnekler veren Yıldız Önen, "2026'dayız, ancak kadın erkek eşitliğine itiraz eden bir zihniyet hâlâ var. Böyle bir ortamdan bugün Kürt kadınlarının öncülük ettiği bir yapının bulunduğu bu panele geldim. Kadınların yaşamın her alanında öncü rol üstlendiğini görüyorum" dedi.
 
'Kadınların yer aldığı barış süreçleri başarıya ulaştı'
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde devletin gerekli adımları atması gerektiğini belirten Yıldız Önen, "Onlar 'terör', biz ise 'barış' demeye devam ediyoruz. Bu dilin aşılması gerekiyor. Sayın Abdullah Öcalan'ın yaptığı çağrılar demokrasi ve komün temelindedir. Sadece silahların susmasıyla barış gelmez. Devletin gerekli adımları atması gerekiyor" diye konuştu.
 
Dünyadaki barış süreçlerinden örnekler veren Yıldız Önen, Liberya, Kolombiya ve Kuzey İrlanda'da kadınların müzakere süreçlerinde üstlendiği role işaret ederek, kalıcı barışın inşasında kadınların öncü rolünün belirleyici olduğunu söyledi.
 
'Gençlik barışın içinde yer almalı'
 
Ardından konuşan Sebahat Tuncel, gençlerin barış sürecinin aktif öznesi olması gerektiğini belirterek, "Dilimizi, kimliğimizi ve kültürümüzü yaşatırken zihniyetimizi de değiştirmeliyiz. Gençlere ulaşmak için daha fazla çaba göstermeli, erkek egemen sistemin kodlarından uzak durmalıyız" dedi.
 
'Kadını inkar eden sistem değişmeden barış gelmez'
 
Savaşın en ağır sonuçlarını kadınların yaşadığını ifade eden Sebahat Tuncel, "Savaş sadece insanı değil, doğayı ve yaşamı da öldürüyor. Silahların susması tek başına barış değildir. Erkek egemen kapitalist sistemin zihniyeti değişmeden kalıcı barışın sağlanması mümkün değildir. Kadını inkar eden sistem ortadan kalkmadıkça barışın gelmesi zor. Kadınları yalnızca savaşın mağduru olarak görmek doğru değil. Kadınlar aynı zamanda direnen ve özgürlük mücadelesini büyüten özneler oldu" ifadelerini kullandı.
 
'Zihniyet değişimi önemli'
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın halkların birbirleriyle müzakere ettiği bir barıştan söz ettiğini belirten Sebahat Tuncel, savaşın ve barışın toplumun tamamını ilgilendirdiğini söyledi. Cumhuriyet tarihi boyunca sürdürülen inkar ve imha politikalarının Kürt sorununun temelini oluşturduğunu ifade eden Sebahat Tuncel, "Barışın toplumsallaşması için yasal düzenlemeler kadar zihniyet değişimi de önemlidir. Yıllarca Kürt halkını inkar eden anlayışın aşılması gerekiyor" diye belirtti.
 
'İlk adım yasal güvence olmalı'
 
Eşit yurttaşlık, anadilde eğitim ve Kürt kimliğinin yasal güvence altına alınmasının önemine dikkat çeken Sebahat Tuncel, "Barışa giden yolda ilk adım yasal düzenlemeler olacaktır. Önümüzdeki dönem mücadeleyi daha da büyüteceğimiz yeni bir aşamadır. Süreçte 'bekle-gör' anlayışı yerine örgütlenen ve mücadeleyi büyüten bir yerde olmalıyız" diye konuştu.
 
Panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.