'Tek bir kurşunun sesi duyulmayana kadar sürece sahip çıkacağız'

  • 16:12 30 Ağustos 2026
  • Güncel
İZMİR - Kürt halkının yaşadığı bütün acılara rağmen barış talebinden vazgeçmediğini belirten Tülay Hatimoğulları, “Bu topraklarda tek bir kurşunun sesi duyulmayana kadar sürece sahip çıkacağız” dedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Tepekule Kongre Merkezi'nde halk buluşması gerçekleştirdi. "Demokratik Cumhuriyet İçin Özgür ve Örgütlü Toplum" pankartının açıldığı buluşmaya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti İzmir Milletvekilleri Burcugül Çubuk ve İbrahim Akın, demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.
 
‘Onurlu bir barışı inşa edeceğiz’
 
Demokratik toplum inşasının, demokratik zeminde örgütlenmiş bir toplumla mümkün olduğunu belirten Tülay Hatimoğulları, “Toplumun demokratikleşmesinin bir adımının da barıştan geçtiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Türkiye coğrafyasında savaş ve çatışmalar 50 yıldır devam ediyor. Bu 50 sene boyunca hep birlikte o kadar büyük acılara tanıklık ettik ki... Sadece son 10 günde, biliyorsunuz, çok sayıda şehadet açıklandı ve önümüzdeki ay içerisinde yine çok sayıda şehadet açıklanacak. Bu taziyelerde bir kez daha şunu gördük: Kürt halkı, başta anneler olmak üzere, çekilen bütün bu acılara ve bütün bu kayıplara rağmen barış demekten asla vazgeçmiyor. Gerçekten ancak Kürt halkının 50 sene boyunca biriktirmiş olduğu bilince ve ideolojik donanıma sahip olan, ödenen bedellerin ne anlama geldiğini bilen, bunu anlamlandıran, barışın öneminin farkına varan ve bunu en yüksek düzeyde bilince çıkarmış insanlar böyle bir sözü sarf edebilir. Onlar, orada ağır bedeller ödeyen halkların duygusunu ve düşüncesini böyle özetlediler. Buradan hem asker anneleri hem de gerilla anneleri müsterih olsun. Bu topraklarda tek bir kurşunun sesi duyulmayana, tek bir gözyaşı dahi akmayacak bir seviyeye varana kadar biz bu sürece sonuna kadar sahip çıkacağız. Onurlu bir barış demeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
 
‘Süreç siyasi partinin çıkarları çerçevesinde ele alınamaz’
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlatılan sürece yönelik eleştirileri DEM Parti adına değerlendiren Tülay Hatimoğulları, “27 Şubat 2025’te Sayın Abdullah Öcalan, İmralı’dan çok önemli bir çağrı gerçekleştirdi: Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı. Buradan, bu çağrıyı gerçekleştiren ve barışa öncülük eden Sayın Öcalan’a ve İmralı’ya selamlarımızı ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Bugün bu süreç iki yılını doldurmak üzere. Bu iki yıllık süre zarfında, inanın, çok büyük zorluklarla ve engellerle karşılaşa karşılaşa, onları çöze çöze bugüne geldik. Burada birkaç konuyla ilgili partimizin görüşlerini, bu sürece ilişkin gelen eleştiri ve değerlendirmelerle ilgili olarak paylaşmak istiyorum. Samimi, dostane, içten ve yapıcı eleştiriler sunan dostlarımız var. Bu eleştirileri aldığımızı ve önemli bulduğumuzu bir kez daha belirtmek isterim. Ancak şundan hepimiz emin olalım ki bu sürecin yürütülmesi, hepinizin tahmin edeceği üzere, zaten mevcut olan icra makamıyla gerçekleşir. Dolayısıyla bugün, Sayın Öcalan’ın da ifade ettiği gibi, bu süreç dar anlamda bir seçim hesabına sıkıştırılamaz. Bu süreç, dar anlamda herhangi bir siyasi partinin çıkarları çerçevesinde ele alınamaz. Yüz yıllık Kürt meselesinin çözümüyle ilgili somut bir adım atılabiliyorsa bilelim ki bu süreci bu seviyeye, devletle yapılan görüşmeler ve icra makamı olan iktidarla yürütülen müzakereler getirmiştir” dedi.
 
‘Mücadelemiz sürecek’
 
Ardından, bölgenin ve mücadelenin gerçekliğini yeterince görememekten kaynaklı yanlış değerlendirmelerde bulunanlardan söz eden Tülay Hatimoğulları şunları söyledi: “Bölgede, özellikle başta İsrail olmak üzere, yepyeni bir konumlanma biçiminin nasıl meydana geldiğini; 2008’de küresel sermayede başlayan krizi, kapitalizmin krizinin bölgesel hesaplaşmasını ve emperyalist güçlerin yeniden bir Ortadoğu şekillendirmeye çalıştığını göz önünde bulundurduğumuzda, halkların birbiriyle dayanışması bu dönemde çok daha acil ve elzem bir hâle gelmiştir. Bugün bu süreç başladıysa bilelim ki bölgedeki gelişmelerin, bu süreci başlatmak açısından çok büyük bir önemi oldu. Buradaki analizlerin yeniden gözden geçirilmesi kanaatindeyiz. Bunların bir kısmı, barıştan taraf gibi görünen ama özü itibarıyla savaştan, şiddetten ve çatışmalardan beslenen kesimlerdir. Sosyal medya üzerinden bu sürece yönelik birçok saldırının gayet sistemli bir şekilde gerçekleştirildiğini görüyoruz. Biz şunu çok iyi biliyoruz ki bu ve benzeri gelişmeler olacaktır. Bu alanı olumsuz şekilde kullanmak isteyen kesimler bir günde ortadan kalkacak değil. 
 
Biz DEM Parti ve bu sürecin yürütücüsü olan bütün unsurlar olarak bu provokasyonlara asla gelmedik, gelmeyeceğiz. İki yıldır yapılan dostane eleştirilerin tamamı başımız üstüne. Ama ırkçı saldırıların, savaş kışkırtıcılığı söylemlerinin ve ‘mış gibi’ gösterip başka bir şey yapanların karşısında barışı savunmaya devam edeceğiz. Çünkü barışı ve demokrasiyi birbirinden ayrılmaz bir rota hâline getirmenin yolu, süreci hep birlikte daha güçlü sahiplenmekten geçiyor. Bundan sonraki süreçte de değerli arkadaşlar, yepyeni bir inşa süreciyle ortaya çıkacağız ve bunu siz değerli halkımızla beraber, yerellerden merkeze kadar hep birlikte gerçekleştireceğiz. Gerçek kardeşliği ve onurlu bir barışı bu topraklarda tesis etmek için mücadelemiz devam edecek” dedi.
 
Buluşma, Tülay Hatimoğulları’nın konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.