İzmir’den ‘Barış İçin Adım At’ yürüyüşüne çağrı

  • 10:59 15 Mayıs 2026
  • Güncel
İZMİR - DEM Parti öncülüğünde, “Barış için adım at” şiarıyla düzenlenecek yürüyüşe çağrı yapan kadınlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürleşmeden Kürt halkının özgürleşmeyeceğini vurguladı.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı Barış ve Demokratik Toplum çağrısıyla başlayan sürecin ardından 15 ay geçti.  DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile son görüşmesini 27 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirmesinin ardından geçen sürede yeni bir görüşmenin yapılmaması ise sürecin ilerletilmesi önünde ciddi bir tıkanma olarak değerlendiriliyor.
 
DEM Parti öncülüğünde 16 Mayıs’ta İzmir’de yapılacak yürüyüş ve basın açıklaması ise saat 18.30’da Cumhuriyet Meydanı’nda başlayacak. Gerçekleştirilecek “Gavek ji bo aştiyê / Barış için adım at” yürüyüşüne çağrı yapan kadınlar, tecridin kaldırılması, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yasal zeminde ilerletilmesi gerektiğini vurguladı.
 
‘Barışın yolunu Önderlik yürütüyor’
 
DEM Parti Çiğli İlçe Eşbaşkanı Aynur Çelik, barışın muhatabının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olduğunu vurgulayarak, “Önderlikle görüşülmesi gerekiyor. Aynı zamanda hızlı bir şekilde fiziki özgürlüğünün sağlanması gerekiyor. Çünkü barışın yolunu Önderlik yürütüyor. Bu anlamda hem ülkemizde hem dünyada barışın ekmek ve su kadar ihtiyaç olduğu bir dönemde, yasaların işletilmemesi ve sürecin bu kadar geciktirilmesi tüm yaşamı etkilemektedir. Çünkü barış demek yaşam demektir. Bu nedenle bizler de bu talebin karşılık bulabilmesi için Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geliyoruz. Tüm halkımızı bekliyoruz. Barış, ekmek ve su kadar ihtiyaçtır. Hepimiz için önemlidir; acildir, elzemdir” dedi.
 
‘Süreç ancak karşılıklı adımlarla ilerleyebilir’
 
DEM Parti üyesi Suna Kılıç ise bir buçuk yıl önce başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın inisiyatifiyle başladığını söyledi. Suna Kılıç, “ Türkiye’nin en önemli ve en acil sorunlarından birine çözüm bulmak amacıyla başlatılan bu sürece biz ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ dedik. Bu sürecin başlangıç itibarıyla iki muhatabı vardır. Süreç esasen Sayın Abdullah Öcalan’ın inisiyatifiyle başlatıldı. Sayın Abdullah Öcalan’ın gösterdiği doğrultuda; PKK, Kürt halkı ve yurt içi-yurt dışındaki tüm kesimler çeşitli adımlar attı. Ancak sürecin ilerlemesine rağmen herhangi bir yasal düzenleme yapılmadı. Sayın Abdullah Öcalan’ın muhatap olduğu bu masada, taraflardan biri sürecin gerektirdiği adımları atmaya başladı. Hatta PKK’nin feshedileceği ve silahların bırakılacağı yönünde bir irade ortaya konuldu; bu durum sembolik olarak silahların yakılmasıyla da gösterildi” sözlerini kullandı.
 
‘Abdullah Öcalan ile 27 Mart’tan bu yana hiçbir görüşme gerçekleştirilmedi’
 
Devlet tarafından beklenen adımlar adına hiçbir gelişmenin görülmediğini vurgulayan Suna Kılıç, yalnızca Meclis komisyonu kurulduğunu ve bu komisyondan bir rapor çıktığını hatırlattı. Raporda önerilen hiçbir yasal adımın hayata geçirilmediğini ifade eden Suna Kılıç, “Oysa bu sürecin iki tarafı vardır ve süreç ancak karşılıklı adımlarla ilerleyebilir. Adımlar atılmadığı gibi, sürecin ilerlemesi konusunda da ciddi aksaklıklar yaşanmaya başladı. 27 Mart’tan bu yana Sayın Abdullah Öcalan’la ne devlet tarafından ne de İmralı heyeti tarafından herhangi bir görüşme gerçekleştirildi. Bu nedenle halkta ve tüm muhataplarda sürecin akamete uğrayıp uğramadığı yönünde ciddi soru işaretleri oluşmaya başladı. Madem ki bu Türkiye’nin en önemli meselesidir, hiç kimsenin buna ciddiyetsiz yaklaşma hakkı yoktur. Bu nedenle; Sayın Abdullah Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesini, muhataplığının yasal düzenlemelerle güvence altına alınmasını ve sürecin devamı için gerekli adımların hızla atılmasını talep etmek amacıyla, 16 Mayıs saat 18.30’da Cumhuriyet meydanında gerçekleştireceğimiz miting ve yürüyüşe tüm halkımızı davet ediyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Kürt kadınlarının talebi Abdullah Öcalan’ın statüsünün belirlenmesidir’
 
Barış ve Demokratik Toplum sürecin ilerleyebilmesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a statü tanınmasını talep ettiğini dile getiren DEM Parti Aliağa İlçe Eşbaşkanı Aynur Gezici ise, “Sayın Abdullah Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor. 27 Mart’tan bu yana kendisiyle herhangi bir görüşme yapılmıyor ve fiziki koşulları düzeltilmiyor. Kürt kadınlarının ve Kürt halkının talebi; Sayın Abdullah Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi, yasal adımların atılması ve sürecin devam edebilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır. Bu artık elzemdir. Tüm halkları, özelde de tüm kadınları bekliyoruz” dedi.
 
‘Erteleme ve oyalama siyaseti son bulsun’
 
TJA aktivisti Newroz Çelik ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum çağrısının üzerinden 15 ay geçmesine rağmen somut hiçbir adım atılmadığını söyledi. Meclis komisyonunun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Newroz Çelik, “Bu nedenle diyoruz ki; bekleme ve belirsizlik hali sona ersin. Meclis komisyonu üzerine düşen sorumluluğu yerine getirsin. Erteleme ve oyalama siyaseti son bulsun. Barışın bu coğrafyaya gelmesi için İzmir’de gerçekleştireceğimiz ‘Barış İçin Adım At’ yürüyüşüne; tüm halkları, kadınları, gençleri ve demokrasi, eşitlik, özgürlük ile toplumsal adalet talep eden herkesi bekliyoruz” diye belirtti.
 
‘Toplum barış sürecinin ilerlemesini istiyor’
 
Somut adımların atılmaması sebebiyle sürecin “donma” noktasına geldiğini kaydeden TJA aktivisti Nilay Güleser de “27 Mart’tan bu yana da Sayın Abdullah Öcalan’la herhangi bir görüşme yapılmıyor. Komisyon çalışmalarını yürütmüyor ve buna ilişkin somut adımlar da atılmıyor. Anayasal düzenlemeler yapılmadı. Oysa halk bu adımları bekliyor; toplum, barış sürecinin ilerlemesini istiyor. Bu süreç tek taraflı yürüyebilecek bir süreç değildir. Topluma gerçek anlamda yansıyabilmesi için her iki tarafın da somut adımlar atması gerekiyor. Biz kadınlar olarak istiyoruz ki anneler artık ağlamasın, gözyaşları dinsin, barış süreci gerçek anlamda başlasın ve bunun için gerekli somut adımlar atılsın. Toplumumuz en azından barış içinde, kardeşçe yaşayabilsin. Savaşsız ve sömürüsüz bir yaşamın mümkün olmasını istiyoruz. Bu doğrultuda 16 Mayıs Cumartesi günü saat 18.30’da yürüyüş düzenleyeceğiz. Bu yürüyüşe tüm demokratik kitle örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını ve kendisini aydın olarak tanımlayan tüm kesimleri davet ediyoruz. Katkıları çok kıymetli olacaktır” sözlerine yer verdi.
 
‘Önderliğin özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür’
 
DEM Parti Aliağa İlçe Yöneticilerinden Sadiye Tokay, Kürt halkının artık barış istediğini belirterek, “Barış istiyoruz; gelin, birlikte yürüyelim. Önderliğin özgürlüğü,  Kürt halkın özgürlüğüdür. Kürt sorununun çözümü ve zindanlardaki tutsakların özgürlüğü için birlikte yürüyelim. Yaşlısıyla genciyle, kadınlarıyla erkekleriyle; kardeşlerimiz, annelerimiz ve babalarımızla hep birlikte yürüyelim. Önderliğin özgürlüğü ve halkın özgürlüğü için, barış için hep beraber yürüyelim ”dedi.