Meclis'te ortak bir hat oluşturuldu: Hedef asli aktör olma

  • 09:59 15 Nisan 2026
  • Siyaset
Melek Avcı
 
ANKARA - Farklı siyasi partilerin kadın yapıları, Meclis’te ilk kez ortak bir oluşumda bir araya gelerek birlikte hareket etme kararı aldı. Özne olma, karar alma süreçlerinde etkinlik ve siyasetteki eril dile karşı ortak bir hat kurulması hedefleniyor.
 
Siyasette kadınların varlığı artıyor gibi görünse de bu artışın karar alma süreçlerine ve siyasal söz kurma gücüne aynı ölçüde yansımadığı açık. Meclis’te kadın milletvekili oranı hâlâ yüzde 20’nin altında kalırken, bu sınırlı temsiliyetin eşit bir söz ve karar hakkına dönüşmediği görülüyor. Meclis’te toplam 592 milletvekilinin 115’i kadınlardan oluşurken, genel kadın temsili yüzde 19,4 seviyesinde kalıyor.
 
Partiler bazında bakıldığında AKP, 275 milletvekili içinde 51 kadınla yaklaşık yüzde 18,5’lik bir orana sahipken; CHP, 138 milletvekili içinde 28 kadınla yüzde 20,3 oranında temsil ediliyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ise 56 milletvekili içinde 27 kadınla yaklaşık yüzde 48,2’lik oranla en yüksek kadın temsiline ulaşırken, MHP 46 milletvekili içinde 4 kadınla yüzde 8,7’de kalıyor, İYİ Parti ise 30 milletvekili içinde 3 kadınla yüzde 10 seviyesinde temsil ediliyor.
 
Eşit temsil sorunsalı
 
Sorun yalnızca sayısal değil; kadınların siyasetteki konumu çoğu zaman sınırlandırılmış, belirli alanlarla çerçevelenmiş ve esas karar mekanizmalarının dışında tutulmuş durumda. Meclis’in dışına çıkıldığında aynı temsil oranlarının siyasi partiler içerisinde daha vahim boyutlarda seyrettiği görülüyor. Kentlerde yerel yönetimlerde kadın temsili, partiler arasında büyük farklılıklar gösteriyor.
 
AKP’nin 505 belediyesinin 31’i kadınlar tarafından yönetilirken, bu oran yüzde 6,1’de kalıyor. CHP’de ise 412 belediyenin 37’sinde kadın belediye başkanı bulunuyor ve oran yüzde 9’a ulaşıyor. MHP’de 197 belediyeden yalnızca 2’sinde kadın başkan bulunurken oran yüzde 1 seviyesinde kalıyor; İYİ Parti’de ise 24 belediyenin sadece 1’i kadınlar tarafından yönetiliyor ve oran yüzde 4 olarak görülüyor. Eş başkanlık sistemi uygulayan ve yerelde yüzde yüz kadın eşitliği oranını bu sistemle sağlayan DEM Parti’de 78 belediyenin tamamında kadın eşbaşkan yer alıyor ve kadın temsili yüzde 100’e çıkıyor.
 
Temsiliyet ile karar alıcı rol arasındaki boşluk
 
Bu durum, yerel yönetimlerde kadın temsili açısından partiler arasında yapısal bir fark olduğunu ortaya koyarken, siyasette söz kurma ve karar mekanizması olma noktasında da ciddi sorunlar göze çarpıyor. En nihayetinde Meclis kürsüsünde söz kurma ve siyaset yapma açısından bakıldığında, yüzde 20’lik sayısal temsiliyetin dahi pratikte karşılık bulmadığı görülüyor. Kadınlar Meclis’te yer alsalar bile, gündemi belirleyen, müzakereyi yürüten ve siyasi yönü tayin eden pozisyonlarda yeterince görünür değil. Kürsüde söz alma, komisyonlarda etkin rol üstlenme ya da kritik başlıklarda belirleyici olma gibi alanlarda erkek egemen yapı kendini öne çıkarıyor. Bu da kadınların yalnızca temsil edilen değil, karar veren özne olarak siyasette yer almasının önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Temsiliyet ile karar alıcı özne arasında kapatılamayan bir boşluk söz konusu.
 
Barış sürecinde kadın siyasetinin sorumluluğu
 
Bu durum özellikle kriz, çatışma ve çözüm süreçlerinde daha da belirginleşiyor. Örneğin 27 Şubat 2025 Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile başlayan süreç ve ardından süreç için Meclis’te kurulan “Milli Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu” gibi yapılar, kapsayıcı bir isim taşısa da bileşimlerine bakıldığında kadınların sınırlı temsili dikkat çekiyordu. DEM Parti süreci kadınlar öncülüğünde örgütlerken, Meclis’te temsiliyeti bulunan siyasi partilerin kadın yapılarının bu süreçteki görünürlüğünün yanı sıra barışı inşadaki belirleyici rolünün eksikliği ve geri planda kalması da dikkat çekiyor. Zira sürece ilişkin söylem geliştiren tüm siyasi parti temsilcilerinin erkeklerden oluştuğu medyaya da yansıyor. Oysa toplumsal barış, müzakere ve çözüm süreçleri doğrudan toplumun tüm kesimlerini ilgilendirirken, savaşın yıkımını en çok yaşayan, demokrasiye en çok ihtiyaç duyan kesim kadınlar iken bu süreçlerin büyük ölçüde erkek siyasetçiler tarafından yürütülmesi önemli bir eksiklik yaratıyor.
 
Sayısal çoğunluk yerine asli aktör olma
 
Geçmiş çözüm süreçlerine bakıldığında da benzer bir tablo görülüyordu. Siyasetçiler tarafından kadınlar ya sürecin dışında bırakıldı ya da tali pozisyonlara sıkıştırıldı. Kadınların süreci kuran ve yön veren aktörler olarak yer almasının, hem sürecin toplumsal meşruiyeti hem de kalıcılığı açısından kritik önemde olduğu vurgusu kadın hareketleri tarafından sıkça yapılıyor. Bugün kadınların siyasetteki görünürlüğü kısmen artmış olsa da bu görünürlük çoğu zaman sınırlı kalıyor. Asıl mesele, kadınların sayısal olarak var olmasından öte, kendi sözünü kurabildiği, karar süreçlerinde belirleyici olabildiği ve müzakerenin asli aktörlerinden biri haline gelebildiği bir yapının kurulup kurulmadığı.
 
Kadın siyasetçilerden hamle
 
Mevcut tablo ise bunun henüz sağlanamadığını gösterirken, siyasi partilerdeki kadınlar bugün bu meseleye ilişkin bir adım atma kararı aldı. Parlamentoda grubu bulunan partilerin kadın yapıları, irade ve özne meselesini açığa çıkaracak bir oluşuma gitti. DEM Parti, CHP, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve DEVA Partisi kadın yapılarını içeren bu oluşum, genel siyaset açısından parlamentoda etik değerler ve özellikle eril davranışların ortadan kaldırılması için bir araya gelme kararı aldı. AKP ve MHP ile de oluşum görüşmeleri devam ederken, heyetin genişlemesi de bekleniyor.
 
Saadet Partisi’nden Kadın Kolları Genel Başkanı Nurgül Beytiye Ekinci ile Kadın Kolları Genel Başkan Danışmanı Sevilay Karaman; DEVA Partisi’nden Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Çalışmaları Başkanı Zeynep Sudan ile Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Tülay Sinan; Gelecek Partisi’nden Kadın Politikaları Genel Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Yeşim Karadağ ile Kadın Politikaları Ekonomi ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Yönetim Kurulu Üyesi Serap Sakarya Özkul; CHP’den Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya; DEM Parti’den ise Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu ile Kadın Koordinasyonu Üyesi Fatma Koçyiğit oluşturulan heyette yer aldı.
 
İlk ziyaret gerçekleştirildi
 
Oluşturulan heyet, tüm siyasi partilerin genel başkanları ve eş genel başkanlarıyla ilk etapta bir araya gelecekleri bir program oluşturdu. Görüşmelerde kadın siyasetçilerin daha çok parlamentodaki eril yaklaşımlar, kadınların kritik süreçlerde özne haline gelmesi ve karar alıcı mekanizmalardaki temsiliyeti, kadın siyasetinin görünürlüğü ve bunun daha fazla geliştirilmesine yönelik başlıklara yoğunlaşacağı görülüyor. Oluşum, 13 Nisan’da Saadet Partisi ve DEM Parti’ye ilk ziyaretini gerçekleştirdi. Heyet, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Kadın Kolları Genel Başkanı Nurgül Beytiye Ekinci ile bir araya gelirken, DEM Parti’de ise Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile görüştü. Görüşmede siyasetteki cinsiyetçi dile karşı mücadele, eşit temsiliyet ve toplumsal barışın inşasında kadınların rolünün önemi üzerine tartışma yürütüldü.
 
Ziyaret programları
 
Bugün ise oluşum saat 14.00’te Gelecek Partisi ile genel merkezlerinde benzer tartışma başlıklarıyla bir araya gelecek. Yanı sıra heyetin 16 Nisan’da DEVA Partisi ile saat 14.00’te bir araya gelmesi bekleniyor. Parlamentoda siyasi partilerin kadın yapılarının ilk kez bir oluşumda bir araya gelmesi ve ortak hareket alanlarının oluşturulmasına önem atfediliyor.