Çocuk hakları için bölgesel dayanışma çağrısı

  • 09:02 25 Mayıs 2026
  • Çocuk
Pelşin Çetinkaya
 
AMED - “Kentleri Çocuklarla Yeniden Kurma Çalıştayı”nda deprem, çatışma ve güvencesizlik politikalarının çocuklar üzerindeki etkileri tartışılırken, psikolog Ferzin Reyhan İpekyüz Borazan, çocuk hakları için bölgesel dayanışmanın büyütülmesi ve çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan ortak bir mücadele hattının kurulması gerektiğini söyledi.
 
Amed Büyükşehir Belediyesi ile Önce Çocuklar Derneği ortaklığında 17-18 Mayıs tarihlerinde Amed’de düzenlenen “Kentleri Çocuklarla Yeniden Kurma Çalıştayı”nda çocuk hakları, kamusal sorumluluk, yoksulluk, ayrımcılık ve çatışmalı süreçlerin çocuklar üzerindeki etkileri ele alındı. İki gün süren çalıştayda, çocukların yalnızca korunması gereken bireyler değil, kent yaşamının ve karar alma süreçlerinin aktif öznesi olması gerektiği vurgulanırken; güvenli kamusal alanlara erişim, psikososyal destek ve çocukların günlük yaşam ihtiyaçları üzerine değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca çıkan tartışmalar sonucunda ortak mücadele hattı kurulması hedeflendi.
 
Çalıştaya katılan psikolog Ferzin Reyhan İpekyüz Borazan, düzenlenen çalıştayın kapsamına ve yürütülen tartışmalara dair değerlendirmelerde bulunarak, ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda hazırladıkları yol haritasını anlattı.
 
Deprem ve çatışmanın gölgesinde çocuk hakları tartışıldı
 
Colemêrg’den Mêrdîn’e birçok kentten katılımcının yer aldığı çalıştayda, deprem ve çatışma süreçlerinin çocuklar üzerindeki etkilerinin ele alındığını belirten Ferzin Reyhan İpekyüz Borazan, “6 Şubat depremlerinin ardından yaptığımız saha raporlamalarında, çocuklara yönelik psikososyal desteğin oldukça sınırlı olduğu ve çocukların ihtiyaçlarının yeterince görünür olmadığı sonucuna ulaştık. Bu tespitler doğrultusunda çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan ve bölgesel dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan bu çalıştayın planlamasını yaptık. Bugün burada Hakkâri, Van, Muş, Mardin, Şırnak, Ağrı, Batman ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok kentten kurumlar, sivil toplum örgütleri ve çocuk alanında çalışan katılımcılar bir araya geldi. Çalıştayın temel amacı, çocuk hakları konusunda ortak bir dil oluşturmak ve çocuklar için nasıl daha yaşanabilir kentler kurabileceğimizi birlikte tartışmaktır” ifadelerini kullandı.
 
Ferzin Reyhan İpekyüz Borazan, çalıştayda, “Çocukların temel ihtiyaçları nelerdir?”, “Kentleri çocuklarla birlikte nasıl yeniden kurabiliriz?”, “Kurumlar, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri çocuk hakları konusunda nasıl ortak hareket edebilir?”, “Çocukların psikososyal ihtiyaçlarına yönelik hangi uygulamalar geliştirilebilir?” sorularına yanıt aradıklarını aktardı.
 
Çocuklarla birlikte kentleri yeniden düşünmek
 
Ferzin Reyhan İpekyüz Borazan, yaptıkları çalışmalar sonucunda çocukların ihtiyaçlarının göz ardı edildiğini söyleyerek, “Deprem sonrası yaptığımız raporlamalar bize çocukların gündelik yaşam içindeki ihtiyaçlarının çoğu zaman göz ardı edildiğini gösterdi. Örneğin Diyarbakır’da çocukların havuza erişim ihtiyacı ilk bakışta bir ‘lüks’ gibi değerlendirilebiliyor. Oysa yaz sıcaklarının yoğun yaşandığı bir kentte çocukların serinleme ve oyun alanlarına erişimi temel bir ihtiyaçtır. Çocukların Anzele’de suya atlaması yalnızca eğlenmek istemeleriyle açıklanamaz; bu durum aynı zamanda onların fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarının bir göstergesidir. Bu nedenle çocukları dinlemek, onların sesine kulak vermek ve gündelik yaşamı çocukların ihtiyaçlarına göre yeniden düşünmek büyük önem taşıyor” sözlerine yer verdi.
 
Çocuklarla birlikte düşünen kentler için dayanışma çalıştayı
 
Yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum örgütlerini bir araya getiren çalıştayda çocuk hakları ve ihtiyaçlarının çok yönlü biçimde ele alındığını kaydeden Ferzin Reyhan İpekyüz Borazan, “Çalıştayın ilk aşamasında yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum örgütleriyle birlikte çocuk haklarını ve ihtiyaçlarını tartışıyoruz. Sonraki aşamada ise çocukların doğrudan dahil olacağı ayrı bir çalıştay planlanıyor. Çünkü yalnızca çocuklar adına konuşmak değil, çocuklarla birlikte düşünmek ve üretmek gerektiğine inanıyoruz. Program kapsamında, ‘Demokratik kentleri çocuklarla birlikte kurmak’, ‘Gündelik yaşam üzerinden çocuk haklarına bakmak’, ‘Çocukların hak ve özgürlükleri için değişime eşlik etmek’, ‘Türkiye’de çocuk hakları açısından aşınan kamusal sorumluluk’ başlıkları ele alındı. Bu yönüyle çalıştay yalnızca bir toplantı değil; katılımcıların söz aldığı, soru sorduğu, deneyimlerini paylaştığı ve ortak çözüm üretmeye çalıştığı bir dayanışma alanı olarak kurgulandı. Panel oturumlarının ardından gerçekleştirilecek atölye çalışmalarında ise her grup kendi önerilerini ve çözüm yollarını ortaya koyacak” dedi.
 
Çocuk hakları için ortak mücadele
 
Ferzin Reyhan İpekyüz Borazan, düzenlenen çalıştayın yalnızca bir günlük tartışma zemini olmadığını, hedeflerinin ortaya çıkan sonuçları raporlaştırarak uygulanabilir politikalara dönüştürmek olduğunu dile getirdi. Ferzin Reyhan İpekyüz Borazan, “Çalıştayın amacı yalnızca bir gün boyunca konuşup dağılmak değil; ortaya çıkan çıktıları raporlaştırmak, uygulanabilir önerilere dönüştürmek ve uzun vadeli bir ortaklaşma zemini oluşturmaktır. Katılımcıların kendi kurumlarında ve üyesi oldukları sivil toplum örgütlerinde bu çalıştayın sonuçlarını yaygınlaştırmaları ve uygulamaya dönüştürmeleri de hedeflenmektedir. Bu çalıştay bugün Diyarbakır’da gerçekleştiriliyor olsa da hedefimiz yalnızca yerel ölçekte kalmak değil; bölge genelinde çocuk hakları alanında ortak bir yaklaşım geliştirmek ve bu çalışmanın çıktılarının farklı kentlerde uygulanabilir hale gelmesini sağlamaktır. Deprem başlı başına ağır bir travmatik süreçtir. Ancak yalnızca deprem değil; bölgede uzun yıllardır yaşanan çatışma ortamı, savaş politikaları ve güvencesizlik hâli de çocukların ruhsal dünyasında derin etkiler bıraktı. Bu nedenle çalıştay boyunca çocukların psikososyal destek ihtiyaçları da önemli başlıklardan biri olarak ele alınacak. Amacımız; çocukların yalnızca korunması gereken bireyler olarak değil, kent yaşamının öznesi olarak görülmesini sağlamak ve onların ihtiyaçlarını merkeze alan dayanışmacı bir gelecek inşa etmektir” şeklinde konuştu.