DEM Parti-CHP görüşmesi: Siyaset karar vermeli, çalışmalar başlamalı

  • 15:11 6 Nisan 2026
  • Siyaset
ANKARA - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sürecin yalnızca siyasi partiler arası bir diyalogla sınırlı olmadığını vurgulayarak, savaşın bölgesel etkileri ve derinleşen kriz ortamında barış için somut adımların zorunluluğuna dikkat çekti. Tülay Hatimoğulları, “Barışa dair sözü ve eylemi olanlar ancak Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olur” dedi.
 
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in başkanlığında bulunan ve aralarında Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ile Diyarbakır Milletvekili ve İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun bulunduğu CHP heyeti, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Genel Merkezine ziyarette bulundu. 
 
Heyeti, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Merkezi Örgütlenme Komisyonu Eşsözcüsü Elif Bulut, Demokratik Yerel Yönetimler Kurulundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki karşıladı.
 
Basına kapalı şekilde yapılan ve yaklaşık 1 buçuk saat süren görüşme sonrası açıklama yapıldı.
 
‘Rapora birlikte imza attık hiçbir adım yok’
 
Bugünkü ziyarette, iç-dış politika ve süreç kapsamında içinde bulundukları çalışmaları, “siyasi etik yasasını”, seçim ve yargı eliyle demokratik siyasete yapılan baskıları ele aldıklarını söyleyen Özgür Özel, İran savaşının Türkiye’ye etkilerine karış bir acil önlem paketlerini DEM Parti’ye sunduklarını belirtti.
 
Sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulunduklarını ifade eden Özgür Özel, belediyelere yönelik kayyım uygulamalasına dikkat çekti. Özgür Özel, "Oysa ki hep birlikte rapora imza attık ki kayyım uygulamasını sonlandırmak gerekiyor, ama bu konuda hiçbir adım atılmıyor. Bu konuda adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde siyasi partiler ile görüşmelerim bittikten sonra Sayın Numan Kurtulmuş ile bir randevu talebinde bulunarak hem raporun 6 ve 7’nci maddelerini hem de atılması gereken adımları kendisiyle müzakere etme ve beklentimizi dile getirme imkanı bulacağım” dedi. 
 
'Adımlar atılmalı'
 
Tülay Hatimoğulları ise “Öldürülen Gazeteciler Günü” nedeniyle katledilen gazetecileri anarak konuşmasına başladı. Tülay Hatimoğulları, CHP’ye ziyaretinden dolayı teşekkür ederek, çok önemli konuları istişare ettiklerini belirtti. Bugün konuşulan en temel başlığın ise ekonomik kriz olduğunu söyleyen Tülay Hatimoğulları,  halkın derin bir yoksulluk yaşadığını söyledi. Tülay Hatimoğulları, “İktidar, muhalefetin önerilerini önemle dikkate almalı ve hayata geçirmelidir. Bugün savaşın da müsebbih olduğu petrol fiyatların tavan yapması sadece arabaların depolarına doldurulan benzin mazot değildir pahalı olan, bunun yansıması iğneden ipliğe zam şeklinde olduğunu biliyoruz. Bu konuda acil adımlar atılmalıdır” diye belirtti. 
 
Ortadoğu savaşı
 
Savaşın İran’la sınırlı kalmadığını belirten Tülay Hatimoğulları, Lübnan’ın bu denklemin içine katıldığını ve Irak’ın ve çevre ülkelerin buna dahil edilmeye çalışıldığını söyledi. Tülay Hatimoğulları, “Bu savaş bir an önce sona ermezse, Körfez ülkelerinin de  boylu boyunca girmese an meselesi. Dolayısıyla etrafımızı savaş yangını sarmış durumda ve bununla ilgili acil önemler, küresel düzeyde alınması gerektiği gibi, bölgesel düzeyde de alınmalıdır. Türkiye’de mevcut olan iktidar bu savaşın bitirilmesi için elinden gelen her türlü çabanın içinde olmalı, bizler bunu yapıyoruz. Bu gelişmeler şakaya gelmiyor. Füzeler insanları katlediyor. Savaşın soframıza yansımasını uzun uzun değerlendirdik. Bir yandan insanların ölümüne hayır diyoruz bir yandan da açlığına hayır diyoruz. Bu dönem makamların kendini yarıştıracağı bir dönem değil, bu soframıza, evimize düşen ateşi söndürmek için ortak ve hızlı adımların atılması gereken bir dönem. Dünya küresel ölçekte bir savaş ve yoksullukla mücadele ederken Türkiye’deki gündeme baktığımızda muhalefete dönük bitmek bilmeyen baskıların yoğun biçimde sürdüğüne tanıklık ediyoruz” diye aktardı. 
 
‘İran’daki gelişmeler sürece fren olamaz’
 
Devamında Tülay Hatimoğulları şunları belirtti: “Geçtiğimiz senenin 27 Şubat’ında Sayın Öcalan’ın çağrısı ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci başladı ve bu süreçle ilgili bugüne kadar atılan adımlar, nerede eksik kalındı, nerede ne yapılabilir bu konuda bütün bunları hep birlikte değerlendirdik. Baştan beri  bu süreçte bir yavaşlıkla bu sürecin ilerletilmeye çalışıldığını ve aslında ilerletilmediğinin altını biz her fırsatta çizdik. Evet, bir komisyon oluştu. Bu komisyon görevini tamamladı ve parlamentoya raporunu sundu. Şimdi yapılması gereken hukuki ve yasal düzenlemelerle ilgili hızlıca yasal paketlerin çalışılması, hızlıca bir çerçeve yasa üzerinde emek verilmesi. Ama hala bu konuda atılmış bir somut adım yok. Bu konuda elbette, iktidar partisi ve ortağı hepimizden daha sorumlu, çünkü şu anda Meclis çoğunluğu ellerinde ve bu yasanın getirilmesi kendi inisiyatifleri, kendi ön açıcılıklarıyla mümkündür. Dolayısıyla biz buradan bir kez daha iktidara sesleniyoruz; bu süreç İran’daki gelişmeleri izlemek ve İran’daki gelişmeleri bir fren görevi görmesini sağlaması gerektiği bir süreç değil. Tam da bu kadar ekonomik yoksulluktan bahsederken, tam da savaşın bizim sınırlarımıza dayandığı ve her yeri ateşin sardığı bir dönemde barışı başta ülkemizde olmak üzere bölgede tesis edebilmenin yolu bu konuda somut adım atmakla mümkündür ve tam da zamanıdır. Gecikme zamanı değildir.
 
‘Barışı isteyenler Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olur’
 
Bu süreç AKP ve DEM Parti arasına sıkıştırılmış bir diyalog ve görüşme süreci değil, 86 milyonun demokrasinin mümkün olmasıyla gerçekleşecek bir süreçtir. Bu sürecin başarısı  ana muhalefet partisi ve bütün siyasi partiler, toplumsal öznelerin ortak tavrıyla da mümkündür. Daha fazla bir şeyler yaparak bu süreci ilerletmemiz gerekiyor. Bu sürecin ilerletilmesi için bütün siyasal ve toplumsal özneler ile daha güçlü, daha ilerletici bir rol oynatmamız gereken bir dönemden geçiyoruz.  Barışa dair sözü ve eylemi olanlar ancak Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olur. Gerekli yasal düzenlemelerin çıkarılması için, Türkiye’nin demokratikleşmesinde az da olsa adımların atılması, o kapının aralanması için hepimizin çok daha fazla elini taşın altına koyması gereken bir dönem.”
 
‘Siyaset karar vermeli, çalışmalar başlamalı’
 
Numan Kurtulmuş’un yasal düzenlemeler için yapılan koordinasyon toplantısı çağrısına DEM Parti’yi çağırmaması iddiasına yanıt veren Tülay Hatimoğulları,  “Şu ana kadar koordinasyona dönük bir çağrı yapılmadı, fakat yapılması gerektiği çok açık ve net. Komisyon çalışmasını tamamladı ve raporunu parlamentoya sundu. Burada sonuç odaklı yapılacak iş olarak değerlendirdiğimiz de yapılması gereken artık ihtisas komisyonlarının teknik anlamda yasaları hazırlamaya başlamaları. Fakat bunun için de siyasetin karar vermesi gerek; siyaset karar vermedikten sonra komisyonlar kendi kendine toplanıp bir çerçeve yasa çıkarmayacağını çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla sırasıyla yapılacak işleri sıralarsak; birincisi siyaset karar verecek, diyecek ki biz Nisan ayında çerçeve yasayı çıkarıyoruz. Bunun için de komisyona bir görev verilecek. Komisyon da bununla ilgili yapmış olduğu çalışmaları ya da yapacağı çalışmaları hızlandırması gerekiyor. Tabii ki bizler şöyle duyumlar almıyor değiliz. ‘Bazı taslaklar hazırlanmış şeklinde’ ama bu taslakların ne şekilde hazırlandığını içeriğinde ne var çerçevesi neyi ihtiva ediyor? Bunu bilmiyoruz. Dolayısıyla bunu görmemiz lazım. Bu adımların atılması gerekiyor. Bizler çerçeve yasanın son derece kapsayıcı ve sonuç alıcı bir yasa olmasını önemli buluyoruz. Yani birilerini kapsayan, birilerini kapsamayan, orada kategorilere ayırmak vesaire. Bu çerçeve yasayı daraltır ve süreçle ilgili daha hızlı ilerlenmesinin önünü açabilmek için çerçeve yasanın dediğim gibi kategorilere ayrılmadan en geniş çerçeve ve genişlikte olması şarttır diye düşünüyoruz” diye konuştu.