Birçok kentte 1 Eylül açıklaması: Onurlu barışın yolu demokratik çözüm

  • 19:18 1 Eylül 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Kürdistan ve Türkiye’de yapılan 1 Eylül açıklamalarında, "Kalıcı ve onurlu bir barışın yolu diyalogdan ve demokratik çözümden geçmektedir” denildi.
 
Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla açıklamalar gerçekleştirildi. Demokratik Kurumlar Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Îdir kent merkezinde, Zübeyde Hanım Bulvarı Eski Belediye Meydanı’nda açıklama yaptı. Basın metnini Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez İlçe Eşbaşkanı Metin Çarklı okudu.
 
Eylem, “Bijî aşîtî” sloganıyla sona erdi.
 
Riha
 
Riha Emek ve Demokrasi Platformu, “Riha Aşiti Dixwaze” (Riha Barış İstiyor) şiarıyla 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında yürüyüş gerçekleştirdi. Alişelli Parkı’ndan başlayıp Topçu Meydanı’na kadar süren ve çok sayıda kurum, kuruluş ile yurttaşın katıldığı yürüyüş boyunca kitle sık sık “Jin, jiyan, azadî, azad bike rêberti”, “Bijî Serok Apo”, “Bijî aşîtî”, “Savaşta barışta seninleyiz Öcalan” sloganları attı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dev posteri açılırken, “Şehitlerimizin yarattığı umutları barışın mimarı ile taçlandıracağız” yazılı pankart açıldı.
 
Topçu Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Bu esnada kitle sık sık “Şehîd namirin” sloganı attı.
 
‘Barış ve özgürlük görmek istiyoruz’
 
Günün anlam ve önemine ilişkin ilk olarak konuşan Barış Annesi Meyaser Korkmaz, “Bugün önemli bir gün; biz de barışın gelmesini istiyoruz. Yaraları saran bir anne olmak istiyorum. Artık yeter; bu sürece dair güven tesis edilsin. Sayın Abdullah Öcalan ve tutuklular serbest bırakılırsa, güvenimiz daha da güçlenecektir. Barış ve özgürlük görmek istiyoruz” dedi.
 
‘Demokratik yaşamın yanında durmaya çağırıyoruz’
 
Ardından Urfa Emek ve Demokrasi Platformu adına söz alan Ferhat Demir, “Bugün burada bir araya gelen emek ve demokrasi güçleri olarak, barış talebimizi büyütmeye ve demokratik çözüm için mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kalıcı barış, yalnızca siyasal aktörlerin atacağı adımlarla değil, toplumun güçlü ve kararlı barış iradesiyle mümkündür. Bu nedenle bütün Urfa halkını bu iradeyi birlikte büyütmeye, barışın ve demokratik yaşamın yanında durmaya çağırıyoruz” sözleriyle çağrıda bulundu.
 
Son olarak konuşan DEM Parti Riha Milletvekili Ömer Öcalan da Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne yönelik güçlü bir sahiplenmenin gerektiğini belirtti. Barış sürecine yönelik kimi çevrelerin süreci sabote etme niyeti olduğuna karşı uyarılarda bulunan Öcalan, buna karşı barışın daha güçlü sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı.
 
Meletî
 
Meletî’nin Battalgazi ilçesinde de Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde basın açıklaması yapıldı. Emeksiz Caddesi’nde gerçekleşen basın açıklamasına çok sayıda kişi katıldı. Platform adına Meletî İHD Şube Eşbaşkanı Berfin Polat basın metnini okudu. Açıklama, “Bijî aşîtî” sloganlarıyla son buldu.
 
Dîlok
 
Dîlok Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yürüyüş düzenledi. Kırkayak Parkı’nda bir araya gelen kitle, buradan Balıklı Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüşte Dîlok Emek ve Demokrasi Platformu’nun üç dilde hazırladığı “1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun / Ê Îlonê Roja Aştiyê ya Cîhanê Pîroz Be” ile Tevgera Jinên Azad’ın (TJA) “Şimdi Kadın Zamanı, Özgür Önderlikle Barışı Kurma Zamanı!” pankartları taşındı.
 
‘Barışın yolu demokratik çözümden geçmektedir’
 
Kitle yürüyüş boyunca sık sık “Bijî aşîtî, bijî barış”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları attı. Balıklı Meydanı’na ulaşan kitle adına ortak basın metnini İnsan Hakları Derneği (İHD) Dîlok Şube Eşbaşkanı Bahri Oğuz okudu. Barışın temel bir insan hakkı olduğuna vurgu yapan Bahri Oğuz, “Savaş ve çatışma politikalarına karşı yaşamı ve barışı savunmaya devam edeceğiz. Kalıcı ve onurlu bir barışın yolu diyalogdan ve demokratik çözümden geçmektedir” dedi.
 
Açıklama, alkış ve sloganlarla sona erdi.
 
Semsûr
 
Semsûr Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Semsûr Kent Meydanı’nda yapılan açıklamaya sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Kitle, kent meydanına “Yaşasın barış” sloganlarıyla geldi. Açıklamada, “Demokratik bir gelecek için ses ver! Ji bo civaka demokratîk deng bide aşitiye” pankartı ve “Şimdi barış zamanı”, “Dem dema aştiye”, “Kadınların sözü olmadan gerçek bir barış olmaz” dövizleri taşındı.
 
Basın metnini kitle adına İnsan Hakları Derneği (İHD) Semsûr şube Eşbaşkanı Bülent Çınar okudu.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a özgürlük talebi
 
Sürecin önemli aktörü olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulunulan açıklamada, "Toplumun bütün kesimlerinin sürece katılımını sağlayın. Geçmişin acılarıyla yüzleşmekten ve hakikatle buluşmaktan kaçınmayın. Türkiye'nin çatışma ve şiddet döngüsünden çıkarak demokratik ve barışçıl bir geleceğe yönelmesinin mümkün olduğuna inanıyoruz. Bunun için atılacak her demokratik adımı desteklemeye, sürecin eksiklerini ve insan hakları ihlallerini izlemeye, barış hakkını savunmaya devam edeceğiz" denildi. 
 
Açıklama alkışlarla son buldu.
 
Ankara
 
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nin düzenlediği 1 Eylül Dünya Barış Günü Yürüyüşü’ne DEM Parti Milletvekili Adalet Kaya ile Serhat Eren de katıldı. “Barışa Açılan Yolda Mücadeleye Devam”, “Biz Kadınlar Barışın Tarafı, Mücadelenin Öznesiyiz” ana pankartlarının arkasında kitle Kolej Metrosu önünden Sakarya Caddesine yürüyüşe geçti. “Faşizme karşı omuz omuza”, “Halklara barış patronlara savaş” pankartları taşıyan kitle “Bijî Serok Apo” ,”Jin Jiyan Azadi” sloganları atıldı. 
 
Sakarya Caddesi’ne ulaşan kitle burada basın açıklaması gerçekleştirdi. KESK Ankara Şubeler Platformu’ndan  Tülay Yıldırım metnin Türkçesini, DEM Parti Ankara İl Eş Başkanı Yılmaz Yıldırımcı isi metnin Kürtçesini okudu.
 
Dünyanın yeni savaş ve paylaşım politikalarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Tülay Yıldırım, Ukrayna-Rusya savaşından Ortadoğu’ya uzanan çatışmalara işaret etti. Tülay Yıldırım, “Kapitalizmin ve küresel sermayenin derinleşen krizine paralel olarak artan silahlanma çılgınlığı, işgaller ve savaşlar halklara yalnızca kan, gözyaşı, yoksulluk ve kitlesel göçler vaat etmektedir” dedi.
 
‘Barış demokratik bir yaşamla gerçekleşir’
 
Ortadoğu’da yaşananlara da dikkat çeken Tülay Yıldırım, Gazze’de kadın ve çocukların hedef alındığını belirterek, bölgedeki kalıcı barışın ancak halkların ortak iradesiyle mümkün olacağını söyledi. Tülay Yıldırım, “Orta Doğu’da eşit, özgür ve kalıcı bir barışın inşası; emperyalist müdahalelerin, işgallerin, inkârın, ırkçılığın, şovenizmin ve halklar arası düşmanlığın egemen kılınmasıyla değil; bölge halklarının eşit, özgür ve demokratik bir yaşamı ortaklaşa kurma iradesiyle gerçekleşecektir” ifadelerini kullandı.
 
‘Barış yalnızca silahların susması değildir’
 
Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin “kritik bir tarihsel eşik” olduğunu vurgulayan Tülay Yıldırım, çatışmalı süreç boyunca yaşanan can kayıpları, zorunlu göçler ve toplumsal tahribata dikkat çekti. Tülay Yıldırım, “Bugün çatışmaların durduğu, cenazelerin gelmediği, silahların sustuğu ve acıların dindiği bir süreci yakalayabilmek hayati önem taşımaktadır. Barış, yalnızca silahların susması demek değildir” diyerek, Kürt sorununun demokratik, eşitlikçi ve özgür birliktelik temelinde anayasal zemine kavuşması gerektiğini belirtti.
 
‘Kadınlar kurucu özne olmalıdır’
 
Ardından Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi adına Rojda Öncel söz aldı. Savaş ve güvenlikçi politikaların en ağır sonuçlarını kadınların yaşadığına dikkat çeken Rojda Öncel, kadınların kayıplarının peşinden gittiğini, yerinden edildiğini, yoksullaştırıldığını ve şiddete maruz bırakıldığını kaydetti. Rojda Öncel, “Kadınların sözü, iradesi ve eşit katılımı olmadan gerçek bir barış kurulamaz. Bugün kadınlar sadece barışı talep eden değil; barışı konuşan, müzakere eden, karar alan, süreci izleyen, denetleyen ve barışı toplumsallaştıran kurucu özneler olmalıdır” ifadelerini kullandı.
 
‘Barışın kurucu öznesi olacağız’
 
Kadınların barış sürecinin tüm aşamalarında yer alması gerektiğinin altını çizen Rojda Öncel, “Biz kadınlar barışın seyircisi değiliz. Müzakere masasında, Meclis’te, sokakta, mahallede ve yaşamın her alanında barışın kurucu öznesi olacağız” dedi.
 
Rojda Öncel, barış sürecinin kararlılıkla ilerletilmesi, Kürt halkının dil, kültür ve kimlik haklarının güvence altına alınması, kadınların müzakere ve karar mekanizmalarına eşit ve etkin katılımının sağlanması, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması ve geçmişte yaşanan hak ihlalleriyle yüzleşilmesi çağrısında bulundu.
 
Rojda Öncel açıklamayı, “Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak dün olduğu gibi bugün de barışta ısrar ediyoruz. Barışın tarafıyız! Mücadelenin öznesiyiz. Barış için ısrar eden tüm kadınlara selam olsun. Yaşasın kadınların barış mücadelesi” sözleriyle sonlandırdı.